Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gönüldeki aslan


Matematikte çok bilinmeyenli denklem "kademeli" çözülür.
Yani... Önce bir "bilinmeyenle" başlanır. O çözüldüğünde sıra tek tek diğerlerine gelir. Yakın gelecek için siyasetin çok bilinmeyenli denkleminde "ilk çözüm" gerçekleşmiş sayılır. Ali Kırca'nın Siyaset Meydanı'nda Başbakan Erdoğan, "gönlünde yatan aslanın, Çankaya" olduğunu ortaya koydu.
Böylece... "Bir dönem daha başbakanlık yapıp Çankaya Köşkü'ne eşleri örtülü olmayan Devlet Bakanı Mehmet Aydın ya da Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ü gönderme" formülleri geçerliliğini yitirmiştir.
Siyasetin gerçekleri de zaten böyle fantezilerle örtüşmez. Şöyle ki...
.....................
- Öncelikle, Erdoğan'ın psikolojisini iyi okumak gerek. Erdoğan, yazgıları iki dudağının arasında olan bakanlarından birini cumhurbaşkanı seçtirecek ve onun arkasında yürüyecek. Randevu rica edecek, istemi -lütfen- kabul edilirse, görüşebilecek.
Gönderdiği kararnameler, yasalar bazen geri gönderilecek...
Erdoğan'ın doğası, bunu mümkünü yok kabullenemez.
Ayrıca... Bu sadece Erdoğan'ın değil, her siyasetçinin doğasına aykırı.
Özal ve Demirel, cumhurbaşkanı seçilirken başka bir adayı akıllarından geçirdiler mi?
"Anavatan'ı Özal'ın, DYP'yi de Demirel'in yarı yolda bırakmayacağı, o nedenle cumhurbaşkanı olmayacakları" gibi naif yorumlar yapılmıştı.
Özal ve Demirel, Çankaya'ya çıkarken arkalarına baktılar mı?
Erdoğan da AKP'ye bakmaz.
Sadece Ecevit, kendisi başbakanken Demirel'in yerine cumhurbaşkanı seçilmemiştir.
O da istemediğinden değil, yüksek eğitim diploması yoktu. Cumhurbaşkanı seçilmesi mümkün değildi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Sezer'i o nedenle seçtirtti.
Kısacası, Çankaya, "istemem, koy yan cebime" konumundadır.
- Siyasetin matematiği de Erdoğan'ın bir dönem başkasını aday göstermesine ve sonra cumhurbaşkanı seçilmesine aykırıdır.
7 yıl sonra AKP'nin cumhurbaşkanı seçecek ve "5+5" formülünü Anayasa'ya koydurtacak çoğunluğa sahip olacağının güvencesi ne?
.................
Zaten... Birkaç ay sonrasından başlayarak AKP örgütünden baskılar yoğunlaşır.
Ankara'ya "Genel başkanımız/başbakanımızın cumhurbaşkanı olmasını taban istiyor. Cumhurbaşkanı olmazsa, bunu nasıl anlatırız? AKP, kendi başbakanını, parti kurucusunu cumhurbaşkanı yapmaktan aciz mi?" mesajları bastırır.
Biz bu filmi daha önce 2 kez gördük.
Genel başkan/başbakan olarak Özal ve Demirel, grubu topladılar, cumhurbaşkanlığına adaylığını koymak için çok düşündüklerini ve sonunda bir dizi nedene, partilerinden ve vatandaştan yoğun baskı altında oldukları gerekçesini de ekleyerek bu şerefli görevi kabul etmeye karar verdiklerini açıkladılar.
"Bu son grup toplantımızdır. Artık kalbim sizlerle olsa da, Anayasa gereği tarafsız cumhurbaşkanı olarak hizmet vereceğim" diyerek bir de veda cümlesiyle, gözlerin dolduğu, alkıştan avuç içlerinin acıdığı dramatik toplantıyı noktaladılar. Çankaya'ya yürüdüler.
Erdoğan bunları iyi bilir.
..................
Denklemin ikinci bilinmeyeni, Türkiye'nin cumhurbaşkanı seçimini bu Meclis'le mi, yoksa 2006'da erken seçime giderek yeni Meclis'le mi yapacağıdır?
Erdoğan için güvencesi olan seçenek, bu Meclis tarafından seçilmektir.
Ama... Başta Kıbrıs Rum Kesimi'ne limanların açılması olmak üzere, AB ile ilişkiler, AKP'yi sıkıştırıyor.
Başörtüyle eğitimden tutunuz, seçim öncesi vaatler tutulmadığı için AKP tabanı rahatsız.
Genel ekonomideki iyi işaretler halka yansıyamadı. AKP kan kaybediyor.
Seçim uzarsa, AKP Meclis'te net bir çoğunluk bulamayabilir.
Bu Meclis tarafından seçilen ama başka bir iktidarla çalışmak zorunda kalacak cumhurbaşkanı olmak da var hesapta...
Sonuç...
Erdoğan, kendi iradesine bağlı olan bilinmeyeni çözdü ama kendi iradesi dışındaki bilinmeyenler hâlâ çözümsüz.
Ve... Cumhurbaşkanlığı hesaplarının "netameli" olduğunu da unutmayalım.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Temel gösterge
YENİ bir yıla girerken Türkiye'nin belli başl...
Çetin ALTAN
2005'in son günü...
Kendi hayat düzeyiyle de ilgili olarak, kendi...
Melih AŞIK
10 milyarlık çizgi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Evrensel gazetesin...
Fikret BİLA
Kıvrıkoğlu: "Sorun TSK değil, AB'nin çifte tutumu"
Foreign Affairs dergisinde yer alan "Türk Ord...
Hasan CEMAL
2006'da istikrar!
Hangisi? İyimser mi? Karamsar mı? Yoksa gerçe...
Güneri CIVAOĞLU
Gönüldeki aslan
Matematikte çok bilinmeyenli denklem "kademel...
Can Dündar
Seviye testi
Turgut Özal, bir gün partisinin Meclis grubu...
Abbas GÜÇLÜ
Aydın Doğan, yeni üniversiteler ve Rektör Aşkın
Patronumu sevdiğimi daha önce dile getirmişti...
Semih İDİZ
TSK hakkındaki ezberi bozan bir araştırma
Son yazımda 2006'nın Türk-AB ilişkileri açısı...
Hasan PULUR
Biz bize benzeriz, ama...
BİR zamanlar Cumhuriyet bayramlarında sokakla...
Derya SAZAK
Örnek okullar
Yılın son etkinliğinde Üsküdar Örnek Mahalles...
Meral TAMER
Yaşar Kemal'in uzattığı zeytin dalı
169 imzalı son Aydınlar Bildirisi'nde Orhan P...
Tamer HEPER
2006'ya hazır mısınız?
Bu gece yeni bir yıla gireceğiz. Gündeme şöyl...
Yaman TÖRÜNER
Geçen yıl kimler mutluydu?
Bir yılı daha geride bıraktık. Yirmi birinci ...
Güngör URAS
Woody İstanbul'a geldi
Woody, perşembe akşamı İstanbul'da. Lütfi Kır...
M. Ali BİRAND
Çok güzel bir yıl geçirdik
2005, son yıllarda pek görmediğimiz, pek alış...

© 2005 Milliyet