Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kubilay onuruna...


Yedek Teğmen Kubilay, 75 yıl önce bugün gözü kanlı yobazlar tarafından katledilmişti.
Laik Cumhuriyet tarihinin bu karanlık yıldönümünde Kubilay'ın şahsında yaşananları bir kez daha anımsayalım... Ve...
Belleklerimizdeki acı izleri hiç silinmesin ki, Kubilay'ın katlinin 100. yıldönümünde Türkiye, ışıltılı olabilsin.
Kubilay'ın tertemiz ve asil kanı, boşuna akmış olmasın.
Öte yandan...
Birkaç bin kişiyi peşine takan 5-10 yobazın bu rezilliği, Kubilay olayının yıldönümü, din istismarının çok uzağında inanç dünyalarında huzur bulan tertemiz mütedeyyin insanlarımızı kıracak söylemlere de konu edilmemeli.
....................
Yıllar önce bu olayı şöyle anlatmıştım.
....................
Halifeliğin kaldırılmasına irtica çevreleri sessiz ve derinden tepki geliştiriyorlardı................
.................. Elimizdeki bilgilere göre Menemen Olayı şöyle gelişmiştir:
Manisa'ya gönderilen Laz İbrahim, Nakşiliği yaymakla görevlendirilmiştir.
Teğmen Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet de, Laz İbrahim'in müritlerindendir.
Onun toplantılarından birinde mehdiliğini ilan etmiştir.
Aynı ortamdan Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet, Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan ve Ramazan'la birlikte Menemen köylerini dolaşarak "dinin elden gittiği" yolunda propaganda yapmışlardır.
"770 bin kişilik bir ordunun İstanbul'u kuşattığını" söylemektedirler.
Nihayet, 23 Aralık'ta topladıkları köylülerle birlikte Menemen'e girerler. Sabah namazından sonra, Derviş Mehmet halka bir konuşma yapar:
"Ankara hükümetini düşürüp, ikinci Abdülhamit'in oğlu Selim'i halifeliğe getireceğini" bildirir. Üzerinde İnnafetahna - leke (Kuran'da Fetih Suresi'nin ilk ayetinin başı) yazılı bir yeşil bayrak açarlar. Hükümet konağına yürürler. Olayı haber alan Jandarma Komutanlığı, Öğretmen Okulu çıkışlı Mustafa Fehmi Kubilay adlı yedek subayın komutasında bir müfrezeyi, ayaklanmayı bastırmakla görevlendirir.
.......................
Eşi Vedide Ersöz'ün anlatımına göre, cesur ve atak bir kişiliği olan Teğmen Kubilay, askerlerini olay yerine götürmez. Sayıları 1000'i aşkın mürteci isyancının karşısına tek başına dikilir.
"Türkiye Cumhuriyeti adına durmalarını ve dağılmalarını" emreder. Kalabalık üstüne gelmeyi sürdürünce, korkutmak için ateş eder.
Ama...
Silahında o devrin tasarruf uygulaması nedeniyle gerçek değil, manevra fişekleri vardır. Elbette, manevra fişeklerinin hiçbir etkisi olmaz.
Bunun üzerine kalabalığın en ön saflarından "Mukaddes cihadımızda bize kurşun işlemiyor, yürüyün" sesleri yükselir.
Bu arada silahlı kalabalıktan Kubilay'a ateş edilir.
Yaralanır düşer.
Derviş Mehmet, testere ağızlı bağ bıçağını çıkarır, Kubilay'ın boğazını keser başını yeşil bayrağın ucuna saplar. Kubilay'ın kanını içer. "Ya eheyyül müslimin, Halife hudutta bekliyor, kalkınız Müslümanlığı kurtaralım" diye bağırır.
Kalabalık yürüyüşü sürdürürken, bu kez jandarma gerçek silah kullanmak zorunda kalır.
Makineli tüfekle ateş etmeden önce son uyarılara "Bize kurşun işlemez" sesleriyle yanıt verilir. Makineli tüfekle ateş başladığında sapır sapır dökülürler. Kaçışırlar.
Sıkıyönetim ilan edilir. Korgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığında bir askeri mahkeme kurulur. 2200 kişi tutuklanır. 28 kişi idam edilir.
Başbakan İsmet Paşa, TBMM'nin 1 Ocak 1931 tarihli oturumunda "Yüzlerce yıldan bu yana dini siyasete alet eden bütün hareketlerin bir tekrarı. Bu zavallılar laikliğe karşı gelerek şeriat istemekteydiler" der.
Atatürk'ün orduya başsağlığı mesajı şöyledir:
"....... Cumhuriyet'in değerli uzvu Kubilay Bey, temiz kanıyla, Cumhuriyet'in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Cumhurbaşkanı Gazi M. Kemal."
Gerçek de budur.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
TÜSİAD ve hükümet
PAZARTESİ günü... TÜSİAD yöneticileri Ankara'...
Çetin ALTAN
Milletvekilleriyle bakanların, savcılarla yargıçların maaş durumları...
Politikacılarda ve özellikle Başbakan Tayyip ...
Melih AŞIK
Yalancı kalkınma
İktisatçı Selim Somçağ ve Prof. Korkut Borata...
Fikret BİLA
Denktaş'tan TBMM'ye çağrı
TBMM'nin eski Senato, şimdi ise AKP Grup Salo...
Hasan CEMAL
İstikrarın püf noktası
Yüzde 10 seçim barajı tartışılıyor. Cumhurbaş...
Güneri CIVAOĞLU
Kubilay onuruna...
Yedek Teğmen Kubilay, 75 yıl önce bugün gözü ...
Abbas GÜÇLÜ
Malatya, Kemal'ler ve İnönü Üniversitesi
Malatya, Osmanlı döneminde seçkinler kentiymi...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizliğin azalması için önlem alınmıyor
Ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu teme...
Sami KOHEN
Farklı bir Kâbil görüntüsü
GEÇEN pazartesi, Afganistan'ın başkenti Kâbil...
Faik ÖZTRAK
İstihdamı azaltan büyüme
Türk ekonomisinde son beş yılda yaşanan geliş...
Hasan PULUR
Abesle iştigal, ya da fuzuli laflar...
GEÇEN pazartesi günkü yazımızda, Dışişleri Ba...
Derya SAZAK
Baraj korkusu
TÜSİAD'ın Ankara toplantısı, Cumhurbaşkanı Se...
Meral TAMER
Başbakan da "anayasal suç" işliyor!
Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Y...
Ece TEMELKURAN
Bu yıl bitsin artık!
Hani ilkokul defterlerinde sol sayfa, yani ar...
Güngör URAS
On ayda petrol, kömür ve gaz faturası 16.8 milyar dolar
Dünyada petrol fiyatları yükseldiği için yılı...
M. Ali BİRAND
Başbakan neden sinirleniyor?
Başbakan çabuk sinirlenmeye başladı. Daha önc...

© 2005 Milliyet