|
 |
|
|
Başbakan neden sinirleniyor?
Başbakan çabuk sinirlenmeye başladı. Daha önceleri daha bir tahammüllü, hoşgörülüydü. Eleştirilere verdiği tepki sert olmazdı.
Son dönemlerde bu tutum değişiyormuş gibi bir izlenim var.
Hemen sinirleniveriyor.
Sert yanıtlar veriyor.
TÜSİAD'ın son çıkışları üzerine bu kurum aleyhine savcılara suç duyurusunda bulunması, açıkça ihbar etmesi bu sinirliliğin en son örneği.
Başbakan'a hiç yakışmadı. Talihsiz bir konuşma yapmış oldu. Bu sertliğe hiç gerek yoktu. En sonunda, TÜSİAD bir görüş açıklamıştı. Düşüncelerini ortaya koymuştu. Kabul edersiniz veya etmezsiniz. Ayrıca, TÜSİAD'ın Van Rektörü duruşması hakkındaki açıklamalarını böylesine büyük bir sorun durumuna koyması, Anayasa suçu işlendiğinden söz etmesi abartılı oldu. Aşkın davası hakkında ilgili ilgisiz herkez öylesine konuştu ve öylesine adalete müdahele anlamına gelebilecek görüşler açıkladı ki, TÜSİAD'ın ki bunların yanında çok masum kalır...
Sanıyorum iktidar kanadındaki bu gerilimin nedeni, bir izlenimden kaynaklanıyor. AKP kadrolarında, tepeden aşağı doğru genel bir inanç var. Buna göre de, çeşitli çevreler (buna CHP ve medya'nın bir bölümü ve bazı iş çevreleri de katılıyor) AKP'yi sandıkta yenemeyeceklerini görünce, bu defa Asker'i kışkırtmaya çalışıyorlar. Laikliğin elden gittiği ve İslami yaşamın yaygınlaştırıldığı tartışmalarını, işte bu çerçevede görüyorlar.
Başbakan ve kabinedeki bir çok Bakan da bu görüşteler. Hiç değilse, bu konuda kuşkulular.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in "Farklı bir muhalefet stili geliştiriliyor" demesinin altında da işte bu kuşkular yatıyor.
Aslında AKP'nin bu kadar gerilim hissetmesine hiç gerek yok. Ekonomideki olumlu gelişmeler onlara yeterince rahatlık veriyor. Ancak olmuyor, en basit eleştiride dahi havaya fırlıyorlar.
Artık, askeri müdahele dönemlerinin bittiğini hala göremiyorsak, hala iktidar değişikliğini sandık dışı yöntemlerle çözmeye çalışıyorsak, dünya gerçeklerini göremiyoruz demektir.
Başbakana da tek tavsiyemiz, eski hoşgörülü günlerine geri dönmesi olur...
***
TARAMA HEYETİ İYİ PUAN ALDI...
Durmadan olumsuz gelişmelerden söz ediyoruz.
Ne zaman AB konusu açılsa, ilişkilerde bazı şeylerin iyi gitmediği veya karşılıklı şikayetler tartışılıyor.
Peki, iyi giden hiçbir şey yok mu?
Var, hemde hepimizi memnun edecek cinsten...
Anlatayım... Geçen hafta, Brüksel'deki tarama görüşmelerine katılan AB yetkilileriyle birlikteydim. Merak ettim, haftalardır Türkiye bürokrasisi ile AB komisyonu arasındaki görüşmeler konusunda hiç bilgi verilmiyor.
Acaba nasıl gidiyor?
Türk heyetleri beklenen performansı gösterebiliyorlar mı?
Bu toplantılara, AB Komisyonu tarafından katılan üst düzey bir yetkilinin söyledikleri çok memnun ediciydi:
"... Beklemediğimiz bir performans ile karşı karşıya kaldık. Ankara'dan gelen heyetler, hem çok iyi hazırlanmışlar, hem de ne demek istediklerini gayet anlaşılır şekilde ortaya koyuyorlar. Biz daha zorlanacaklarını sanıyorduk. Yanılmış olduğumuzu anladık..."
Bürokrasi içinde de kuşku vardı. Tarama konusunda yeterli hazırlık yapılıp yapılmadığı tartışılıyor ve kaygı duyuluyordu.
Bu haberi alınca çok keyiflendim...
* * *
ANCAK, ASIL ZORLUK BAŞKA...
Tarama çalışmalarıyla ilgili olumlu haberlerden çok memnun oldum, ancak asıl zorluk tarama sonrasında ortaya çıkıyor.
Tarama, AB ile Türkiye arasında -örneğin, çevre politikalarında- ne kadar fark olduğunu ortaya koyar. Sonrası daha önemlidir.
Aradaki fark saptandıktan sonra, Türkiye'nin bu farkı nasıl kapatacağının hesaplaması gerekiyor. Yani, çevre politikalarında AB'ye uyum sağlayabilmek için, neler yapılması gerektiğini programlama dönemi başlıyor.
Ne demek bu?
Hangi belediyenin kaç bin arıtma kuracağından tutun, AB'deki normlara ulaşabilmek için nasıl önlemler alınacağı, kaç para harcanacağına kadar yüzlerce, binlerce karar gerekecek. Tabii bu arada, şimdiye kadar alışılmış uygulamalardan vazgeçmek gerekecek. Birçok kişi, şirket ve belediyenin çıkarları bozulacak. Çıkar çatışmaları doğacak. Herkes herşeyi kendine göre değiştirmek isteyecek.
İşte işin zor yanı da bu...
Siyasi kararlılık gerekir.
Çok iyi planlama gerekir.
Politikalarda devamlılık gerekir.
AKP bunu yapabilirse, bravo.
Ali Babacan'dan beklenen başarı, işte bu düğümü çözebilmesi, çarkları çevirebilmesidir.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|


 | Taha AKYOL | | TÜSİAD ve hükümet PAZARTESİ günü... TÜSİAD yöneticileri Ankara'... | |  | Çetin ALTAN | | Milletvekilleriyle bakanların, savcılarla yargıçların maaş durumları... Politikacılarda ve özellikle Başbakan Tayyip ... | |  | Melih AŞIK | | Yalancı kalkınma İktisatçı Selim Somçağ ve Prof. Korkut Borata... | |  | Fikret BİLA | | Denktaş'tan TBMM'ye çağrı TBMM'nin eski Senato, şimdi ise AKP Grup Salo... | |  | Hasan CEMAL | | İstikrarın püf noktası Yüzde 10 seçim barajı tartışılıyor. Cumhurbaş... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Kubilay onuruna... Yedek Teğmen Kubilay, 75 yıl önce bugün gözü ... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Malatya, Kemal'ler ve İnönü Üniversitesi Malatya, Osmanlı döneminde seçkinler kentiymi... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | İşsizliğin azalması için önlem alınmıyor Ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu teme... | |  | Sami KOHEN | | Farklı bir Kâbil görüntüsü GEÇEN pazartesi, Afganistan'ın başkenti Kâbil... | |  | Faik ÖZTRAK | | İstihdamı azaltan büyüme Türk ekonomisinde son beş yılda yaşanan geliş... | |  | Hasan PULUR | | Abesle iştigal, ya da fuzuli laflar... GEÇEN pazartesi günkü yazımızda, Dışişleri Ba... | |  | Derya SAZAK | | Baraj korkusu TÜSİAD'ın Ankara toplantısı, Cumhurbaşkanı Se... | |  | Meral TAMER | | Başbakan da "anayasal suç" işliyor! Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Y... | |  | Ece TEMELKURAN | | Bu yıl bitsin artık! Hani ilkokul defterlerinde sol sayfa, yani ar... | |  | Güngör URAS | | On ayda petrol, kömür ve gaz faturası 16.8 milyar dolar Dünyada petrol fiyatları yükseldiği için yılı... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Başbakan neden sinirleniyor? Başbakan çabuk sinirlenmeye başladı. Daha önc... | |
|
|