Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geleneksel sigara bırakma vakti


Bugünlerde acaba kaç kişi yılbaşının ertesi günü sigarayı bırakacağını söylüyordur birbirine? Yalnız ...kaldığı anlarda, bırakma fikrinin yarattığı son karşılaşma sarılmasına benzer bir ön-hasretle içiyordur son sigaralarını?
Ki yalnız kalınan o anlardır insanın kendi kendine geçirdiği o ikna ve vazgeçme "iç görüşmeleri"...

Bahanesi bol!
"Seviyorum, niye bırakayım?", "Aslında bırakmak değil de azaltmak istiyorum ben", "Yahu zaten ne var ki hayatımda keyif aldığım?", "Şimdi çok gergin bir dönemim, geçsin öyle bırakırım", "Ben bıraksam ne olacak? Etrafımdaki herkes içiyor", "Zaten bıraksan bile ciğerler ancak beş yılda temizleniyormuş. Beş yıl kim bekleyecek?", "Sigara içmeyenlerde de kanser oluyor", "Zaten etraftaki her şey kanser yapıyor. Bundan olmasa başka bir şeyden yine kanser olurum olacaksam"...

Amerikalı gibi!
Bir de tabii sigara içmeyen insanlara, belki hiç farkında olmadan yüklediğin o "ötekilik" var. Dertsiz, tasasız, duyarsız insanlar sanki onlar. Öyle yerleştirmişsin kafana onları. Sağlıklı, neşeli şeyler onlar.
Hani yani Amerikalılar filan gibi! Sen de mi Amerikalı gibi olacaksın şimdi durup dururken? Yakışır mı?
Sonra bu elleri nereye koyacağız mesela? Konuşurken, içki içerken, sıkılınca, çoktandır görmediğin bir dostla Türk kahvesi içerken, giden sevgilinin ardından yağmurlu cama dayanırken, yazarken, düşünürken, sabah kahvaltısından sonra, gazete okurken, sinirlenirken, ağlarken... Olmuyor yani. İnsanın kendi kafasındaki resmi bozuluyor sigarayı çıkarınca.
Resim öğretmenleri derdi ya "Beyaz yer kalmayacak" diye, beyaz bir yer kalıyor sanki insanın kendi kendine verdiği fotoğrafta.
Bir de mesela, artık sigara içenlerle arkadaşlık etmeyecek miyiz? Beraber bir şeye üzülürken veya sevinirken "Yak bi' sigara!" dendiğinde, gıcık gibi, "Yok hayır, ben kullanmıyorum" mu diyeceğiz? Gıcık gibi...
Kahveye ne olacak? Rakıya? Çaya, yemek sonrasına, sinemada film aralarına, deniz kıyılarına, yol ve çalışma molalarına, telefonda berbat bir haber duyduğunda gelen sessizlik anlarına, vapurların dışına...
Bütün bunlar iptal mi edilecek sigara ortadan kalkınca? Onlarla ne yapacağız biz sigara olmayınca?

Gıcık gibi!
Ama bırakmak gerekiyor işte. Bu yılbaşında bir kez daha denemek gerekiyor. Sigarayı bırakınca "Amerikalılar" gibi olunmayacağına, kıl bir kişiye dönüşülmeyeceğine, resimlerde beyaz yerlerin kalabileceğine ikna etmek gerekiyor.
Şimdi kapalı yerlerde sigara yasağı getirilmişken hazır, biz müptelaların bu yasağa karşı çıkmak şöyle dursun sıkı sıkı yapışmamız gerekiyor. Yazıdan da anlaşılacağı üzere bu yıl ben yeniden deniyorum. Yeni bir motivasyon icat ettim. Şöyle:

Sev ama terk et!
Sigarayı tutkuyla bağlı olunan ama yıllardır seni hayattan bezdirmiş bir sevgili, karı ya da koca olarak düşünüyorsun. Böylece ona karşı öfke ve kin beslemeye başlıyorsun.
Yapacaklarını yapamamana neden olmuş biri ya da yapmayacağın bir sürü şeyi yaptırmış. Nefret etmiyorsun yani. Çünkü nefret edilmiyor sigaradan. Çok seviyorsun ama terk ediyorsun.
Nasıl fikir?

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Çin, Türkiye, çağdaşlaşma
ÇİN ekonomisinin büyüklüğü şimdiden Fransa'yı...
Çetin ALTAN
Biten yılın son çarşambası...
İşte yine geldik bitmekte olan yılın son çarş...
Melih AŞIK
Fesat sorular..!
Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e sorular:
Fikret BİLA
Rüşvet bir mesleğin kültürü haline gelince...
Kapıkule'de ortaya çıkan görüntüler, rüşvetin...
Hasan CEMAL
Bir demokrasi hikâyesi!
Demirel'in saygıdeğer eşi Nazmiye Hanım, 12 E...
Güneri CIVAOĞLU
60 dakika
Başbakan Erdoğan'ın geleceğe 60 dakika borcu ...
Abbas GÜÇLÜ
Kamyoncuya yasak var, cerraha yok
Tatil yapmamayı, çok çalışmayı marifet sayan ...
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -1-
2001 mali kriziyle beraber birçoğumuzun olayl...
Nail GÜRELİ
Oyuncular ve seyirciler
Son olaylara bir de şu gözle bakar mısınız? G...
Sami KOHEN
İran açmazı
ÖNÜMÜZDEKİ haftalarda ve aylarda -yani 2006 y...
Hasan PULUR
Kapıkule tarihi bir kapıdır...
KAPIKULE'deki gümrük kaçakçılığı sanki ilk de...
Meral TAMER
2001'de YÖK'ten Prof. Aşkın'a mürteci sorgusu!
13 Ağustos 2001'de, dönemin YÖK Başkanı Kemal...
Ece TEMELKURAN
Geleneksel sigara bırakma vakti
Bugünlerde acaba kaç kişi yılbaşının ertesi g...
Osman ULAGAY
Otomotiv sanayii de vizyonunu arıyor
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin...
Güngör URAS
İmalat sanayiinde brüt ücret 1.179 YTL
Sadece "asgari ücret"le çalışanın cebine gire...
M. Ali BİRAND
Kredi kartları borcu böyle çözülmez
Kredi kartlarına uygulanan faizlerin yüksekli...

© 2005 Milliyet