Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Alternatif yılbaşı

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Bütün dostlarınızı toplayın bu akşam. Geniş ailenizi. Yenileri, eskileri, uzaktakileri, yakındakileri. Birlikte olmak için can attıklarınızı. Sizi özleyenleri. Dikkat edin araya başkaları sızmasın yalnız.
Gecenin anlam ve önemine uygun ama abartılı olmayan bir sofra kurun. Otlar, mezeler, peynir çeşitleri. İçki var veya yok, farketmez. Geçin masanın etrafına, anılardan başlayın, bugüne gelin, sonra yaşlılığa kadar gidin.
* * *
Anlatılmamış hikayeler, okunmamış şiirler, gülünmemiş fıkralar da olsun. Herkes konuşsun, herkes gülsün, herkes anlatsın. Siyaseti ve futbolu boşverin. Bu gece, bütün yıl ihmal ettiğiniz konulara girin. Az dünyevi, çok keyifli.
Daha önce söylenmemişler de söylensin gerekirse. Sessizlik de olsun arada. Belki fonda muhabbeti bozmayacak uysal bir müzik. Dumansız bir ortam, ne tenha, ne de kalabalık. İnsanlar mütebessim. Televizyon açık ama sesi kapalı. Cep telefonları da öyle.
* * *
Kutlamalarınızı gündüzden halletmişsiniz zaten, geceye kalmamış. Mesaj çekmemişsiniz, aramışsınız. Kısa ama içten ve sıcak konuşmalar yapmışsınız. İyisiniz. Sizi arayan da mesaj çekenden çok. İyiki de öyle. O toplu gönderimli o yavan mesajlar yine geliyor ama hiç olmazsa bayramdaki kadar değil.
Küçük küçük hediyeler almışsınız. Size de hediyeler var. Belli ki emek vermişsiniz. Belli ki emek vermişler. Hediyeyi gösteren emek aslında. Her şeyde öyle değil mi zaten? Farkı yaratan özen, fark yarattığı sanılansa bedel. Hediye bahane, memnun etmek memnun ediyor insanı.
2005'in bilançosunu da boşverin şimdi. Hayat gibi bir yıldı işte.
* * *
İyiliği, kötülüğü, gidenleri, gelenleri, düşenleri, çıkanlarıyla. 2006 da böyle olmayacak mı? Siz zaten her dakika bilanço çıkartmıyor musunuz şu hayatta? Özetle söylemek gerekirse, saat 12'yi vurduğunda sarılmak istediklerinize sarılabiliyorsanız şahane bir yıl geçirmişiniz demektir. Gelen yıl da ümit vermektedir.
2006 için dilekler tutun siz yine de. Sözler verin, hatta hayaller kurun, mucizeler çağırın. Ama sabah hayat kaldığı yerden akmaya başladığında akışa teslim olmadan bir iki gün dayanmak bile zordur. Çok yılbaşı geçirmiş olanlar bilir, 31 Aralık'ın 30 Haziran'dan pek bir farkının olmadığını.
* * *
Yılbaşları olmaz işte, bir türlü tam olmaz. Zorlama olduğundan mıdır nedir, ya eksik kalır ya fazla gelir. Yine de insana iyi gelen bir tarafı vardır bu yeni yıl muhabbetinin. Belki de diğer 364 günün içinden 31 Aralık'a alternatif özel bir gün çıkarabilmeli insan. Kişiye özel bir yılbaşı günü. Herkesin böyle, anlamını hakkıyla taşıyabilen bir günü olmalı. Eksik bırakmayan bir günü. Tam istediği gibi bir günü.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Yılın son yazısı
Taşın zerafeti iç çamaşırda
Emeklilik hakkında her şey
Yaşlıların neyi varsa attılar
Alternatif yılbaşı
İzmir'in önünde yeni hedefler olmalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet