|
 |
|
|
MÜZİK
Beyaz rap'in zirvesi
15 parçadan oluşan "Solid Gold Hits", Beastie Boys'un ilk günlerini yad eden şarkılarından bugüne uzanan tüm zamanlarını kapsıyor
MURAT BEŞER
Hiphop ve rock dinleyip de herhangi bir Beastie Boys albümünü arşivine katmamış birileri var mı acaba? Eski tarz hiphop mikslerini, canlı funk-caz tınılarını, rock enerjisini potasında eriten bu haylaz üçlünün, konusunda dünyanın en büyük markası olduğunu hesaba kattığınızda sorunun yanıtı "imkansız" olmalı. Yine de aramızda imkansızı başarmış birileri varsa, onlar için oldukça doyurucu bir toplama sürüldü piyasaya: "Solid Gold Hits".
1999 yılındaki ikili toplama "The Sounds of Science"dan altı yıl sonra çıkan "Solid Gold Hits" diğerine göre ziyadesiyle özlü ve veciz bir toplama.
15 şarkıdan oluşan albüm, Beastie Boys'un "She's On It" ve "Paul Revere" gibi ilk günlerini yad eden şarkılarından bugüne değin uzanan tüm zamanlarını kapsıyor; dinleyiciye tarihten bugüne gezinti yaptırıyor.
Türünün marşları haline gelmiş "Fight For Your Right", "Root Down", "Brass Monkey", "Sure Shot", ve "Intergalactic" gibi şarkılar kontenjanda hak ettiği yeri almış. "Body Movin"e Fatboy Slim remiksi ile yer vermek gayet hoş durmuş.
Cami önündeki bebek
Beastie Boys adı ve projesi, NY Üniversitesi'nde öğrencilikleri sırasında Adam Yauch, Mike D'nin (ve kısa süre sonra dahil olan gitarcı Adam Horowitz'in) üzerine cami önünde bebek bulmuş gibi kalmıştı.
Tesadüfen bir kutlama esnasında aynı sahneyi paylaşmış, ardından öylesine çıkardıkları "Cookie Puss", İngiliz Havayolları reklamlarında kullanılmak amacıyla 40 bin pounda satılınca; takkeyi önlerine koymuşlardı.
Bir iki şarkı ile "Beyaz rap" fenomenine dönüştüler. Elemanların tüccar terzi zihniyetli arkadaşları Rick Rubin, onları apar topar sahibi bulunduğu Def Jam şirketine bağlayınca, düğmeye basıldı. Hatta aynı gün Rick "Hiç kimse onları sevmiyordu" diye not düştü.
İlk albümleri ailelerinin ahlakçı tutumuna karşı, amatör bir tepki ile yazılmış sözlerden oluşan tam bir karmaşa idi. Nasıl olduysa, bu sözler tam da o zamanın gençliğinin ihtiyaçlarına denk düşen söylemler oldu. Akabinde "Licenced To Ill" Amerika rap listelerinde zirveye çıktı.
Medyanın peşine düştüğü topluluklardan biriydiler. Kliplerinde kullandıkları Wolkswagen simgeleşirken, fanları arasında pandantif hırsızlığı moda oldu. Ünle birlikte sansasyon da arttı; Horowitz bir TV kameramanına saldırmaktan iki yıl yiyor ama kefaletle salınıyordu. Budist olan Yauch ise Tibet'in bağımsızlığı için çalışıyordu.
"Fight For Your Right" ve "No Sleep Till Brooklyn" şarkıları da sonradan kötü ünlerini destekliyordu. Çünkü "kötü ün" rap müziği için yaşamsal bir ihtiyaçtı; sempati eksikliği de bir avantaj olabiliyordu.
Günümüz hiphopunun katkılarından dolayı onlara ne kadar borçlu olduğunu unutulmamalı. Sadece tüm dünyanın kulağını hiphopa alıştıran kusursuz kayıt "So Wat'cha Want" ile Spike Jonze'un muhteşem klibiyle efsanevi 60'lı yılların ucuz polisiyelerinin değerini artıran "Sabotage" bile, bu borcun ne kadar kabarık olduğunu göstermeye yeter.
Hediyelik dünyalar savaşı
20 yaş altına yılbaşı hediyesi almakta zorlananlar; bir görüşte aşk yaşatan "War Of The World" sizin için.
Bilimkurgu ustası H.G. Wells'in 110 yıl önce yazdığı ve Marslıların dünyayı istilasını anlatan efsane öyküsünü hepimiz biliriz. En azından "32. Gün" programının müziği olarak biliriz.
Bu şaheserin Jeff Wayne'e ait olan müzikal uyarlaması yıllar evvel ikili CD olarak çıkmıştı. Şimdi ise günümüz teknolojisine adapte edilmekle yetinilmemiş, özel 7 CD'lik koleksiyoncu sürümüne, bilinen parçaların dışında remiksler, albüme giremeyen parçalar ve bir DVD eklenmiş. Kısacası tam bir fetiş nesnesi üretilmiş.
Ambalaj ve usta Geoff Taylor'ın ellerinden çıkan grafikleri eşliğinde anlatılan hikayesini içeren buklet, öylesine iştah kabartıcı ki, bu hediyeye hiç kimse hayır diyemez.
Tuval üzeri türkü
Türkülerimize en yakışan ressam belki de yakın zamanda yitirdiğimiz Nuri İyem'dir. Onun Anadolu insanlarına ait ifade dolu portreleri adeta türkülerle özdeşleşmiştir.
Nuri İyem resimleri, türkülerin sözleri ve hikayeleri eşliğinde sunulan "Rengahenk Türküler" adlı albüm, bir ozan kavrukluğundaki yüzlerde beliren sevdaları, acıları ve mutluluklarını dile getiriyor. Artvizyon adlı yeni bir firma tarafından tasarlanan albümdeki türkülerin tamamı bu albüm için özel olarak titizlikle hazırlanmış. Fuat Saka, Edip Emre, Alaaddin Us, Adem Sevinç, Figen Genç, Cemal Karakuş, Beste Temur, Hakan Kara, Özlem Yaşar, Uğur Sönmez katılan sanatçılardan bazıları.
İyi yorumlanmış bir türkü ağırlığınca altın eder. Peki, iyi yorumlanmış 33 türkü kaç altın eder? İki CD'den oluşan "Rengahenk Türküler" sadece 14 YTL.
Gitar gladyatörleri gösterisi
Gitar dünyası için büyük bir marka G3. Joe Satriani ve Steve Vai'nin sabit kaldığı proje, son olarak Dream Theather'ın John Petrucci'si ile Japonya'daydı. Tokyo durağının konser kayıtları, "G3 Live in Tokyo" adı altında CD ve DVD formatında çıktı.
Albümün dörtte üçü tekil gösterilerden oluşuyor. Ne oluyorsa ikinci CD'nin sonunda oluyor; üçlünün ortaklığında Deep Purple'dan "Smoke On The Water" ve Jimi Hendrix'ten "Foxy Lady"yi, yani son 30 yılın en iyi rock standartlarından iki tanesini dinliyoruz.
Her birinin hem tek başına hem de birlikteyken tellerle yaptığı akrobasi, rock dünyasının elindeki teknik bakımdan en donanımlı müzisyenlerin meydan okuyuşu.
Albüm dinleyiciler için nimet, gitarcılar için kabus çünkü gitar çalma uğraşısı veren 10 bin kişiden 9 bin 999 tanesi onlar gibi çalamayacak. Ama kim bilir, o bir kişi belki sensindir.
|
|
|

|