|
Bu yıl bitsin artık!
Hani ilkokul defterlerinde sol sayfa, yani arkası zaten yazılı olan sayfa, sonuna geldiğinizde iyice eprimeye, kenarları kıvrılmaya, kirlenmeye başlar ya, yıl sonları da aynı duyguyu yaşatıyor insana.
Bir an önce bu sayfa bitsin de yeni sayfaya geçelim gibi. Ya da artık bu sayfadan bir hayır gelmeyecek, daha temiz olan yenisi bir an önce başlasın da o zaman daha güzel yazarım, daha özenli olurum, daha iyi olur gibi.
2006 bir yeni ilkokul defteri sayfası gibi geliyor insana, beyaz, diri, yarasız, beresiz. Elinizi koyduğunuzda daha serin olmaz mıydı o sayfa? Bir önceki yıllar hep biraz müsveddesidir bir sonrakinin. O da bir sonrakinin.
Neyi temize çekeriz en son? En son temize çekilen yılda ne söyleyeceğiz? Kalem en son neyi yazacak sonunda?
Görürler günlerini!
Her yıl sonunda yapılan muhasebelere girişme haftasıdır herhalde bu önümüzdeki hafta. Duygusal bilançoların denkleştirilmesi için iç görüşmelerin yoğun geçeceği birkaç gün yaşanacak nihayetinde. İnsan biraz da bu "iç görüşmeler" sırasında ihtiyarlıyor galiba.
Yaşarken anlamıyor da insan, geriye bakıp da görünce koca yılı hiç anlamadan devirdiğini, yaşlanıyor insan aniden. Bakmayın, zamanla değil, o geçen zamanı düşünürken ihtiyarlar insan...
Biraz da ihtiyarlama telaşıdır bu son sayfayı bir an önce bitirip yenisine başlama ihtiyacı. Belki o zaman kendimize daha iyi bakarız. Belki daha çok spor yapar ve kanımızı emen insanlara hayır demeyi öğreniriz. Kendimize daha çok kıymet veririz ve bize kıymet vermeyenleri hayatımızdan çıkarmayı başaracak kadar güçlü oluruz belki yeni yılda. Kendimize daha az ihanet ederiz, içimize atmayız söyleyeceklerimizi, içimize attıklarımız boynumuzda, sırtımızda ağrılar olarak düğümlenip kalmaz etimizde.
Cesaret edemediğimiz yollara çıkarız belki, gideriz. Belki cesaret edemediğimiz dönüşler için toplarız gururumuzu bavulumuzla, geri döneriz.
Belki bu yıl kendimizin daha çok seveceği bir insan haline geliriz. Bir an önce bitse bu yaralı bereli sayfa yenisinde kim bilir neler yaparız? Kafamızda canlandırdığımız kavga senaryolarında nasıl en tumturaklı, son sözü biz söylüyorsak belki bir sonraki temiz sayfada, yeni yılda o repliklerimizi yüksek sesle söyleyebiliriz.
Kavga anında aklımıza gelmeyip sonradan söylemeyi akıl ettiğimiz o bitirici, öldürücü cümleyi belki artık tam o anda, gerektiği zaman akıl etmeyi beceririz. Görürler günlerini!
İsyan yılı
Astrologlara soruyorlar ya, yeni yıl beklentilerini, Türkiye'nin ve dünyanın falına baktırıyorlar dergilerde. Ben de falına bakıyorum yeni yılın şimdi.
Yeni sayfaya bu dünya, bu insanlık, biz ne yazacağız acaba? Bana sorarsanız, niye bilmiyorum, bu yılın bütün dünya, Türkiye ve bizler için bir isyan yılı olacağını düşünüyorum.
Gürültülü ayaklanmalar da olabilir bu, sessizce terk edişler, usulca başlangıçlar da olabilir isyanın içeriği. Ama niyeyse bu yıl herkes hep birlikte daha önce cesaret edemediği, ürküp vazgeçtiği şeyleri yapacakmış gibi geliyor bana.
Tek tek insanlar ve halklar, mahalleler ve giderek kıtalar ayılacaklar. Bu yıl hepimiz sanki yeni şeyler deneyeceğiz. Boğuluruz diye girmediğimiz denizlerde yüzmeyi öğreneceğiz. Bizi yutar diye bakmadığımız kuyuların dibine inip, takılıp düşeriz diye çıkmadığımız kadar yükseklere tırmanacağız.
Kaldıramam diye sorumluluğunu almadığımız şeylerin altına gireceğiz, taşımam gerek diye peşimizden sürüklediklerimizi atıp elimizden, o ağırlıklar olmadan daha iyi yürüyebildiğimizi göreceğiz.
Ya da bir ilkokul çocuğunun, içinden, "Yeni bir sayfa olsa daha güzel yazarım" demesi gibi bir şey mi bu? Sayfa değişikliğinden çok şey beklemek mi? Ama o çocuklar yeni sayfa açıldığında, biraz daha güzel yazmaya başlamazlar mı gerçekten de?
ecetem@hotmail.com
|
|