Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bugün gözümüz Van'daki duruşmada

Gürüz: "Van'da yaşananlar, Cumhuriyet tarihimizin en vahim olaylarından biridir"


Dün sabah ilk telefon, YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'den geldi. "2001'de Aşkın'a mürteci sorgusu" başlıklı dünkü yazımla ilgili bazı açıklamalar yapma ihtiyacını duymuştu.
Yeni Şafak ve Nazlı Ilıcak'ın Bugün gazetesindeki köşesinden yaptığım alıntılarda, Gürüz'ün YÖK Başkanı olduğu dönemde Aşkın'a 6 sayfalık bir yazı göndererek savunma istediği belirtiliyordu. Gürüz, Aşkın'a atadığı yakın çalışma arkadaşlarının kökten dinci, Kürtçü ya da eşlerinin çarşaflı olup olmadığını soruyordu. Yeni Şafak'taki uzun haber boyunca Gürüz ve Aşkın arasındaki yazışmaların tümünden her seferinde ısrarla "fiş" olarak söz ediliyordu.

İhbar mektupları
Prof. Gürüz önce bu yazışmayı açıklığa kavuşturdu:
"Rektörler hakkında her gün en az bir - iki tane ihbar mektubu gelir. Bunların arasında deli saçmaları olanları çöpe atarsınız. Benim üslubum, rektörlerle ilgili ihbarlarda Denetleme Kurulu'nu devreye sokmak yerine, kanunlar içinde rektörün görüşünü almaktı. Ciddi bir kurumdan geldiği zaman, iddia açıkta kalmasın diye rektöre sorardım. Rektör de yazıyla cevap verirdi. Çünkü ucu boş kalırsa hem sizin, hem de karşı tarafın başına bir şey gelir.

Fişleme değil, kanun hükmü
Çok nadir olarak hırsızlık, kökten dincilik gibi çok ciddi bir kanaate varırsam da Denetleme Kurulu'nu devreye sokardım. Çünkü oralar küçük yerler. Denetçileri her gün rektörlerin başına gönderirseniz o şehir, 'Bak rektör denetleniyor, hakkında iddialar var' diye çalkalanır."
Prof. Gürüz, ikinci olarak Aşkın'la yazışmalarının basına nasıl sızdırıldığının araştırılmasını istedi:
"Biraz önce YÖK'ün hukuk müşaviriyle görüştüm. Bu belgelerin sadece YÖK'te ve Van Rektörlüğü'nde bulunduğunu söyledi. Tabii bir de savcılıkta var. Nereden sızıyor bu belgeler?"
Gürüz'ün açıklık getirmek istediği üçüncü husus, "personeli fişleme" meselesiydi:
"Rektörler, her yıl sonunda kanun hükmü olarak her personel için bir değerlendirme formu doldurur. Dünyanın her yerinde vardır bu. Yücel Aşkın da bunu yapmıştır. YÖK Başkanı da her yıl sonunda rektörler, dekanlar ve dekan yardımcıları için değerlendirme yapmak durumundadır. Dekanlar ve yardımcıları ile ilgili değerlendirmeleri, rektörlerden gelen değerlendirmelerin ışığında yapar. Hatta menfi değerlendirmeler, kişilerin kendilerine bildirilir..."

Kanunla kurulan çete!
Gürüz'e göre Van'da yaşananlar, Cumhuriyet tarihinin en vahim olaylarından biri:
"YÖK'ün etrafından dolaşılmasının hesabı nasıl verilecek? Çete kurmaktan yargılıyorlar, ama ortada çetenin elemanları yok. Çete elemanları denilenler, Aşkın'ın yakın çalışma arkadaşları. O zaman bu, kanunla kurulmuş bir çete!"
Prof. Aşkın'ın başına getirilenlerle ilgili olarak olan - biteni izledikçe hayretten hayrete düşüyorum.
Ben de Gürüz'le aynı kanıdayım. Bu olay, Cumhuriyet tarihimizin en vahim olaylarından biri. Ama sadece o kadar da değil.
Aydınlarımızın sorumsuzluğunu gözler önüne sermesi açısından da durum çok vahim. Hatta o açıdan baktığımızda durum belki de, Prof. Aşkın'ın tutuklanmasından daha da vahim!

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Pamuk davasında netice
ŞİŞLİ Asliye Ceza Mahkemesi, dosyayı "İzin ve...
Çetin ALTAN
Matrak bir finale...
Yılbaşılarını kutlama evrenselliğiyle de bütü...
Melih AŞIK
Hikmetyar olayı
Sanıyoruz Tayyip Erdoğan daha önce Hikmetyar ...
Fikret BİLA
Kürt sorununda ölçü yüzde 10 barajı
RTÜK Başkanı Zahit Akman, yerel televizyonlar...
Hasan CEMAL
Kırmızı çizgiler!
Yazıma dün bıraktığım yerden devam ediyorum. ...
Yılmaz ÇETİNER
Kayısı maddesinden yatan var mı?
Son günlerdeki tartışmalar, yasalar ve çok sa...
Güneri CIVAOĞLU
'Yasak' mıknatıstır
"Para kazanmak beceri gerektirir. Parayı iyi ...
Can Dündar
Ya onlar bize uyarsa, biz onlara uyacağımıza...
Şu sahneyi gözünüzde canlandırsanıza:
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -2-
2005'i ekonomik bakımdan değerlendirmek olduk...
Doğan HEPER
Yılın olayını ben de seçtim
HER yeni yıla girerken, geride kalan "yılın o...
Semih İDİZ
AB ile ilişkilerimiz 2006'da dondurulabilir
2006'da AB ile yüksek gerilim yaşayacağımızı ...
Hasan PULUR
'Beyaz eldivenli hâkim' lafını kim çıkarmıştı?..
ORHAN Birgit'le aynı kuşak gazetecilerden say...
Derya SAZAK
Bütçede liderler
Hükümet programı ve bütçe görüşmeleri Meclis'...
Meral TAMER
Bugün gözümüz Van'daki duruşmada
Dün sabah ilk telefon, YÖK eski Başkanı Prof....
Yaman TÖRÜNER
Borsanın olmazsa olmazları
Gelişmiş ekonomilerde, işgücü dahil hemen her...
Güngör URAS
Bütçe halka anlatılamadı (Böyle geldi, böyle gidecek!)
TBMM'deki müzakereler tamamlandı. 2006 bütçes...
Serpil YILMAZ
Patronlar küslük sevmiyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Rahmi Ko...
M. Ali BİRAND
Aferin, Avukat Kerinçşiz'e...
Hukukçular Birliği Derneği diye bir grup beli...

© 2005 Milliyet