Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Güle güle eski yıl



Eskiden yeni yılla ilgili hazırlanan dergi kapaklarında yaşlı, uzun sakallı bir adam sayfanın sağına doğru giderken, sağdan da sola doğru yürüyen bir çocuk resmi çizilirdi. Yaşlının üzerine biten yıl, çocuğun üzerine de gelen yılın tarihi yazılır, altında da koca bir yazıyla "Hoş geldin yeni yıl!" yazısı olurdu. Bu öylesine klişeleşmeş bir görüntüydü ki, belki bir tarama yapsak böyle çizilmiş binden fazla illüstrasyon bulabiliriz.
* * *
Günümüzde artık çam kesilmiyor, ya da Noel için özel çam yetiştirenler, inançları doğrultusunda Noel'i kutlayanlar, genellikle genç çam ağaçlarını süslüyorlar. Gregoryanlar 6 Ocak'ta, Katolikler ve Ortodokslar da 24-25 Aralık gecesi Noel'lerini kutluyorlar. Elbette bu bilgileri okurlarımızdan ve onların gönderdikleri kartlardan biliyoruz. Noel'le yılbaşı kutlaması ayrı ayrı şeyler. Ama tüm dünyada yeni yılda çam süsleme, çam altına yeni yıl armağanları koyma geleneği öylesine yaygınlaştı ki, hemen hemen herkes yeni yılı bu anlayış içinde kutlamaya başladı. Bunu, İstanbul Tahtakale'de Çinden getirilen oyuncak, süs eşyaları satan mağazalara bakarak anlamak çok kolay. Plastikten yapılmış, katlanır, her boyda yapay çamlar, süsler; sarı çanlar, plastik defne yaprakları, yanıp sönen ışıklar öylesine her yanı sarmış ki, talebin çokluğundan mağazalar vitrinlerini yeni yıl ışıklı süsleriyle donatmakla kalmamış, Noel Baba'lı hediye paketleriyle her yanı bezemiş.
* * *
Öylesine bir simge biçimine dönüştü ki ışıklı çam ağaçları, artık dinsel bir olgu olmaktan çıktı, yeni yılla bütünleşti. Çocukların baskısı o denli etkin ki, yuvalar, özellikle özel ilköğretim okullarının bazı odaları çocukların birbirlerine aldıkları armağanlarla dolmuş. Tabii herkes yeni yıla ve kutlamasına aynı açıdan bakmıyor. Ama satılan tombalalara, çocuk dergilerinin yeni yıl sürprizli oyun ve oyuncaklarına bakınca, çocukların ortak istemleri şenlikli armağanlı kutlamalardan yana.
* * *
Miço dergisinin bir çizgi romanı var: "Çoklu Zekâlar." Boulet ve Mille Agnes'in ortak yaptıkları bir çalışma bu. Çizgi romanda iki karakter var. Bir kız ve bir oğlan. İkisi de çok akıllı; her şeye eleştirel bakan zıt, ama birbirinden ayrılmayan iki karakter. Miço'nun 219. sayısında yayımladığımız öykünün adı Noeloji, yani Noel-oji. Kahramanlarımız aralarında Noel'i tartışıyorlar. Birgiç olan, "Bugünkü konumuz Noel Baba ve ben sana onun var olmadığını kanıtlayacağım," diyor ve anlatmaya başlıyor: "Hepimizin aklında Kuzey Kutbu'nda yaşayan tonton bir ihtiyar imajı vardır. Geyiklerin çektiği kızakla gökyüzünde gezinen bir ihtiyar imajı... Birinci kanıtım: Bilimsel verilere dayanarak söylüyorum, geyikler uçamaz. İkinci kanıtım: Ortalama bir hediye paketi hacminin 6 desimetre küp olduğunu kabul edersek bu hediyelerin hepsini dünyanın her tarafına taşımak için çok büyük bir kızak gerekecektir. Üçüncü kanıt: Kuzey Kutbu ıssız ve soğuktur. Orada geyik yetiştirmek, hediye paketlerini hazırlayacak kişi bulmak olanaksızdır. Penguenler hediye paketi hazırlayamazlar. Zaten onlar ayakta bile zor duruyorlar. 'Peki, bu hediyeler nereden geliyor?' diye soracaksınız siz bana."
İşte burada çizgi romanın kahramanı Boulet (ki bu yazarın da adıdır), açıyor ağzını ve şöyle söylüyor: "Bu reklamcılık başarısıdır. Halkı tüketime iten üreticiler tarafından çıkarılmış bir oyundur; hepsi uydurma!" Boulet'nin konuşmaları bittikten sonra (kız) Agnes, Noel Baba'ya şöyle bir mektup yazıyor: "Sevgili Noel Baba, sevgili halkı tüketime iten üreticiler, bu yıl çok usluydum. Bu nedenle de sizlerden bir midilli atı, bir de rap konseri bileti istiyorum."
İşte bir Fransız çizgi romanı Noel'i böyle işliyor. Biz de yeni yılı, Türk şiirinde çok fazla örneği olmasa da, Rakım Çalapala'nın "Yeni Yıl" şiirinin son kıtasıyla kapatıyoruz.
"Çalışmak zorundasın / Bu yıl geçen yıldan çok / Artık kocaman oldun / Boş vakit geçirmek yok."
Herkese mutlu bir yeni yıl diliyorum.n

yural@milliyet.com.tr



CUMARTESİ
"Şarkı söylemesem dünyanın sonu olmazdı"
"İmkansız bir şey değil; kendimi MTV'de ödül alırken görmek istiyorum"
Yıl sonu indirimi
Son dakika hediyeleri
Eğlenmeye nereye gitsek?
2005'te en çok bu haberlere tıklandı
İlk yedi seansta 400 kişi
Ev partisi için geç kalmadınız
Oğlak burcu ve ünlüleri





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet