Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Melville'in "Typee"si Türkçede!

Herman Melville'in "Typee- Polinezya Hayatına Bir Bakış"ı tam 159 yıllık bir ilk roman.

SERPİL GÜLGUN - Roman

Don Kişot'un 124 kısım tekmili birden çevirisini neredeyse dört yüz yıllık bir rötarla okuduğumuzu göz önüne alırsak, Herman Melville'in ilk romanı, "Typee- Polinezya Hayatına Bir Bakış"ın tam 159 yıldan sonra Türkçeye kazandırılmasını kesinlikle yadırgamamalıyız.
Özellikle de, "Moby Dick"in tam, eksiksiz çevirisinin ancak 1999'da yapıldığını kabul edersek. "Katip Bartleby"nin ise çeşitli defalar çevrildiğini (en son Dost Kitabevi tarafından, Borges'in nefis külliyatı Babil Kitaplığı arasında yayımlandı) hatırlarsak, Herman Melville'in, Türkçedeki serüveni, olumsuz bir seyir izlememiştir bile diyebiliriz. Ki, Melville'in bizatihi yazgısı, Borges'in deyişiyle, "terk edilmişlik ve unutulmuşluk"la örülü. 7 çocuklu kalabalık ve köklü bir ailede dünyaya gelmesi, zengin babanın iflası, çıldırarak ölmesi bir yana, Melville, bugün modern romanın ilk büyük alegorik klasiğini yazan yazar olarak kabul ediliyor.
Borges'in, "Biçeminde Carlyle ve Shakespeare'in harika yankılarıyla dolu," diyerek övgüler yağdırdığı "Moby Dick"in vakti zamanında, yani ilk yayımlandığı tarihte, 1851'de biçemi yüzünden hiç beğenilmediğini, okur nezdinde de hemen hemen hiç rağbet görmediğini söyledikten sonra, "Typee- Polinezya Hayatına Bir Bakış"a dönelim.

Melville'in verdiği ödünler
"Typee"yi şu günlerde, küreselleşme çağında ve de medeniyetler çatışması kavramının alabildiğine tartışıldığı bir zaman diliminde okumak son derece anlamlı. Edebiyat tarihi açısından ise çok heyecanlı, özellikle keyifli. Çünkü, Melville'in bütün yapıtları gibi çok katmanlı olan bu ilk romanın satır aralarında, (Kafka olmasaydı, belki de tadını hiçbir zaman gerçekten çıkaramayacağımız) Katip Bartleby'nin değilse bile "Moby Dick"in, Kaptan Ahab'ın (tabii, bir başka denizcilik/ ve kötülük serüveni olan "Billy Budd"ın da) öncül izlerine rastlayabiliyorsunuz. Bu arada şunu da belirtmekte özellikle fayda var: "Typee", Melville'in pek de hayırla andığı bir roman değil. Tam aksine küçümsediği bir yapıt. Bunda da, kuşkusuz, "Typee"nin kitaba dönüşürken başına gelenlerin payı büyük. Büyük çünkü hem İngiltere hem de ABD'deki yayıncıları, Melville'den sürekli değişiklikler yapmasını istemişler. İngiltere'deki yayıncısı, Melville'i kitabın gerçek bir denizci tarafından yazılmış olduğunu gösterecek bir kanıt sunması için sıkıştırırken, Amerikalı yayıncısı da "Typee"deki misyonerler ve cinsellikle ilgili bölümlerin çıkarılması, bilemediniz, elden geçirilmesini talep etmiş durmuş. Sonuç? Melville, her iki yayıncıya da istedikleri ödünleri vermiş. İngiltere baskısında, "Typee" serüveni sırasında kendisiyle birlikte olan arkadaşı Richard Tobias Green ortaya çıkıp, yazıları onaylamış. O da yetmemiş, Green'in anlattıkları "Toby'nin Hikayesi" başlığı altında kitaba katılmış. Amerika baskısında ise, kitabın hem cinsellik hem de Batı uygarlığını yerden yere vurduğu bölümleri sansüre uğramış. Ve Melville, yaşadığı sürece, kitabın kısaltılmış, sansürlenmiş hali yayımlanmış.
Kuşkusuz, bu ilk romanla ilgili söylenebilecek en önemli şey, bir kez daha, Melville'in unutmaya çalıştığı ilk romanı "Typee", okur ve yayıncılar tarafından beğenilirken, Nathaniel Hawtorne'a ithaf ettiği ve müsveddelerini sayfa sayfa okutup onayını aldığı "Moby Dick"in sadece ve sadece 11 adet baskı yaptığı gerçeği. Özetlersek, "Typee", Melville'in 1839 yılında tayfa olarak yazıldığı Acushnet adlı balina avlama gemisinde geçirdiği yıllara ait bir metin. Evet, Melville (romandaki adıyla Tom, yerlilerin seslenişiyle ise Tommo), bir buçuk yıllık bir yolculuktan sonra, kaptanın acımasızlığı yüzünden Acushnet'den (romandaki adıyla Dolly'den) bir arkadaşıyla, Richard Tobias Green'le birlikte (romandaki adıyla Toby'yle) Markiz Adaları'nda firar eder. İki ay boyunca (romandaki süre dört ay) yamyam bir kabilenin (Typee'lerin) tutsağı olur. İki ayın sonunda arkadaşıyla birlikte (romanda, yerlilerin elinden ilk kurtulan Toby oluyor) kurtulurlar.
1844'te bitecek bu gemicilik serüveninin ardından Melville üniversite eğitimini Harvard ve Yale'de tamamlayacak, sırasıyla yapıtlarını "Typee", "Moby Dick", "Pierre ya da Büyük Belirsizlikler"i (Bir başka kuraltanımaz yapıtı da budur), sonra "Mardi"yi (bu arada, "Mardi"nin, Borges'in deyişiyle 'daha yorucu ve içinden çıkılmaz bir yapıt' olduğunu ekleyelim), ölümünden kısa bir süre önce de "Billy Budd"ı yayımlayacak, uzun yıllar, New York gümrüğünde, (bu işi Hawthorne sayesinde aldığını belirtelim bu arada) masa başında, müfettiş yardımcılığında bulunacaktır. Sonra ise, malum, 1920'lerde yeniden keşfediliş ve bugünlere geliş!



KITAP
 Yayın dünyası AB terazisinde
 Merhaba
 Roman, önce dildir
 Türk mü, "Türkiyeli" mi?
 Neden onlar?
 Che neden intihar etti?
 "Cep Meşkleri" etrafında
 Muhalif şövalye ile yakın temas
 Sarıkamış'tan 12 Eylül'e...
 Kitap okumamak!
 İyiye doğru değişim var
 Woolf ve Londra
 19. yüzyıldan imgeler
 Ayan'ı beyan edebilmek
 Hiç bitmeyecek bir efsane
 Şiirle yaşamak
 Üç kuşağı gülümsetenler
 "Uygarlık travmadır!"
 Melville'in "Typee"si Türkçede!
 Türk Musikisi'nin 'ev hali'
 Bir özgürlük âşığı
 Noel Baba'dan mektup var!
 Kitap ajandası
 Haberler
 Türkiye'de çok satanlar





© 2005 Milliyet