Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu yıl bitsin artık!


Hani ilkokul defterlerinde sol sayfa, yani arkası zaten yazılı olan sayfa, sonuna geldiğinizde iyice eprimeye, kenarları kıvrılmaya, kirlenmeye başlar ya, yıl sonları da aynı duyguyu yaşatıyor insana.
Bir an önce bu sayfa bitsin de yeni sayfaya geçelim gibi. Ya da artık bu sayfadan bir hayır gelmeyecek, daha temiz olan yenisi bir an önce başlasın da o zaman daha güzel yazarım, daha özenli olurum, daha iyi olur gibi.
2006 bir yeni ilkokul defteri sayfası gibi geliyor insana, beyaz, diri, yarasız, beresiz. Elinizi koyduğunuzda daha serin olmaz mıydı o sayfa? Bir önceki yıllar hep biraz müsveddesidir bir sonrakinin. O da bir sonrakinin.
Neyi temize çekeriz en son? En son temize çekilen yılda ne söyleyeceğiz? Kalem en son neyi yazacak sonunda?

Görürler günlerini!
Her yıl sonunda yapılan muhasebelere girişme haftasıdır herhalde bu önümüzdeki hafta. Duygusal bilançoların denkleştirilmesi için iç görüşmelerin yoğun geçeceği birkaç gün yaşanacak nihayetinde. İnsan biraz da bu "iç görüşmeler" sırasında ihtiyarlıyor galiba.
Yaşarken anlamıyor da insan, geriye bakıp da görünce koca yılı hiç anlamadan devirdiğini, yaşlanıyor insan aniden. Bakmayın, zamanla değil, o geçen zamanı düşünürken ihtiyarlar insan...
Biraz da ihtiyarlama telaşıdır bu son sayfayı bir an önce bitirip yenisine başlama ihtiyacı. Belki o zaman kendimize daha iyi bakarız. Belki daha çok spor yapar ve kanımızı emen insanlara hayır demeyi öğreniriz. Kendimize daha çok kıymet veririz ve bize kıymet vermeyenleri hayatımızdan çıkarmayı başaracak kadar güçlü oluruz belki yeni yılda. Kendimize daha az ihanet ederiz, içimize atmayız söyleyeceklerimizi, içimize attıklarımız boynumuzda, sırtımızda ağrılar olarak düğümlenip kalmaz etimizde.
Cesaret edemediğimiz yollara çıkarız belki, gideriz. Belki cesaret edemediğimiz dönüşler için toplarız gururumuzu bavulumuzla, geri döneriz.
Belki bu yıl kendimizin daha çok seveceği bir insan haline geliriz. Bir an önce bitse bu yaralı bereli sayfa yenisinde kim bilir neler yaparız? Kafamızda canlandırdığımız kavga senaryolarında nasıl en tumturaklı, son sözü biz söylüyorsak belki bir sonraki temiz sayfada, yeni yılda o repliklerimizi yüksek sesle söyleyebiliriz.
Kavga anında aklımıza gelmeyip sonradan söylemeyi akıl ettiğimiz o bitirici, öldürücü cümleyi belki artık tam o anda, gerektiği zaman akıl etmeyi beceririz. Görürler günlerini!

İsyan yılı
Astrologlara soruyorlar ya, yeni yıl beklentilerini, Türkiye'nin ve dünyanın falına baktırıyorlar dergilerde. Ben de falına bakıyorum yeni yılın şimdi.
Yeni sayfaya bu dünya, bu insanlık, biz ne yazacağız acaba? Bana sorarsanız, niye bilmiyorum, bu yılın bütün dünya, Türkiye ve bizler için bir isyan yılı olacağını düşünüyorum.
Gürültülü ayaklanmalar da olabilir bu, sessizce terk edişler, usulca başlangıçlar da olabilir isyanın içeriği. Ama niyeyse bu yıl herkes hep birlikte daha önce cesaret edemediği, ürküp vazgeçtiği şeyleri yapacakmış gibi geliyor bana.
Tek tek insanlar ve halklar, mahalleler ve giderek kıtalar ayılacaklar. Bu yıl hepimiz sanki yeni şeyler deneyeceğiz. Boğuluruz diye girmediğimiz denizlerde yüzmeyi öğreneceğiz. Bizi yutar diye bakmadığımız kuyuların dibine inip, takılıp düşeriz diye çıkmadığımız kadar yükseklere tırmanacağız.
Kaldıramam diye sorumluluğunu almadığımız şeylerin altına gireceğiz, taşımam gerek diye peşimizden sürüklediklerimizi atıp elimizden, o ağırlıklar olmadan daha iyi yürüyebildiğimizi göreceğiz.
Ya da bir ilkokul çocuğunun, içinden, "Yeni bir sayfa olsa daha güzel yazarım" demesi gibi bir şey mi bu? Sayfa değişikliğinden çok şey beklemek mi? Ama o çocuklar yeni sayfa açıldığında, biraz daha güzel yazmaya başlamazlar mı gerçekten de?

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
TÜSİAD ve hükümet
PAZARTESİ günü... TÜSİAD yöneticileri Ankara'...
Çetin ALTAN
Milletvekilleriyle bakanların, savcılarla yargıçların maaş durumları...
Politikacılarda ve özellikle Başbakan Tayyip ...
Melih AŞIK
Yalancı kalkınma
İktisatçı Selim Somçağ ve Prof. Korkut Borata...
Fikret BİLA
Denktaş'tan TBMM'ye çağrı
TBMM'nin eski Senato, şimdi ise AKP Grup Salo...
Hasan CEMAL
İstikrarın püf noktası
Yüzde 10 seçim barajı tartışılıyor. Cumhurbaş...
Güneri CIVAOĞLU
Kubilay onuruna...
Yedek Teğmen Kubilay, 75 yıl önce bugün gözü ...
Abbas GÜÇLÜ
Malatya, Kemal'ler ve İnönü Üniversitesi
Malatya, Osmanlı döneminde seçkinler kentiymi...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizliğin azalması için önlem alınmıyor
Ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu teme...
Sami KOHEN
Farklı bir Kâbil görüntüsü
GEÇEN pazartesi, Afganistan'ın başkenti Kâbil...
Faik ÖZTRAK
İstihdamı azaltan büyüme
Türk ekonomisinde son beş yılda yaşanan geliş...
Hasan PULUR
Abesle iştigal, ya da fuzuli laflar...
GEÇEN pazartesi günkü yazımızda, Dışişleri Ba...
Derya SAZAK
Baraj korkusu
TÜSİAD'ın Ankara toplantısı, Cumhurbaşkanı Se...
Meral TAMER
Başbakan da "anayasal suç" işliyor!
Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Y...
Ece TEMELKURAN
Bu yıl bitsin artık!
Hani ilkokul defterlerinde sol sayfa, yani ar...
Güngör URAS
On ayda petrol, kömür ve gaz faturası 16.8 milyar dolar
Dünyada petrol fiyatları yükseldiği için yılı...
M. Ali BİRAND
Başbakan neden sinirleniyor?
Başbakan çabuk sinirlenmeye başladı. Daha önc...

© 2005 Milliyet