Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kemal'ler gitti, ama sorun hâlâ bitmedi


Kemal Gürüz ve Kemal Alemdaroğlu, AKP iktidarının en rahatsız olduğu isimlerin başında geliyordu. Türbandan imam hatiplere, katsayı krizinden üniversitelerle hükümet arasındaki gerginliğe kadar her şeyin nedeni olarak onlar görülüyordu.
Hatta bu konuda, "Kemal'ler Gider, Sorun Biter" diye slogan bile üretilmişti. Birinci Kemal, yani Gürüz, görev süresi dolduğu için koltuğuna veda etti. İkinci Kemal Alemdaroğlu, ise İstanbul Üniversitesi mağdurlarının YÖK'te çoğunluğu ele geçirmesinden sonra yarattıkları baskı sonucu Çankaya tarafından görevden alındı.
Ama görüldü ki Kemal'ler gitse de, AKP açısından sorunlar çözülmedi. Tam aksine, iktidar ile YÖK ve üniversiteler arasındaki gerginlik daha da farklı boyutlara taşındı. İmam hatiplilerin üniversiteye girişleri ve türban konularında bir arpa boyu bile yol kat edilemediği gibi, işler daha karışık bir hale geldi.
Oysa önceki YÖK ve İstanbul Üniversitesi yönetimi ile şimdikilerin neredeyse hiçbir ortak noktaları yok. O halde sorun nerede? İktidarda mı? Yasalarda mı? Yoksa isteklerde mi?..
Gürüz ve Alemdaroğlu, akademik camiada, sivil diktatörlüğün simgeleri olarak anıldılar. Kişisel olarak her ne kadar çok mütevazı kişiliğe sahip olsalar da, koltuklarında otururken, astıkları astık, kestikleri kestik bir izlenim bıraktılar. Bu yüzden sadece iktidarların değil, akademik çevrelerin de eleştiri oklarının hedefindeydiler. Ama şimdi aranıyorlar. Hayret ki, hayret!..
Gürüz ve Alemdaroğlu, bu gece Kanal D'de Genç Bakış'ta konuğumuz olacak. Kendi dönemleriyle bugünkünü kıyaslamakla kalmayıp, geleceğe yönelik görüşlerini de ortaya koyacaklar. Yeni YÖK yasa tasarılarıyla ilgili tartışmalara, İstanbul Üniversitesi'nde olup bitenlere, türban ve meslek liselerinin üniversiteye girişlerinde yaşanan tıkanıklığa, dışarıdan bir göz olarak bakacaklar. Dün kendileri eleştiriliyordu. Bugün onlar eleştirecekler.
Gürüz ve Alemdaroğlu, ilk kez bir canlı yayında öğrenci karşısına çıkacaklar. Aslında sadece öğrenci karşısına değil, Türkiye'nin karşısına çıkacaklar. Malatya İnönü Üniversitesi'nde gerçekleştireceğimiz canlı yayına sizler de telefonla katılabilecek ya da internet üzerinden Gürüz ve Alemdaroğlu'na sorular yöneltebileceksiniz.
Heyecanlı bir program olacak. Eminim ki onların olduğu kadar sizlerin de söyleyecek çok sözünüz var...

Burslu öğrenciler
Yurtdışına YÖK ve MEB bursuyla gönderilen binlerce öğrenci var. Şu anda pek çoğu mağdur durumda. Batık bankalara, hortumcu işadamlarına, müflis yatırımcılara uygulanmayan ticari yaptırımlar, onlara dayatılıyor.
Doktora sürelerinin 6 yıldan 5 yıla indirildiği yetmiyor gibi, faize de faiz uygulanarak altından kalkamayacakları faturaları ödemeye zorlanıyorlar. 60 milyar liralık borçları, 210 milyar liraya yükselmiş. Bu yüzden kimi Türkiye'ye dönemiyor kimi de 50 yıl çalışsam bu borcu ödeyemem şaşkınlığı içerisinde.
Hükümetin bu mağduriyeti gidermek için TBMM Genel Kurulu'na kadar getirdiği yasa ise bir türlü Meclis'ten geçmiyor. Bilim insanlarına bu kadar eziyet çektiren bir başka ülke bulmak gerçekten çok zor.
Bursiyerlerin hemen hemen hepsi, dar gelirli aile çocukları. Yani AKP iktidarının sorunlarını çözmek için söz verdiği kesimin, pırıl pırıl gelecek vaat eden evlatları. Ama şimdi perişan durumdalar.
Özetin özeti: Gençlere eziyetten artık vazgeçelim. Bu hükümette gençleri seven, onları önemseyen hiç mi kimse yok?..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine Orhan Pamuk
ESKİŞEHİR'e uçuyoruz. Doğan Medya Grubu'nun "...
Çetin ALTAN
80'lik birkaç çocuk...
Öz yaşamı ayrı bir derya deniz olan Fikret Ot...
Melih AŞIK
Hegel gözüyle...
İnsan insanı tartıya vurur... Bazen bir kapıc...
Fikret BİLA
Çiçek: Her gün kravat değiştirir gibi yasa değişmez
Doğan Yayın Holding'in yıl boyu çeşitli kentl...
Hasan CEMAL
İstikrar ve AKP!
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği, kısa ad...
Güneri CIVAOĞLU
Efe İzmir
Başbakan Erdoğan'ın bazı konuşmalarından sonr...
Abbas GÜÇLÜ
Kemal'ler gitti, ama sorun hâlâ bitmedi
Kemal Gürüz ve Kemal Alemdaroğlu, AKP iktidar...
Hurşit GÜNEŞ
Tepki Cephesi
Önceki hafta dostum ve gazetemiz yazarı Osman...
Nail GÜRELİ
Erdoğan taşıyamıyor
Tayyip Erdoğan'ın artık Türkiye'yi taşıyamaya...
Sami KOHEN
ABD'nin yeni Türkiye gündemi!
ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'u...
Hasan PULUR
Düşünce, palavra Haçlı kafası ve bir âlim adam...
"DÜŞÜNCE özgürlüğü" lafını ağzımıza sakız yap...
Meral TAMER
Van'daki olay, içki yasağından daha önemli
Görüyorsunuz, bir hafta bile dayanamadım! Van...
Ece TEMELKURAN
İzmir 'gâvurdur'! 'Gâvur' kalacak!
Başbakan İzmir'e gitti. Duymayan vardır, tekr...
Osman ULAGAY
Ekonomide 'ilişki' mi önemli, üretim mi?
Son zamanlarda Türkiye ekonomisiyle ilgili de...
Güngör URAS
Hyundai denize yakın arsa peşinde
Hyundai, otomobil fabrikası kurmak için arsa ...
Serpil YILMAZ
Patronlar ile Sezer'in dil birliği
Patronların Ankara çıkartmasında, hükümete ya...
M. Ali BİRAND
Milli Piyango haram mı?
Vakit Gazetesinin önceki günkü manşeti çok il...

© 2005 Milliyet