Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Kredi kartları borcu böyle çözülmez


Kredi kartlarına uygulanan faizlerin yüksekliği nedeniyle oluşan büyük bir borç yığınağı var. Bu da giderek büyüyen bir sorun yaratıyor. Çeşitli yayın organları bu konuyu uzun uzun işlediler.Şimdi de, TBMM' nin AB uyum komisyonu bu borçların affedilmesi yolunda bir yasa taslağı hazırladı. Böylece, çöple samanın birbirine karıştırılması gibi tehlikeli bir durum yaratıldı.
Önce doğruları alt alta yazalım.
Ortaya çıkan borç yumağı, hem kart kullanıcılar, hem de bankalar açısından çözüm gerektiren bir sorun.
Doğrudur.
Bu borç yumağının nedeni, Kredi kartı borçlarına uygulanan aşırı yüksek faizlerdir.
Bu da doğru.
Ancak çözüm, yasayla borçların silinmesi olmamalı.
Unutmamak gerekir ki, bu borç bankalar ile kişiler arasındaki bir alış verişten kaynaklanıyor. Faizlerin bu kadar yüksek olacağı da kimseden gizlenmemiş. İnsanlarımız, imkanlarını zorlayarak borçlanmışlar ve sonunda taşıyamaz duruma girmişler.
Şimdi yasa çıkararak "borç silme" yöntemi, neresinden bakılırsa bakılsın, tüm sisteme ters düşer. Kredi kartlarını bilinçli kullananlar ve borç takmayanların cezalandırılması anlamına gelir.
Meclis araya gireceğine, bu soruna asıl bankalar bir çözüm bulmalılar. Türkiye'de artık yasayla borç silme dönemi kapanmalı.

* * *

301'in KALDIRILMASINA BEN DE İMZA VERDİM
Gazetelerde okumuşsunuzdur. 169 yazar, gazeteci, sanatçı ve akademisyen bir bildiri yayınlayarak, Aşkın ve Pamuk davalarında yaşananların demokrasiye aykırı olduğunu ve T.CK' nın 301 ile 305 inci maddelerinin değiştirilmesi gerektiğini belirttiler.
Bu bildiriye imza koyanlar arasında ben de varım.
Bildiriyi imzalamamın nedeni, bu konuda şimdiye kadar tüm yazılarımda belirttiğim görüşlerle uyuşmasıdır.
301 ve 305'in bugünkü haliyle, hakaret ve eleştiri arasındaki çizgiyi somut biçimde çizmediğine inanıyorum. Bugünkü haliyle kaldığı taktirde, ülkemize yarardan çok zarar vereceği görüşündeyim.
Kişilerin, terörü teşvik etmediği sürece, görüşlerini hiçbir kısıtlama olmadan açıklamalarına izin verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ülkemizin, kısıtlamalarla değil, demokrasiyi en geniş biçimde uygulayarak aydınlığa çıkacağı konusunda da hiçbir kuşkum yok.
Bir bölümümüz, düşünce özgürlüğünün sınırları olması gerektiğini belirtiyor. Oysa dünyamız artık özgürlükler çağına girmiştir. Kısıtlamalar değil, özgürlükler bizi ileri götürecektir.
Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve Laik- Demokratik sistemini, özgürlükler genişledikçe daha iyi koruyacağımıza inanıyorum.
Bu bildiriyi işte bu anlayışla imzaladım.

* * *

"HARİKA ÇOCUK" YENİ BİR PROJEYLE KARŞIMIZDA…
Kim ne derse desin, Oğuz Özerden benim için, bu toplumun ürettiği "harika çocuklardan " biridir.Harikalığını önce Bilgi Üniversitesinde gösterdi. Başka işlerden kazandığı parayı Üniversiteye yatırdı. Ona inanan diğer ortaklarıyla birlikte, Türkiye'nin en liberal üniversitesini oluşturdular. Bilgi'nin faaliyetlerine baktığınız zaman, Türkiyemize oksijen veren bilim merkezlerinin başında geldiğini hemen anlarsınız. Öğretim üyelerinin seçimi, verilen konferanslar ve bu durumda da doğal olarak öğrencilerinin yaklaşımı bambaşkadır. Zenginlik açısından Bilgi'den önde gidenler vardır, ancak hiçbiri Bilgi' nin liberal yaklaşımıyla yarışamaz.
Bu sonucun alınmasındaki en önemli etken Oğuz Özerden'in yaklaşımıdır.
Bundan dolayı da ona " Harika çocuk" adını taktım
Özerden' in şimdi bir yeni projesi daha var ki, İstanbul'u tam anlamıyla uçuracak.
1984 yılından bu yana bomboş duran, Tarihi Silahtarağa Elektrik Santralini müze ve kültür merkezine dönüştürüyor. Haliç kıyısındaki bu koskoca toprak parçası ve üzerindeki o kocaman hangarlar, Çağdaş Sanat Müzesi ve Enerji Müzesi' ne dönüşecek.
Bundan daha güzel, İstanbul'a yakışacak başka bir proje düşünebilir misiniz ?
Genelde lümpen yaklaşımların egemen olduğu, magandalığı kol dolaştığı İstanbul'a bundan güzel bir hediye verilebilir mi ?
Oğuz Özerden'in en büyük başarısı, bu bölgeyi keşfetmesi ve orada neler yapılabileğini görmesidir. Daha da önemli olan, bu projeyi organize edebilmek, bürokrasi denilen canavarın elinden bu toprak parçasını koparabilmek ve etrafına prestijli ortaklar bulabilmesidir.
CİNER ve DOĞUŞ grupları projenin arkasında duran önemli iki isim.
Hepsini gönülden tebrik ediyoruz.
Tüm desteğimizde onlarla birlikte olacak.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Çin, Türkiye, çağdaşlaşma
ÇİN ekonomisinin büyüklüğü şimdiden Fransa'yı...
Çetin ALTAN
Biten yılın son çarşambası...
İşte yine geldik bitmekte olan yılın son çarş...
Melih AŞIK
Fesat sorular..!
Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e sorular:
Fikret BİLA
Rüşvet bir mesleğin kültürü haline gelince...
Kapıkule'de ortaya çıkan görüntüler, rüşvetin...
Hasan CEMAL
Bir demokrasi hikâyesi!
Demirel'in saygıdeğer eşi Nazmiye Hanım, 12 E...
Güneri CIVAOĞLU
60 dakika
Başbakan Erdoğan'ın geleceğe 60 dakika borcu ...
Abbas GÜÇLÜ
Kamyoncuya yasak var, cerraha yok
Tatil yapmamayı, çok çalışmayı marifet sayan ...
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -1-
2001 mali kriziyle beraber birçoğumuzun olayl...
Nail GÜRELİ
Oyuncular ve seyirciler
Son olaylara bir de şu gözle bakar mısınız? G...
Sami KOHEN
İran açmazı
ÖNÜMÜZDEKİ haftalarda ve aylarda -yani 2006 y...
Hasan PULUR
Kapıkule tarihi bir kapıdır...
KAPIKULE'deki gümrük kaçakçılığı sanki ilk de...
Meral TAMER
2001'de YÖK'ten Prof. Aşkın'a mürteci sorgusu!
13 Ağustos 2001'de, dönemin YÖK Başkanı Kemal...
Ece TEMELKURAN
Geleneksel sigara bırakma vakti
Bugünlerde acaba kaç kişi yılbaşının ertesi g...
Osman ULAGAY
Otomotiv sanayii de vizyonunu arıyor
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin...
Güngör URAS
İmalat sanayiinde brüt ücret 1.179 YTL
Sadece "asgari ücret"le çalışanın cebine gire...
M. Ali BİRAND
Kredi kartları borcu böyle çözülmez
Kredi kartlarına uygulanan faizlerin yüksekli...

© 2005 Milliyet