Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yine Orhan Pamuk


ESKİŞEHİR'e uçuyoruz. Doğan Medya Grubu'nun "Anadolu'daki Avrupa" toplantılarından 14'üncüsünü yapacağız. Uçağımızda Adalet Bakanı Cemil Çiçek de var ve tabii Orhan Pamuk davasını konuşuyoruz.
Mahkeme, eski Ceza Kanunu'na göre, sanığın lehinde olduğunu düşünerek, "Yargılamaya izin veriyor musunuz?" diye Adalet Bakanlığı'na yazı yazmıştı. Çiçek bu konuda diyor ki:
- Daha önce 8 Haziran tarihinde yazdığımız yazıda, yeni Ceza Kanunu'na göre Adalet Bakanlığı'nın yetkisi yoktur diye cevap vermiştik. Şimdi arkadaşlarımız dosyayı inceliyor.
Kanaatiniz nedir?
- Dün üç hukuk profesörüyle konuştum. Onlar da yeni kanunun yürürlükte olduğunu, bakanlığın bir yetkisinin bulunmadığını söylediler. Çünkü usul kanunları yayımlandığı anda yürürlüğe girer. Maddi ceza hukukundaki gibi 'sanığın lehine, aleyhine' meselesi usul hukukunda olmaz.
Öyleyse mahkemeye 'kararını kendin ver' diye cevap yazacaksınız?
- Profesörlerin ve tatbikattan gelen hukukçuların bulunduğu bir komisyon kurduk, dosyayı inceliyorlar. Yeni bir şey var mı? Başka bir usuli eksiklik var mı? Ona göre bir karar verilecek.
Ne zaman:
- Hafta sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz.

Altı aydan beri?..
Belli ki cevap, "Yeni kanuna göre Adalet Bakanlığı'nın izni gerekmez" şeklinde olacak.
Yani altı ay önce, 8 Haziran'da yazılan yazının aynısı!
Geçen altı ay içinde mahkeme sorabilirdi, bakanlık tekrar yazar ve bu kadar tantana yaşanmayabilirdi.
Cemil Çiçek, daha önce iki başsavcının Orhan Pamuk'un mahut sözlerini "eleştiri sınırları içinde" görerek takipsizlik kararı verdiğini hatırlatıyor.
Başka bir savcı buna rağmen dava açabilir mi? Açabilir, açtı zaten. Çiçek diyor ki:
- Hukukla matematik farklıdır. Aynı kanun metni değişik yorumlanabilir. Bu sebeple, uygulama birliği sağlamak için Yargıtay vardır. Yargıtay, içtihatlar yoluyla kanunu yorumlar. Adli sürecin işlemesine herkes saygı göstermeli. Bu telaş, bu sansasyon yanlış. Yargıya saygı, sabır gerektirir..
Çiçek bazı AB sözcülerini de eleştiriyor:
- Hem yargının bağımsız olmasını istiyorlar, Adalet Bakanlığı'nın mevcut yetkilerini yargı bağımsızlığına aykırı buluyorlar hem de bakanlığımız yetkili olmadığı halde sırf bu davada Orhan Pamuk lehine müdahale etmemizi istiyorlar.
Çiçek'in bu eleştirisi haklıdır. Adalet Bakanı'nın Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda üye olması, sekreterya işlerini bakanlığın yürütmesi yargı bağımsızlığına aykırı değildir.

'Liberal tarafsızlık'
Türkiye'de liberal felsefedeki anlamda "yargının tarafsızlığı" sorunu vardır; birçok önemli davada yargı siyasi taraf gibi hareket etmiş, hatta eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, "Yargıtay hukuku çiğnedi" diye kitap da yazmıştır. Sorun Adalet Bakanlığı'nın yetkileri değildir.
Orhan Pamuk konusunda hem suç görülmeyerek iki tane takipsizlik kararının verilmiş olması, hem suç görülerek bir dava açılmış olması, "yorum"un ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Pamuk'un sözleri yanlıştır, reklam uğruna milyonlarca insanı rencide etmiştir ama bunun yaptırımı sadece eleştiridir; ceza değil.
Avrupa'ya da birkaç söz: Belçika'daki Fehriye Erdal, Hollanda'daki Nuriye Kesbir gibi teröristlerin yargılanıp yargılanmaması konusunda ne diyorsunuz?!
DÜZELTME: Dünkü yazımda 19 Fransız tarihçisi için "yasakların kalkmasını istiyorlar" dizgi hatasıyla "kalmasını istiyorlar" şeklinde çıkmıştır. Düzeltir, özür dilerim.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine Orhan Pamuk
ESKİŞEHİR'e uçuyoruz. Doğan Medya Grubu'nun "...
Çetin ALTAN
80'lik birkaç çocuk...
Öz yaşamı ayrı bir derya deniz olan Fikret Ot...
Melih AŞIK
Hegel gözüyle...
İnsan insanı tartıya vurur... Bazen bir kapıc...
Fikret BİLA
Çiçek: Her gün kravat değiştirir gibi yasa değişmez
Doğan Yayın Holding'in yıl boyu çeşitli kentl...
Hasan CEMAL
İstikrar ve AKP!
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği, kısa ad...
Güneri CIVAOĞLU
Efe İzmir
Başbakan Erdoğan'ın bazı konuşmalarından sonr...
Abbas GÜÇLÜ
Kemal'ler gitti, ama sorun hâlâ bitmedi
Kemal Gürüz ve Kemal Alemdaroğlu, AKP iktidar...
Hurşit GÜNEŞ
Tepki Cephesi
Önceki hafta dostum ve gazetemiz yazarı Osman...
Nail GÜRELİ
Erdoğan taşıyamıyor
Tayyip Erdoğan'ın artık Türkiye'yi taşıyamaya...
Sami KOHEN
ABD'nin yeni Türkiye gündemi!
ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'u...
Hasan PULUR
Düşünce, palavra Haçlı kafası ve bir âlim adam...
"DÜŞÜNCE özgürlüğü" lafını ağzımıza sakız yap...
Meral TAMER
Van'daki olay, içki yasağından daha önemli
Görüyorsunuz, bir hafta bile dayanamadım! Van...
Ece TEMELKURAN
İzmir 'gâvurdur'! 'Gâvur' kalacak!
Başbakan İzmir'e gitti. Duymayan vardır, tekr...
Osman ULAGAY
Ekonomide 'ilişki' mi önemli, üretim mi?
Son zamanlarda Türkiye ekonomisiyle ilgili de...
Güngör URAS
Hyundai denize yakın arsa peşinde
Hyundai, otomobil fabrikası kurmak için arsa ...
Serpil YILMAZ
Patronlar ile Sezer'in dil birliği
Patronların Ankara çıkartmasında, hükümete ya...
M. Ali BİRAND
Milli Piyango haram mı?
Vakit Gazetesinin önceki günkü manşeti çok il...

© 2005 Milliyet