|
 |
|
|
Yaşar Kemal'in uzattığı zeytin dalı
169 imzalı son Aydınlar Bildirisi'nde Orhan Pamuk'un yanı sıra Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın da yer alması için uğraşanlar oldu. Başaramayınca da kimisi imzalamayı reddetti, kimisi de gönülsüz imza verdi. Bu arada "Hiç değilse bildiri Orhan Pamuk'la başlamasa..." diye ricalar da dile getirildi.
Ben bu bildiriyle ilgili ilk eleştirileri, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin ağırlıkta olduğu özel bir davette duydum. 2 dava da aynı haftaya denk düştüğü için hem Orhan Pamuk, hem de Yücel Aşkın'ın yer aldığı bir bildirinin, toplumun daha geniş kesimini kucaklayan, daha etkili bir ses olacağı serzenişleri dile getirildi.
Önceki gün Prof. Aşkın'la ilgili kararı beklediğimiz sıkıntılı saatlerde Yaşar Kemal'i arayıp da Aşkın'ın adının bildiriden çıkarıldığını söylediğimde "Haberim yoktu, ayıp etmişler" yanıtını aldım. Ünlü yazar, Aşkın'la ilgili bir bildirinin altına imza atmaya da hazırdı...
Çalışlar ne diyor?
Dün sabah bildirinin mimarı Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar aradı. "Bu bildiriyi ben hazırladım. Yücel Aşkın'ın adı bildirinin ilk halinde varmış da sonradan çıkartılmış diye bir şey söz konusu değil. Aşkın'ın adı baştan beri bildiriye hiç konmadı. Bu yönde sözlü birkaç talep olmuştur" dedi.
Oysa dün gerek bildiriye imza atan, gerekse atmayı reddedenlerden gelen telefonlardan anlıyorum ki, "Aşkın da yer alsın" diye ısrar eden imza sahibi "birkaç tane"den fazla...
Köşesinde Aşkın'la ilgili 8 tane yazı yazdığını, Şemdinli - Yüksekova'ya gittiklerinde Van'da rektörü de hastanede ziyaret ettiklerini kaydeden Çalışlar, bu bildirinin çok spesifik bir amacı olduğunu belirtti:
"Bildiri, Türk Ceza Kanunu'nun 301. ve 305. maddelerinin bir an önce kaldırılması ve bu maddelerden açılan davaların durdurulması içindi. Orhan Pamuk davası, 6 - 7 Eylül sergisi ve Ermeni Konferansı'nda yaşanan fiziki saldırıları, demokratikleşme sürecimize vahim bir müdahale olarak gördüğümüz için ses verdik" dedi.
Çok da iyi etmişler. Aklı başında herkes, 3 olayda da kaba saldırıyı ancak kınayabilir.
Aşkın'a bildiri yok
Ama öte yanda 76 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen, hatta yurtdışına çıkış yasağı bile kaldırılan rektör Aşkın'ın başına gelenler de, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine vahim bir müdahale olmuyor mu?
Bu sorum üzerine Çalışlar, Prof. Aşkın için de ayrı bir bildiri hazırlanırsa imzalayabileceğini bildirdi.
Keşke böyle bir bildiri, bugüne kadar imzaya açılmış olsaydı... Çünkü ortada öyle bir görüntü var ki, bir tarafta "Kemalistler", diğer tarafta "Orhan Pamukçular"... Aydın diye tanımladıklarımız arasındaki bu keskin kırılmanın bir biçimde yok olması, aydının daha kucaklayıcı olması gerekmiyor mu?
Yaşar Kemal'in köşeme yaptığı açıklama, pek çok okurum tarafından büyük alkış aldı. Umarım usta yazarın bu demeci, bir tarafın diğerini "Sadece Türkiye'ye küfredenleri desteklemek"le suçladığı, diğer tarafın da ötekini "Derin devletin adamıysa sahip çıkmak bize düşmez" diye elinin tersiyle ittiği dönemi geride bırakmamız için bir başlangıç olur.
2006'nın, siyaset üstü insan hakları mücadelesi için elele verebileceğimiz bir yıl olması dileğiyle...
Ölümü en çok o gün hissettim
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|