Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Matrak bir finale...


Yılbaşılarını kutlama evrenselliğiyle de bütünleşmiş durumdayız, cep telefonlarını kullanma evrenselliğiyle de...
Ne var ki insan yaşamını daha iyi değerlendirmeye dönük, evrensel bir çağdaşlık özlemi; henüz daha, "asla dil uzatılamayacak" tabu ve dogma kalıplarıyla yönetilme düzeyini aşmaya yetmiyor...
İlk kar yağışında, 3 bin köy yolunun kapanıverdiği bir ülkede; köylülük sığlığının yetersiz dinamizmiyle, evrensel bir burjuvazinin renkli bahçelerinde; ne sanatsal, ne bilimsel, ne hukuksal, ne siyasal bir üslup ortaklığını benimsemek kolay, ne de yaratıcı bir bahçıvanlık ortaklığını...
***
TBMM'deki bütçe tartışmalarının son günündeki liderler arası polemik ve çatışmaları bilmiyorum nüfusun kaçta kaçı izledi...
Siyasal kavgalar, darbeler, idamlar ve çeşit çeşit yasaklarla 20. yüzyılı da tümden ıskalamış ve bireylerin "yaşam kalitesi" açısından; 2'nci Dünya Savaşı'ndan da geçmiş bir Yunanistan'ın bile, 60 basamak altına düşmüşlüğün; içe dönük çeşitli rekor iddialarıyla, bu rekorların inkârından ibaret garip bir pençeleşme, sürdü gitti bütçenin son oturumunda...
TV kanallarından, kürsü hatiplerinin öfkeli sesleri yankılanıyordu:
- Senin kimliğin hangisi, söyle...
- ...
- El kol hareketi yapma öyle...
***
Kuyunun içinden kuyu kendine göre görünür; Türkiye'ye bir de Brüksel, hatta Washington'dan bakıldığında, AB üyeliği süreci hızla tıkanıyor gibi...
Hatta ve hatta müzakerelerin askıya alınma olasılığı, koyulaşıyor gibi...
- Hayır efendim asla...
- ...
- Yok efendim katiyen...
Dileriz öyle olsun. Sakalımız ak mı, kara mı; 2006'nın sonunda çıkar ortaya...
***
AB üyeliği süreci tıkanmasa ne olacak?
2023'ten önce, üyeliğin kesinleşmesi olasılığı var mı?
Ancak üyelik sürecinin tıkanmış görünmesi; böyle bir sürecin, Türkiye'yi parçalamayı hedef aldığını iddia edenleri sevindirse bile; yaşayanlar görecek, böyle bir sürecin tıkanmasının hangi tür belaları emzirip emzirmediğini...
***
Yaşadığın çağın ekonomik boyutuyla bütünleşemediğin ve "gelişmekte olmaktan", "gelişmişliğe" bir türlü terfi edemediğin zaman; siyasetçi polemikleri de, okullardaki tuvalet kapılarının arkasındaki çarpık çurpuk yazılara dönüyor:
- Bunu yazan tosun, okuyana kosun...
- Bunu yazan molla, tosun kendini kolla...
***
Kuyunun içinden kuyunun ne kadar görünebildiğinin en somut örneği, Mehmet Akif'in ölümünün 69'uncu yıldönümünde, şairin "milli şairimiz" diye anılması...
Yahya Kemal, Mustafa Seyit, Orhan Veli, Necati Cumalı, Cemal Süreya vs... Gayri milli şairlerimiz mi? Bu biiir...
***
Türkiye'deki 17 milyon aileden, kaçının evinde Akif'in 7 ciltlik "Safahat"ı var? Bu ikiii...
***
"İstiklal Marşı" şairinin biyografisi, çarpıcı bir zıtlık gösterir Kemalizmin ilkeleriyle. Öyle ki, Cumhuriyet'in ilan edildiği yıl, gidip Mısır'a yerleşmiş ve sadece yazları gelmeye başlamıştı Türkiye'ye. "Laik"lik ilkesinin kabulünden sonra ise; bir daha hiç dönmedi, mutlaka bir köşesinde her dakika mısralarına hazır ol durulan ülkeye...
Kim, Milli Marşı hazır olda dinleyip söylerken; şairinin kendi mısralarını kutsallaştırmış olan bir rejimle ters düştüğü için, çekip gittiğini düşünmekte? Bu üüüç...
***
Bir marşın bestecisi de, en az güftecisi kadar saygın değil midir? İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif kadar, bestecisi Osman Zeki Bey'i de hatırlıyor muyuz? Bu da dööört...
Yeterince gelişmemiş olduğu saptanmış bir ülkede, gelişmemişliğin barometresi de, kuyunun dışına ancak böyle çıkar.
***
1962 yılında Milliyet'teki odamda otururken, kapı vuruldu ve içeri, sönük tavırlı, tıraşı uzamış, orta yaşlarda biri girdi. Giysisi, gömleği, kravatının düğümü gösteriyordu nasıl bir yaşam düzeyinden geldiğini.
Öne doğru bir iki adım atıp, ayakta durdu ve hafif yana eğilmiş boynuyla:
- Ben, dedi, Mehmet Akif'in oğluyum...
Ayağa fırladım:
- Buyurun oturun lütfen, dedim; oturun rica ederim.
Oturmadı:
- Rahatsız etmeyeyim, dedi. Acaba bir 20 lira lütfeder misiniz?
***
O an içimin nasıl yandığını anlatmaya, yeryüzündeki tüm dillerin sözcükleri yetersiz kalır...
Her dakika mısraları hazır olda söylenip dinlenen bir şairin oğlu, karşımda çaresizlikler içindeydi.
"Vatan, millet, Sakarya" nutukları ise meydanlarda, bayramlarda, radyolarda gırla idi.
***
Aradan birkaç hafta ya geçti, ya geçmedi. Gazetelerde küçük bir haber çıktı:
"İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Akif'in oğlunun ölüsü, Beşiktaş'ta bir çöp bidonunun içinde bulundu".
***
Meclis'te bütçe tartışmalarının son gününde, deniz ticaretimizin ne durumda olduğunu sorgulayıp açıklamak, kimsenin aklına gelmiyordu.
Tabii politikada işe yaramış ve işe yaramamış ozan ve yazarlar üstüne birkaç nükteli gönderme yapmak da...
Tartışmaların hançerleri ise, karşılıklı olarak havaya hep aynı iddiayla kalkıyordu:
- Sen yalan söylüyorsun...
- Hayır, sen yalan söylüyorsun...
Ve bir yıl daha bitiyordu.

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Pamuk davasında netice
ŞİŞLİ Asliye Ceza Mahkemesi, dosyayı "İzin ve...
Çetin ALTAN
Matrak bir finale...
Yılbaşılarını kutlama evrenselliğiyle de bütü...
Melih AŞIK
Hikmetyar olayı
Sanıyoruz Tayyip Erdoğan daha önce Hikmetyar ...
Fikret BİLA
Kürt sorununda ölçü yüzde 10 barajı
RTÜK Başkanı Zahit Akman, yerel televizyonlar...
Hasan CEMAL
Kırmızı çizgiler!
Yazıma dün bıraktığım yerden devam ediyorum. ...
Yılmaz ÇETİNER
Kayısı maddesinden yatan var mı?
Son günlerdeki tartışmalar, yasalar ve çok sa...
Güneri CIVAOĞLU
'Yasak' mıknatıstır
"Para kazanmak beceri gerektirir. Parayı iyi ...
Can Dündar
Ya onlar bize uyarsa, biz onlara uyacağımıza...
Şu sahneyi gözünüzde canlandırsanıza:
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -2-
2005'i ekonomik bakımdan değerlendirmek olduk...
Doğan HEPER
Yılın olayını ben de seçtim
HER yeni yıla girerken, geride kalan "yılın o...
Semih İDİZ
AB ile ilişkilerimiz 2006'da dondurulabilir
2006'da AB ile yüksek gerilim yaşayacağımızı ...
Hasan PULUR
'Beyaz eldivenli hâkim' lafını kim çıkarmıştı?..
ORHAN Birgit'le aynı kuşak gazetecilerden say...
Derya SAZAK
Bütçede liderler
Hükümet programı ve bütçe görüşmeleri Meclis'...
Meral TAMER
Bugün gözümüz Van'daki duruşmada
Dün sabah ilk telefon, YÖK eski Başkanı Prof....
Yaman TÖRÜNER
Borsanın olmazsa olmazları
Gelişmiş ekonomilerde, işgücü dahil hemen her...
Güngör URAS
Bütçe halka anlatılamadı (Böyle geldi, böyle gidecek!)
TBMM'deki müzakereler tamamlandı. 2006 bütçes...
Serpil YILMAZ
Patronlar küslük sevmiyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Rahmi Ko...
M. Ali BİRAND
Aferin, Avukat Kerinçşiz'e...
Hukukçular Birliği Derneği diye bir grup beli...

© 2005 Milliyet