|
Efe İzmir
Başbakan Erdoğan'ın bazı konuşmalarından sonra, basın danışmanının yayımladığı "Sayın Başbakan'ın sözleri, amacını aşan yorumlara konu olmuştur.
Aslında öyle değil, şöyle demek istemiştir" diye "açıklama" bildirilerini beklemek gerekiyor.
"İzmir ve İzmirliler" için son konuşması da aynı süreçten geçti.
Erdoğan, "gâvur İzmir" değil, "solun kalesi İzmir" demek istemiş!..
......................
Uzun uzun, bilinenleri tekrarlamak istemem.
Ama... Birkaç satırla gerçekleri -çok kısa- vurgulamakta fayda var.
İzmir, Osmanlı döneminin Batı'ya açılan kapısıydı. Ekonominin, ticaretin ve kültürün küresel girdileri İzmir'de harmanlanırdı.
İzmir merkezli Ege insanı, toplumun aydın ve modern kesimini oluştururdu.
Irklar, kültürler, etnisiteler, tüm çeşitleriyle İzmir'in kozmopolit yapısının renkleriydi.
"Gâvur" söylemi, sosyal basamak anlamındaydı.
Ayrıca...
Eğer kafalarda hâlâ soru işaretleri varsa, "Kurtuluş Savaşı'nın kahraman Ege efelerini" ve işgal kuvvetlerine karşı ülkede ilk kurşunu İzmir'de sıkan "şehit gazeteci Hasan Tahsin'i" anımsasınlar.
İzmir'i ve İzmirlileri savunmak, ona dil uzatanların ciddiye alınması olur.
Geçiniz...
Başbakan Erdoğan adına basın bürosunun yaptığı açıklama, bu bağlamda gene de olumludur.
......................
Ancak... Başbakanlık Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamadaki "Başbakanımız 'solun kalesi İzmir' yakıştırmasını dile getirmiştir" sözcükleri -öyle olsa ya da olmasa- AKP'nin bilinçaltını yansıtıyor kanısındayız.
AKP, İzmir'i elde edememenin hazımsızlığı içindedir.
Bu "simge kent" CHP'ye oy verdi. İzmir'in Ege'deki etki alanı, AKP'den uzak duruyor.
Düşecek gibi görünmüyor.
AKP kurmayları da İzmir'in siyaseten fethine odaklanmış durumda.
Sadece İzmir değil.
Ege'deki Bodrum da bir simge ve CHP'ye oy vermişti. AKP'nin hedefi...
Türkiye'nin seçkinlerinin ikinci adresi, entelektüel kökleri derinlerde olan Bodrum da AKP'ye direniyor.
Ankara'nın CHP'li belediyesi Çankaya da öyle...
Ankara'nın bu dumanlı başı AKP'ye eğilmedi.
İstanbul'a geçelim...
CHP'li belediyeler Kadıköy, Beşiktaş, Şişli de AKP'ye "dışlanmışlık" sendromu yaşatıyor.
İstanbul'un başka ilçelerinde de AKP seçim yitirdi ama Kadıköy, Beşiktaş, Şişli İstanbul'un "sosyal" vitrini...
AKP'nin buraları da kazanma olasılığı -neredeyse- yok.
Yani...
İzmir kompleksi aslında Bodrum, Çankaya, Kadıköy, Beşiktaş, Şişli sendromlarından ayrı düşünülemez.
Siyaset psikolojisi için teşhis, böyle bir ortak payda üzerinde konulmalıdır.
Gelecek seçimlerde de aynı yerlerde AKP'nin seçim alabilmesi çok küçük bir olasılık bile değil. Olursa sürprizdir.
AKP, bu saydığım yerlerde oylara damardan girebilecek yerel güçlü/köklü laik adayların peşinde.
Bugüne kadar hiçbirine henüz "evet" dedirtebilmiş değil.
Kimse beyaz bayrağa el uzatmıyor.
.......................
Not:
Bir "yanlış anlaşılma açıklaması" da bizden...
Geçen pazar Kanal D'de yayımlanan Şeffaf Oda'da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şeyh Said'den bahsederken Said Nursi'nin görüntüsü kısa bir süre -yanlışlıkla- ekrana geldi.
Yayın bandını, programın çekiminden sonra çıktığım yurtdışı gezi dönüşünde izleyebildim. Yanlışlığı fark ettim. Üzüldüm.
Ama artık yapacak bir şey yoktu.
Açıklamakta fayda görüyorum ki, genç ve iyi niyetli ekibin sabaha kadar süren montaj çalışmaları sırasında hiç istenmeden böylesine duyarlı konuda birkaç saniyelik görüntü hatası oluşmuş.
Oysa... Said Nursi'nin görüşlerini paylaşmasam da, onun, bu isyanın değil arkasında olmak, tam tersine "dahile kılıç çekilmez, harice kılıç çekilir" söyleminin sahibi olarak, bu ve benzeri söylemlerle isyanı önlemeye çalıştığını belirtmek isterim.
İstenmeyen bir iş kazası işte...
Sonuçta... Programın altında imzası olan ben sorumluyum... Düzeltiyor ve Şeffaf Oda adına özür diliyorum.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|