Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ABD'nin yeni Türkiye gündemi!


ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'un Washington'dan ayrılmadan önce düzenlenen yemin töreninde Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Türk-ABD ilişkilerini "son derece önemli stratejik ortaklık" olarak nitelendirmişti.
Bu tanımlama 1 Mart tezkeresinden dolayı ikili ilişkilerde yaşanan krizden sonra şimdi Bush yönetiminin Türkiye'ye yeniden verdiği değeri gösteriyor. Deneyimli bir diplomat olan Büyükelçi Wilson işte böyle bir yeni anlayışla görevine başlamış bulunuyor.
Büyükelçinin önceki gün Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK)'nin İstanbul'da düzenlediği yemekli toplantıda belirttiği gibi, 21. yüzyılın sorunları, Türk-ABD ilişkilerini "modernleştirmek" ihtiyacını doğuruyor. Gene onun deyişiyle, "İlişkilerin iyi olması yetmez, bunların verimli olması gerekir".
* * *
BU nasıl olacak? Her şeyden önce ilişkileri olumsuz etkileyen sorunları birlikte halletmeye çalışmakla...
Son kriz döneminde görüldü ki, Irak'la ilgili sorunlar (Irak'ın işgali, Kuzey Irak'taki Kürt oluşumu ve PKK'nın oradaki varlığı) Türk-ABD ilişkilerini hem resmi, hem de kamuoyu düzeyinde zedelemiştir. Diğer bölgesel konularda -örneğin Suriye ve İran gibi- farklı tavırlar da, Ankara ile Washington arasındaki açığı derinleştirmiştir.
Bu bakımdan Washington'da şimdi hâkim olan ve Büyükelçi Wilson'un da Türkiye'ye taşıdığı anlaşılan yaklaşım, ilişkilerin "modernleştirilmesi" (yani 21. yüzyılın şartlarına uygun şekilde rayına oturtulması) için bir dizi öncelikler öngörüyor.
Bunları şöyle özetleyebiliriz: 1) Karşılıklı üst düzey ziyaret ve temasların sıklaştırılması. 2) Irak'ın siyasi geleceği ve bu arada Kuzey Irak'taki durum ve PKK'nın oradaki varlığı konusunda işbirliğinin sağlanması. 3) Suriye ve İran sorunları üzerinde sürekli görüş alışverişinin yapılması. 4) Türkiye'nin AB üyeliğine desteğin sürdürülmesi. 5) Kıbrıs'ta çözüm çabalarının desteklenmesi. 6) Türkiye'de siyasal ve ekonomik reformların gerçekleşmesine yardımcı olunması...
Türk-Amerikan ilişkilerinin "modernleştirilmesi" ile ilgili "ABD'nin yeni ajandası" işte bu...
* * *
GEREK Washington'da, gerekse Ankara'da, son zamanlarda yapılan bazı "ince ayarlar"dan sonra, yukarıda sıraladığımız meselelerin çoğu üzerinde, en azından ilkesel bir görüş yakınlığı sağlanmış görünüyor. Ama ayrıntılara inildiğinde, hâlâ iki tarafın pozisyonlarındaki farklılıklar da kendini belli ediyor.
  • Irak'ın siyasi geleceği konusunda Washington ile Ankara (özellikle toprak bütünlüğü gibi temel prensiplerde) benzer görüşlere sahip. Ancak Kuzey Irak'taki durum Türkiye'yi hâlâ kaygılandırıyor. Gerçi Ankara'nın Kürt bölgesine bazı açılımları oldu. Ama buradaki durumun nasıl gelişeceği belirsiz. Bu da, Türk-ABD ilişkilerini her zaman gölgeleyebilecek bir pürüz olarak duruyor.
  • PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığı konusunda da Ankara ile Washington'un görüşleri ve beklentileri farklı. ABD bu sorunun askeri yoldan çözümlenemeyeceği kanısında. Ancak terör tehdidinin ortadan kaldırılması için bir dizi siyasal, güvenlik, mali tedbir alınmasından yana. Bu konuda şimdi Türk ve Amerikan yetkilileri arasında yapıcı bir diyalog kurulmuş bulunuyor.
  • Suriye ve İran konusunda son gelişmeler karşısında daha yakın bir anlayış var. En azından Türk ve Amerikan yetkililer, aynı amaç ve kaygıları paylaşıyor. Türk diplomasisinin bu ülkeler nezdindeki bazı girişimleri Washington'da iyi karşılanıyor.
  • ÖZETLE, Türk-ABD ilişkilerinin şimdi daha gerçekçi ve pragmatik bir zemine oturtulması gündemde. Eğer iki ülke arasında gerçekten "stratejik ortaklık" anlayışı hâkim olacaksa, şimdiye kadar ilişkilerde pürüz olarak ortaya çıkan sorunlar yeni işbirliği alanlarına dönüştürebilir...

  • skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Yine Orhan Pamuk
    ESKİŞEHİR'e uçuyoruz. Doğan Medya Grubu'nun "...
    Çetin ALTAN
    80'lik birkaç çocuk...
    Öz yaşamı ayrı bir derya deniz olan Fikret Ot...
    Melih AŞIK
    Hegel gözüyle...
    İnsan insanı tartıya vurur... Bazen bir kapıc...
    Fikret BİLA
    Çiçek: Her gün kravat değiştirir gibi yasa değişmez
    Doğan Yayın Holding'in yıl boyu çeşitli kentl...
    Hasan CEMAL
    İstikrar ve AKP!
    Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği, kısa ad...
    Güneri CIVAOĞLU
    Efe İzmir
    Başbakan Erdoğan'ın bazı konuşmalarından sonr...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kemal'ler gitti, ama sorun hâlâ bitmedi
    Kemal Gürüz ve Kemal Alemdaroğlu, AKP iktidar...
    Hurşit GÜNEŞ
    Tepki Cephesi
    Önceki hafta dostum ve gazetemiz yazarı Osman...
    Nail GÜRELİ
    Erdoğan taşıyamıyor
    Tayyip Erdoğan'ın artık Türkiye'yi taşıyamaya...
    Sami KOHEN
    ABD'nin yeni Türkiye gündemi!
    ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'u...
    Hasan PULUR
    Düşünce, palavra Haçlı kafası ve bir âlim adam...
    "DÜŞÜNCE özgürlüğü" lafını ağzımıza sakız yap...
    Meral TAMER
    Van'daki olay, içki yasağından daha önemli
    Görüyorsunuz, bir hafta bile dayanamadım! Van...
    Ece TEMELKURAN
    İzmir 'gâvurdur'! 'Gâvur' kalacak!
    Başbakan İzmir'e gitti. Duymayan vardır, tekr...
    Osman ULAGAY
    Ekonomide 'ilişki' mi önemli, üretim mi?
    Son zamanlarda Türkiye ekonomisiyle ilgili de...
    Güngör URAS
    Hyundai denize yakın arsa peşinde
    Hyundai, otomobil fabrikası kurmak için arsa ...
    Serpil YILMAZ
    Patronlar ile Sezer'in dil birliği
    Patronların Ankara çıkartmasında, hükümete ya...
    M. Ali BİRAND
    Milli Piyango haram mı?
    Vakit Gazetesinin önceki günkü manşeti çok il...

    © 2005 Milliyet