Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kürt sorununda ölçü yüzde 10 barajı


RTÜK Başkanı Zahit Akman, yerel televizyonların Ocak 2006 sonuna doğru Kürtçe yayına geçebileceklerini açıkladı.
Konu bir süredir RTÜK gündeminde bekliyordu.
Karar, Akman'dan önceki yönetim tarafından alınmıştı; müracaat belgelerine ilişkin eksikliklerin giderilmesi bekleniyordu.
Kuşku yok ki, Kürtçe yayın kararı siyasi bir nitelik taşıyor.
2002'den bu yana yayın yasağı kalktığı halde Ankara, bu konuda temkinli davranıyordu. Yayın serbestisinin PKK ve yandaşlarınca istismarından kaygı duyuluyordu. TRT'de çok sınırlı bir yayınla deneme yapıldı.
Görüldü ki, TRT yayını bekleneni vermediği gibi, PKK güdümündeki dış merkezli yayınlar karşısında bir etkisi de olmuyor.
Türkiye, Danimarka'dan yayın yapan Roj TV'nin kapatılması için sürekli girişimde bulunuyor. Danimarka ise yanaşmıyor. Daha önce benzeri televizyonların yayını ilgili ülkelerce durdurulmuş ancak bir başka ülkeden yine yayın yapılmıştı. Roj TV'nin kapatılması halinde de bir süre sonra başka bir yerden yayının yapılacağı belli.
Teknolojinin bugün ulaştığı boyutlar dikkate alındığında TV'nin biri kapatılsa bile, bir diğerinin yayına geçmesini engellemek mümkün olmuyor.
RTÜK'ün Kürtçe yayın kararında bu gerçeğin de payı olsa gerek.
Ankara, Kürtçe yayını serbest bırakarak, Roj TV veya benzerlerinin etkisini azaltmayı hedefliyor, belli ki...
Bir yandan bölge halkına ulaşmak açısından, diğer yandan beklentileri karşılamak, ayrılıkçı yayınlara alternatif bir kanal açmak amacıyla, bu siyasi kararın verildiğini söyleyebiliriz.

Baraj beklentisi
Türkiye'nin Kürtçe televizyon yayınını tüm gün için serbest bırakması önemli bir karardır. Bu karar bir yönüyle bölge halkının isteklerini karşılarken, diğer yönüyle AB taleplerini de yerine getirmeye dönüktür. PKK ve yandaşı siyasi kuruluşlar da bu talebi sürekli gündemde tutmuşlardır.
Ankara, AB ile PKK taleplerinin örtüşmesini sorun yapmadan, süreci hızlandırmak amacıyla bu ve benzeri talepleri yerine getirmiştir.
Kürtçe yayının en azından PKK ve yandaşı siyasi kuruluşların "kimlik" konusundaki iddialarını zayıflatacak bir sonucu olması gerekir. Kürtçe yayın serbestçe yapılırken, PKK ve yandaşlarının, "Kürt kimliği inkâr ediliyor, Kürt kültürünün yaşamasına izin verilmiyor" biçimindeki enstrümanı kullanması güçleşecektir.
Bununla birlikte PKK'nın siyasi alandaki temsilcileri (PKK'nın siyasi kanadı) Kürtçe yayınla iktifa etmeyecektir. Talepleri devam edecektir.
En yoğun talepleri ise yüzde 10'luk seçim barajının düşürülmesidir.
Bu talep AB tarafından da dile getirilmiştir.
Bu çevrelerde Başbakan Erdoğan'ın "Kürt sorunu vardır" söyleminde samimi olup olmadığı yüzde 10'luk baraj konusundaki tavrıyla ölçülmektedir. Erdoğan, barajı düşürmedikçe, sözünü ettiği Kürt sorununa samimi yaklaşım içinde olmadığı değerlendirmesi yapılmaktadır.
Bu beklentiye karşılık yüzde 10 barajının düşürülmesine sadece AKP değil, CHP, MHP ve DYP de karşıdır.
Devletin zirvesinde Kuzey Irak ve Güneydoğu politikalarında bir süredir değişiklik hissediliyor. Barajın bir iki puan düşürülmesinin Çankaya düzeyinde dillendirilmesi de bunun ifadesi sayılabilir.
İktidar ve muhalefet partilerinin 2006'da içeriden ve dışarıdan çok sıkıştırılacakları konu baraj olacaktır.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Pamuk davasında netice
ŞİŞLİ Asliye Ceza Mahkemesi, dosyayı "İzin ve...
Çetin ALTAN
Matrak bir finale...
Yılbaşılarını kutlama evrenselliğiyle de bütü...
Melih AŞIK
Hikmetyar olayı
Sanıyoruz Tayyip Erdoğan daha önce Hikmetyar ...
Fikret BİLA
Kürt sorununda ölçü yüzde 10 barajı
RTÜK Başkanı Zahit Akman, yerel televizyonlar...
Hasan CEMAL
Kırmızı çizgiler!
Yazıma dün bıraktığım yerden devam ediyorum. ...
Yılmaz ÇETİNER
Kayısı maddesinden yatan var mı?
Son günlerdeki tartışmalar, yasalar ve çok sa...
Güneri CIVAOĞLU
'Yasak' mıknatıstır
"Para kazanmak beceri gerektirir. Parayı iyi ...
Can Dündar
Ya onlar bize uyarsa, biz onlara uyacağımıza...
Şu sahneyi gözünüzde canlandırsanıza:
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -2-
2005'i ekonomik bakımdan değerlendirmek olduk...
Doğan HEPER
Yılın olayını ben de seçtim
HER yeni yıla girerken, geride kalan "yılın o...
Semih İDİZ
AB ile ilişkilerimiz 2006'da dondurulabilir
2006'da AB ile yüksek gerilim yaşayacağımızı ...
Hasan PULUR
'Beyaz eldivenli hâkim' lafını kim çıkarmıştı?..
ORHAN Birgit'le aynı kuşak gazetecilerden say...
Derya SAZAK
Bütçede liderler
Hükümet programı ve bütçe görüşmeleri Meclis'...
Meral TAMER
Bugün gözümüz Van'daki duruşmada
Dün sabah ilk telefon, YÖK eski Başkanı Prof....
Yaman TÖRÜNER
Borsanın olmazsa olmazları
Gelişmiş ekonomilerde, işgücü dahil hemen her...
Güngör URAS
Bütçe halka anlatılamadı (Böyle geldi, böyle gidecek!)
TBMM'deki müzakereler tamamlandı. 2006 bütçes...
Serpil YILMAZ
Patronlar küslük sevmiyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Rahmi Ko...
M. Ali BİRAND
Aferin, Avukat Kerinçşiz'e...
Hukukçular Birliği Derneği diye bir grup beli...

© 2005 Milliyet