Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kral hep giyinik!

Türkiye Ligi'nde (iki sözcük arasında bir de Süper var) kalite düşüklüğünün olduğu, özellikle son 2 yıldır hemen her kesimin dile getirdiği bir gerçek. Ulusal Takım düzeyinde elde edilen ve bize göre şansın da büyük pay sahibi olduğu dünya üçüncülüğü, kulüpler düzeyinde sadece Galatasaray ile belirli bir dönem yakalanan başarı istikrarından sonra tam anlamıyla bir dibe çöküş olduğu aşikar. Örneğin 3 yıldır dominant başkan Aziz Yıldırım önderliğinde bu ligi domine eden Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde üst tura çıkıp çıkmadığıyla değil, kaç puan toplayabildiğiyle başarı terazisine konuluyor. En iyimserler, iflah olmaz pembe gözlük sahipleri "tecrübe, deneyim" klişelerine müracaat ediyor.
Türkiye Ulusal Takımı, tarihinde yakalayabileceği ender uygun koşullarda, eleme maçlarında İngiltere'yi yakalamışken ne olduğu belirsiz bir oyun sistemiyle oynuyor (hatırlayın kurtarıcı diye Sergen çağrılmıştı o kadroya) ve yenemiyor, ardından Letonya'ya yeniliyor; ama o kadronun teknik patronu Şenol Güneş, bir dönem daha "sorgulanmadan" görevine devam edebiliyor. Sonrasında Ersun Yanal göreve getirilip hiçbir inandırıcı, ikna edici açıklama kaygısı duyulmadan apar-topar görevinden alınıp, "İmparatorluk" sistemine ve İmparatora başvuruluyor.

Unutmak mı lazım?
Bu ülkede, Mustafa Denizli'ye, Rıdvan Dilmen'e, Rasim Kara'ya bir türlü nasip olmayan büyük kredinin sahibi Fatih Terim, düpedüz başarısız olmuşken (hem saha içi, hem saha dışında) hikmetinden sual olunamadığı için görevine devam ediyor, bu arada Kadıköy'deki olaylardan çıka çıka Mehmet Özdilek faciası çıkarılıyor. Asıl adamlar, başrol oyuncuları her zaman olduğu gibi elleri tertemiz olarak, bu badireyi de atlatıyor.
Unutmamız bekleniyor... Ve daha bir dolu unutmamız gereken şeyi unutmamız, bir sabah uyanınca bu topraklarda başka pek çok şey gibi futbolun da tertemiz olduğunu düşünmemiz bekleniyor.
Daha geçen hafta İmparator, yeni döneme ilişkin bomba gibi(!) projelerden bahsetti. Hemen her yeni gelen hocanın üç aşağı beş yukarı söyleyebileceği, altyapı, genç yetenekler, yeni tesisler vb laflar, "O" söyleyince büyük, akıl edilememiş projeler oldu. Zaten "Şeyh uçmaz aslında, müritleri O'nu uçurur".

Samsun'a da vapur!
Bu bomba projenin haberini veren ve her hafta TV'de de izlediğimiz, "gerekirse sansür olur" düşünceli bir yazarımız iyice kendinden geçerek, düşünülen futbol okulunun pilot uygulamasının Kastamonu'da yapılacak olmasını, manidar bulmuş kendince. Niye mi? Bilin bakalım!
Çünkü Kastamonu Şapka İnkılabının yapıldığı yermiş. O da inkılap, bu da inkılap(!) Yani alın size aynı ilde 2 devrim birden. O halde birkaç tüyo da bizden olsun bu mistik şölene:
Bilin bakalım Terim, Galatasaray'dan önce hangi takımları çalıştırdı? Yanıt Göztepe ve Ankaragücü. Yani Yunanlıların "denize döküldüğü" İzmir'de ve TBMM'nin açıldığı Ankara'da. Bu kadar büyük bir tesadüf olmaz yani. Önerimiz, Terim vapurla Samsun'a gidip bir futbol okulu da orada açsın. Maksat çığır açmak değil mi?
Sakın saçma bulmayın, bu öneriyi. "Ben sadece işçiyim, işimi yapıyorum" diyen mütevazı insanlar kovulmaktan beter edilirken, morali biraz bozulmasın hemen sinirlenen ve gazeteci azarlayan "İmparatorların", "babaların" el üstünde tutulduğu bu diyarlarda, bu pilav daha çok su kaldırır.

Banliyö sakinleri suçlu değildir. Aksi takdirde, Fransa Milli Takımı'nın hepsi suçlu olurdu.
Nicolas Anelka


Haberiniz var mı?

2004-2005 sezonunda 6 takım teknik adamını değiştirmedi, 12 takımda ise genellikle başarısızlık nedeniyle teknik adam değişikliğine gidildi. En fazla teknik direktör değiştiren ekip olan Ankaragücü, Reha Kapsal ile sezona başladı, ancak ilk yarıyı Sakıp Özberk ile tamamladı. İkinci yarının henüz başlarında Sakıp Özberk, daha sonra 2 ay da Yılmaz Vural'a takımı emanet eden Ankara ekibi, sezonu antrenör Adnan Şentürk ile tamamladı. Geçen sezon 2 takımda birden görev yapan teknik direktörler Sakıp Özberk, Oğuz Çetin, Ziya Doğan, Rıza Çalımbay ve Erdoğan Arıca olarak dikkat çekti.


Foto-jenerik
2004 Avrupa Şampiyonu unvanını alan Yunanistan, birçok isim tarafından Euro2004'ün favorisi kabul edilen Çek Cumhuriyeti'ni de 1-0 mağlup ederek, şampiyona dışına itmişti. Bir yanda takımlarına çok güvenen Çeklerin hüznü, diğer yanda finale çıkan Yunanlıların sevinci...



2 yıl bitti, 3'ten gün alıyor!
Avrupa'dan elenmiş, ligden kopmuş bir Beşiktaş'ı kaleme almak ne zor... Sahi, kaç yıl oldu, şöyle ağız tadı ile bir Beşiktaş yazmayalı... Ve siz sevgili Beşiktaşlılar... Kaç yıl oldu ağız tadı ile bir Beşiktaş izlemeyeli. Kaç yıl...
(Korkut Göze - Hürriyet)

O da gözlerinden öpüyormuş!
Satırlarıma son verir, ellerinden öperim Sevgili Öcal Abim.
(Turgay Renklikurt - Akşam)

Ne kadar dürüstsün!
Bizim gol pozisyonumuz yoktu. Benim bir şutum vardı, o da her zaman olmaz, yılda bir kere olur. O da gol oldu. Konya çok kaçırdı, bizden çok üstündüler. Biz de elimizden geleni yaptık.
(Vestel Manisaspor futbolcusu Zafer)

Piknik mi yaptık abi?
Sen Volkan, sen Hasan Kabze, çok güzel bir gol atmana rağmen sen Altan, dün akşam futbol mu oynadınız?
(Turgay Şeren - Akşam)

Pardon yani!
Sinan Engin: Operasyon yapıldıysa, anlatılsın. Selim Abi, sen güçlüysen sana hakem de yardım eder. Güçsüzsen etmez. BU dünyanın kanunu bu.
Selim Soydan: Doğru.
Levent Tüzemen: Nasıl güç, pardon yani!
(Ve Gool, TV8)

Ne sonuca vardın?
Kanarya, Süper Lig'de ne kadar başarılı görünüyorsa -şu tabloda- 'Avrupa'da neden yok?' diye kendi kendime sorar oldum.
(Ziya Şengül - Star)

Elbet bir gün...
Bugün Beşiktaşlı, bayrağını sandıklardan çıkarıp sallamak isterdi. Bugün havaalanında kafileyi en az 5 bin taraftar karşılamak istedi. Bunları özledik biliyor musunuz? Peki bu özlem nasıl sona erecek? İşte merakla o anı bekliyoruz.
(Adnan Menderes Aybaba - Star)

Yıldırım, o yüzden göndermiyormuş!
İyi ki varsın Daum! Sen olmasan kimi eleştireceklerdi? Yoksa oklar futbolcular ve yöneticilere yönelecekti; onlara kalkan oldun. Bu kadar ok yiyorsun, hâlâ ayaktasın!
(Ömer Güvenç - Akşam)

yakantop@gmail.com




SPOR
Daum kapıyı kapadı!
Çek Aslan çek!
Diego Armando Problema
Müthiş operasyon
Gallardo-Ortega takası
Trabzonspor'da harekât başladı
Hamza zirvede
All-Star Memo!
Asrın motorcusu !
Kelebek etkisi
İşte Türkcan ailesi
Efes dışarıdan vurdu: 85-57
Devlere dev görev
Güneş parlıyor: 3-2
Haber turu...
Cav cav cav...
Ne ekersen onu biçersin
Beton Mustafa
Yeni yıl şerefine
Kral hep giyinik!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Bilgin GÖKBERK
Cav cav cav...
Her evde var onlardan... Onları öyle iyi tanı...
Halil ÖZER
Ne ekersen onu biçersin
Galatasaray'da bugüne kadar futbolculara ilk ...
Erdoğan ŞENAY
Beton Mustafa
MUSTAFA ERTAN üstadı da yitirdik geçmiş günle...
Gökhan TÜRE
Yeni yıl şerefine
Deplasmandaki üç maçını da kazanıp, kendi sah...
Nilay YILMAZ
Kral hep giyinik!
Türkiye Ligi'nde (iki sözcük arasında bir de ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet