Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sinsi oyun!


Bu köşede dünkü yazım şöyle noktalanmıştı:
"Kıbrıs'ta, Güneydoğu'da, asker-sivil ilişkilerinde, ifade özgürlüğü alanında, askerin darbelerle çizdiği birtakım kırmızı çizgiler, son üç yıldır orasından burasından aşılmaya başlarken, aynı zamanda ezberi bozulanların sinsi bir oyunu sahnelemeye çalıştıkları bir dönemi yaşıyoruz."
Nedir bu sinsi oyun?
Demirel diyor ki:
"Türkiye'de ordu müdahalelerinin sadece ordu tarafından yapıldığını kabul etmek yanlıştır. Orduyu müdahaleye sivil kesimler teşvik eder." (31 Ekim 05 tarihli Sabah, Yavuz Donat'ın köşesi)
Bugün de bu teşvik var mı?
Evet, var.
"Avrupa Birliği emperyalizmi Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü tehlikeye sokuyor; bölünmeye doğru götürüyor!" diyerek askeri teşvik eden var.
"AKP iktidarı, Türkiye'yi adım adım İslamcı düzene sürüklüyor; laiklik elden gidiyor!" diyerek askeri teşvik eden var.
"Seçim sandığından karşı devrim çıkıyor; Aydınlanma'nın gerekleri yapılmadan çok partili rejime geçildiği için bu oluyor; gelin önce bir darbeyle alan temizliği yapalım; demokrasiye sonra bakarız!" diyerek askeri teşvik eden var.
"Kıbrıs elden gidiyor!" diyerek askeri teşvik eden var.
"AKP, Avrupa Birliği konusunda samimi değil; askeri zayıflatmak için AB'yi kullanıyor!" diyerek askeri teşvik eden var.
Açıkça yapıyorlar, yazıyorlar.
TV kanallarında konuşuyorlar.
Asker böyle teşvik ediliyor.
Müdahaleye böyle çağrılıyor.
Gazete köşelerinde, "Elinizi çabuk tutun!" diyebilecek kadar ölçüyü kaçıranlara rastlanıyor.
Kapalı kapılar arkasında da yoğun çaba içindeler.
İlk aşamada, hiç olmazsa yeni bir 28 Şubat'ı sahnelemek için her türlü kışkırtmayı yapıyorlar.
Tehlikeli provokasyonlara zemin hazırlamaya gayret ediyorlar.
Sinsi oyun böyle tezgâhlanıyor.
Farkında mısınız?
Bu soru her iki tarafa da.
Hem iktidara, hem muhalefete.
Çünkü her iki taraf da, askeri müdahaleye çekmek isteyen bu sinsi oyuncuların değirmenine su taşıyorlar. İktidar, Türkiye'nin gerçek gündeminden saparak, muhalefet kriz yaratırcasına bir gerilim politikası izleyerek sinsi tezgâhların işini kolaylaştırıyor.
İktidarla muhalefet, en başta Sayın Erdoğan'la Sayın Baykal acaba farkındalar mı sinsi bir oyuna her geçen gün daha fazla alet olmaya başladıklarının?..
Bilemiyorum.
İktidar tarafına bakıyorum:
Rektör Aşkın olayı, 301 olayı, içki olayı, Göztepe'ye cami olayı, TÜSİAD'la çatışma vesaire derken AKP hükümetiyle ilgili tedirginlik ve soru işaretleri çoğalıyor. Güvensizlik yükseliyor. Gizli gündem kaygısının kafalarda yeniden uç vermesine çanak tutucu yönelişler sergiliyor hükümet kanadı...
Muhalefet tarafına bakıyorum:
Öylesine bir gerilim politikası izliyor ki, CHP lideri Baykal, iktidarı Meclis kürsüsünden gayri meşru ilan edebilecek kadar ileri gidiyor; Sabah gazetesi başyazarı Güngör Mengi'ye, "Baykal'ı dinlerken korktum dersem yalan olmaz!" dedirtecek kadar sertleşiyor.
Yazın bir kenara.
Bunlar hayra alamet değil.
Ellerini ovuşturuyor sinsi oyuncular!
Yeni yıla girerken, öncelikle Erdoğan'la Baykal takkelerini önlerine koyup iyi düşünsünler. Türkiye'de siyaseti yeniden bir siyah-beyaz oyunu haline getirmenin, cephelere bölünmenin aklı başında hiç kimseye yararı dokunmaz.
Bunun için iktidar gerçek gündemden sapmasın. Muhalefet de muhalefetliğini insaf ölçüleri içinde yapsın.
Yoksa, sinsi oyuncular kazanır!
Bizden söylemesi...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Olmadık işler?
ÇOK değil otuz yıl önce Kürtçe televizyonları...
Çetin ALTAN
Çevirdiğimiz komedi filminde, "akıl" yasak, "kurnazlık" özgür...
Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komis...
Melih AŞIK
Nobel heyecanı
Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, 2006 Nob...
Fikret BİLA
TSK'nın AB'ye bakışıyla ilgili bir analiz
Ünlü Foreign Affairs dergisinin son sayısında...
Hasan CEMAL
Sinsi oyun!
Bu köşede dünkü yazım şöyle noktalanmıştı:
Güneri CIVAOĞLU
"..." açıklaması
Yoksa... "Siyasi istikrarın son kullanma tari...
Abbas GÜÇLÜ
Demirel siyasete dönüyor
9.Cumhurbaşkanı Demirel, bir süre için ara ve...
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -3-
2005 kimimiz için iyi, kimimiz için kötü bir ...
Sami KOHEN
2005 notu: "İyi"
SONA ermekte olan 2005 senesini, Türkiye'nin ...
Faik ÖZTRAK
2006'nın en önemli ekonomik sorunu
Vatandaşların yaşam seviyesini gelişmiş ülkel...
Hasan PULUR
141, 142'den sonra 301 ve 305...
ANLAŞILAN şu "301 ve 305"inci maddelerle çok ...
Derya SAZAK
Şark ekspresi
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, TCK 301. madde...
Meral TAMER
Yaşar Kemal: Yücel Aşkın'a yapılan zulümdür
Dün sabahtan beri yine gözüm - kulağım televi...
Ece TEMELKURAN
Arızasız kadınlar
Kitle psikolojisinin kurbanı olduk herhalde. ...
Güngör URAS
Bazıları doları bazıları YTL'yi seviyor
Apartmanımızın otomatik kapı mekanizması bozu...
M. Ali BİRAND
Kürtçe yayının önemi büyük...
RTÜK'ün yaptığı açıklama çok önemli. Bugüne k...

© 2005 Milliyet