Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"..." açıklaması


Yoksa... "Siyasi istikrarın son kullanma tarihi" doldu mu? Kaygı yüklü bu sorunun nedeni: Başaktörler ve yardımcı oyuncuların, "siyaseti ekşitmeye" başlamaları.
Hiç gerek yokken oluşturulan bir gerilim sürecinde tırmanış yaşanıyor.
Muhalefet neyse... Ama, iktidar tepelerinde bu sert rüzgârları anlamak mümkün değil.
Hele AKP Programı'nda yer alan "pozitif siyaset" ilkesiyle hiç örtüşmüyor.
...................
Hırçınlık, sertlik, kavga üslubu, siyasette başarısızlık psikolojisinin dışavurumudur.
Oysa...
AKP'nin 3 yıllık geçmişi, böyle bir dışavurumu gerektirmez.
Özetleyelim...
AB ile tam üyelik görüşmeleri başladı.
35 yıl sonra ilk kez enflasyon yüzde 10'un altına indi.
TL'de 6 sıfır atıldı ve dünyada tek olan o üzücü "yoksul milyonerliği(!!)" tarih oldu.
Döviz stoku 65 milyar dolarla TC tarihinin en yüksek düzeyinde.
İşsiz sayısı ilk kez bu yıl artmadı.
Özelleştirmeler yapıldı.
Demokratikleşme yolunda önemli açılımlar oldu. Kürtçe özel TV'lere bile yayın hakkı verildi.
Fert başına milli gelir, ilk kez 5 bin dolara, satın alma gücü 7 bin 500 dolara dayandı. Bunlar önemli göstergeler; çünkü demokrasinin eşiği fert başına 10 bin dolardır.
.....................
Bütün bunlar son 3 yılın sicilinde kayıtlı.
Gerçi... Proje mimarı ve statik hesapları Kemal Derviş'e aittir. Daha AKP sandıktan çıkmadan Derviş, "Türkiye, seçimlere gidebilir. Korkacak bir şey yok. Ekonomi, bu seçimleri taşıyacak güce ulaştı" demişti.
Yani... AKP, işte bu projeyi uygulamış, sağlamlık veren statik hesapları da değiştirmeye kalkmamıştır.
Ancak...
Objektif olmak gerekir.
Derviş'in söyleminin devamı da şöyleydi:
"Ancak... Bu hükümet, istikrar programını artık taşıyamaz. Seçimlere gidilmelidir."
Yani...
Proje ve statik hesapları, temelleri Kemal Derviş'indir ama binanın yükselmesi son 3 yılın gelişimidir.
Ayrıca...
3 yılın bilançosunda demokratikleşme, AB ile görüşme tarihi alınması, görüşmelerin başlatılması, -bazıları tatsız kokular verse de- özelleştirmeler de var.
Sonuçta, 3 yılın ardından başarısızlık psikozunu gerektirecek bir neden görünmüyor.
......................
Fakat...
AKP siciline kendi ölçütleriyle "artı," AKP penceresinden bakmayanlar için "eksi" görünen kayıtlar, ortamı geriyor.
AKP, bürokrasinin tüm kademelerine ve özellikle kilit noktalarına kendi yandaşlarını yerleştirdi. Kendisinden görmediklerini öğüttü, tüketti, attı.
Elbette tepkiler giderek tırmanıyor.
Hadise, devletin ele geçirilmesi olarak görülüyor.
Başbakan Erdoğan'a göre, bu, iktidarın hakkıdır.
Oysa... Anayasa'nın temel ilkesi olan Hukuk Devleti'nin gereği ise, "idarenin hükümetin memurlarından değil, devletin memurlarından oluşmasıdır."
Danıştay da işte bunun için vardır.
İçkiye kırmızı çizgilerden başlayarak, bu zihniyet çatışması her alanda gözleniyor.
AKP'nin "İktidarım... Her şeye kadirim. Memurlar, hükümetimin memurlarıdır" zihniyeti, yargıyı, üniversiteleri, iş hayatını rahatsız etmekte, hatta "tehdit" algılaması yaratmaktadır.
Elbette bu rüzgâr, fırtınalara davetiye çıkarmaktadır.
......................
Ne var ki... Böyle sertleşmeler daha önce de görüldü ve sağduyu grafiği çizildi.
Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Aşkın'ın -nihayet- tahliyesi, böyle bir işarettir.
Sanıyorum... Bir diğer işaret, Adalet Bakanı Çiçek'ten gelecek ve Orhan Pamuk davasının düşmesiyle sonuçlanacaktır.
Diliyoruz ki... "Pozitif siyasete" dönüş örnekleri çoğalsın.
......................
Bu sütunu sürekli okuyanlar yıllardır yazılarımda bir bakıma "nota" gibi "..." kullandığımı bilirler.
"3 nokta" için özel bir göndermem olmadığını, son "3 nokta" polemiği nedeniyle vurguluyorum.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Olmadık işler?
ÇOK değil otuz yıl önce Kürtçe televizyonları...
Çetin ALTAN
Çevirdiğimiz komedi filminde, "akıl" yasak, "kurnazlık" özgür...
Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komis...
Melih AŞIK
Nobel heyecanı
Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, 2006 Nob...
Fikret BİLA
TSK'nın AB'ye bakışıyla ilgili bir analiz
Ünlü Foreign Affairs dergisinin son sayısında...
Hasan CEMAL
Sinsi oyun!
Bu köşede dünkü yazım şöyle noktalanmıştı:
Güneri CIVAOĞLU
"..." açıklaması
Yoksa... "Siyasi istikrarın son kullanma tari...
Abbas GÜÇLÜ
Demirel siyasete dönüyor
9.Cumhurbaşkanı Demirel, bir süre için ara ve...
Hurşit GÜNEŞ
2005'i geride bırakırken -3-
2005 kimimiz için iyi, kimimiz için kötü bir ...
Sami KOHEN
2005 notu: "İyi"
SONA ermekte olan 2005 senesini, Türkiye'nin ...
Faik ÖZTRAK
2006'nın en önemli ekonomik sorunu
Vatandaşların yaşam seviyesini gelişmiş ülkel...
Hasan PULUR
141, 142'den sonra 301 ve 305...
ANLAŞILAN şu "301 ve 305"inci maddelerle çok ...
Derya SAZAK
Şark ekspresi
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, TCK 301. madde...
Meral TAMER
Yaşar Kemal: Yücel Aşkın'a yapılan zulümdür
Dün sabahtan beri yine gözüm - kulağım televi...
Ece TEMELKURAN
Arızasız kadınlar
Kitle psikolojisinin kurbanı olduk herhalde. ...
Güngör URAS
Bazıları doları bazıları YTL'yi seviyor
Apartmanımızın otomatik kapı mekanizması bozu...
M. Ali BİRAND
Kürtçe yayının önemi büyük...
RTÜK'ün yaptığı açıklama çok önemli. Bugüne k...

© 2005 Milliyet