|
Başbakan da "anayasal suç" işliyor!
Yürütmenin başı olan Başbakan, "Cumhuriyet savcıları görevini yapmıyor" diyerek yargıya müdahale etmiş olmuyor mu?
Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutukluluk halinin sürmesi etrafındaki tartışmaların vardığı bu aşamada sormak lazım:
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç mu "anayasal suç" işliyor, yoksa Koç'u "anayasal suç" işlemekle itham ederek Cumhuriyet savcılarına şikâyet eden Başbakan mı? (Bu arada Başbakanımızın, "anayasal suç" diye yeni bir kavram icat etmiş olduğunu da kayda geçelim!)
Başbakan Erdoğan, önceki gün canlı yayına çıkıyor ve yargının önemli bir katmanına "Siz görevinizi yapmıyorsunuz!" diyor:
"Sanayici ve İşadamları Derneği, kalkıp da Van'daki yargılama sürecine, Anayasa'yı çiğnemek suretiyle müdahale ederse yanlış olur. Bunu söylemeye TÜSİAD İstişare Başkanı'nın hakkı yok.
Anayasa'nın 138. maddesi açık ve net söylüyor: 'Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.' Bunu ben değil, Anayasa söylüyor. Bu bir suçtur ve bu suç işlenmiştir. Bunun hakkında da devreye girilmesi lazım. Yürütme olarak hatırlatma bakımından söylüyorum."
Suçu işleyen kim?
Ankara Cumhuriyet Savcılığı da Başbakan Erdoğan'ın bu talimatını, 24 saat geçmeden yerine getirerek, Van'daki davayla ilgili tüm açıklamalar hakkında inceleme başlatıyor. Açıklamalarda yeni TCK'ya göre suç unsuru bulunursa, soruşturma açılacak.
Her birey, adil yargılanma konusunda eleştiri yapabilir. Van örneğinde ise zaten, rektörün tutukluluk halinin sürmesiyle ilgili bir karar var ve bireyler, o karar üzerine konuşuyorlar.
Bir birey sistemi deforme edemez. Zaten birey özgürlüğü de oradan çıkıyor. Ama yürütmenin başı olan Başbakan, "Yargı görevini yapmıyor" diyebilir mi? Diyemez. Çünkü Başbakan bir birey değil.
Başbakan, bu örnekte bir kurum olarak, demokrasinin bir diğer kurumunu yönlendirmiş; Cumhuriyet savcılarını, yürütmenin yönlendirmesiyle hareket etmeye zorlamıştır. Acaba bu durumda Cumhuriyet savcılarının, yargıya müdahale ettiği gerekçesiyle Başbakan hakkında da inceleme başlatmaları gerekmez mi?
Biz bu filmi görmüştük!
TÜSİAD'ın da, Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un da bu gerginlikten zararlı çıkmaları mümkün değil. Tam tersine Başbakan sayesinde TÜSİAD ve Koç, toplum nezdinde kahraman olacak.
Buna karşılık tırmandırılan bu gerginlik, hükümete ve Türkiye'ye ne kazandıracak? Orası meçhul.
TÜSİAD çevreleri, "siyasi içgüdülerini kuvvetli ve çok kapasiteli" buldukları Başbakan Erdoğan'dan gelen bu sert tepki karşısında hayrete düşmüş durumdalar. Ve maalesef bir kez daha "Biz bu filmi daha önce görmüştük", diyorlar.
Üye tabanlarının sesini duyurmak ve görüşlerini aktarmak, TÜSİAD başkanlarının görevidir. Dolayısıyla gerek Koç, gerekse Sabancı'nın konuşmalarında, TÜSİAD üyelerinin duyarlı oldukları hususları ön plana çıkarttıkları gözardı edilmemelidir.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|