Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yazı dilden anlamalıdır


Yılbaşı gazetelerini okuyunca bir kez daha fark ettim ki, medyadan geniş kitlelere seslenmenin önemli bir zorluğu var.
Bir ölü evine taziyeye gitseniz, acıyı paylaşan bir hicranla selamlarsınız evdekileri...
Yılbaşı eğlencesine sere serpe coşkuyla gidersiniz.
Hasta ziyaretinin halet-i ruhiyesi başka; maç hezimetininki başkadır.
* * *
Lakin tek başınıza bir odada oturmuş yorum yazıyorsanız, stüdyoda TV ekranında ya da radyo mikrofonunda sohbet ediyorsanız, hangi eve, hangi koşullarda girdiğinizi bilemezsiniz.
"Okur", "dinleyici" ya da "seyirci" denilen kitle, tanımadan yazıştığınız bir mektup arkadaşı gibidir.
Ne halde olduğunu, sizi hangi koşullarda okuduğunu, dinlerken zihninde neler uçuştuğunu bilemezsiniz.
Ve böyleyken boşluğa bıraktığınız sözcükler, kimi zaman tam onun ruh haline denk düşer, yüreğinden fetheder; çoğu zaman ise nece olduğunu bile kestiremediği yabancı bir lisanmış gibi yabancı düşer, hatta gücüne gider.
* * *
Bir hastane odasının refakatçi sandalyesinde, iniltilerle sabahlamışsınızdır. Uykusuzluktan mor halkalarla harelenmiş gözlerle nihayet güneşe kavuşmuşken radyodaki pür neşe ses, sahte bir işveyle "Hadi, tembellik etme, kalk artık" diye dürtükler.
Gece sel basmış bir evi süpürenlerin ekranında cömert dekolteli sunucu bu yılın herkese huzur getireceğine dair kehanetler döktürür.
31 Aralık gecesini kuytudaki bankamatik kulübesinde geçiren berduş, zemine serdiği gazetede, yılbaşı partisinden sonraki sabah ayılmak için önerilen reçeteleri okur.
Okurlarınıza, sevdikleriyle upuzun bir ömür dileyen satırlarınız, gider, önceki gece babasını yitirmiş birini vurur.
Sevdalısından yeni ayrılmış kadın, spikerin "Hadi saat 12... şimdi sokulun birbirinize" diyen sesiyle kahrolur.
* * *
Ekranda, mikrofonda konuşan, elde kalem yorum yazan insan, aslında yankı tepesine çıkmış, uçsuz bucaksız bir ovaya sesini bırakmıştır.
Anlattığı kendisidir.
Sabahları tembellikten kalkamayan da odur;
yılbaşı ertesi midesinde kramplarla uyanan da...
sevdikleriyle upuzun bir ömür arzulayan da...
az sonra sevdalısının koynuna sokulacak olan da...
Lakin bir refakatçi sandalyesinde sabahlamamışsa hiç;
evini bir gece yarısı sular içinde bulmamışsa;
modern bankamatik kulübelerinin geceleri ne işe yaradığına kafa yormamışsa;
çok yakın birini yitirmemiş ya da ölesiye sevdiğinden bir anda kopup alabora olmamışsa, sadece kendi bildiği dilden çalıp söyler kalemi...
* * *
Oysa bu anlamda "çok dil" bilmelidir kalem erbabı...
Daha demin morgda evladının cesedini teşhis etmiş bir babanın dilinden anlamalıdır.
Tecritte bir müebbedin terk edilmişliğini kelimeye dökebilmelidir.
Reklamlar hep bir ağızdan alışveriş seferberliği ilan etmişken o, haciz yemiş bir biçarenin yardımına koşabilmeli, onu çıktığı tabureden indirebilmelidir.
Gazetede yazanın, televizyonda, radyoda konuşanın, geniş bir ovaya bıraktığı sesinin, morga, zindana, hasta yatağına, taziye evine, intihar taburesine de uzandığını bilme yükümlülüğü, sorumluluğu vardır.
Yazı, ancak o zaman zalimler için iddianame, mazlumlar için barınak, yaralılar için merhem olabilir.
Eski itibarına kavuşabilir.

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
2006 ve sonrası
2006 ve sonrasındaki yıllarımızı etkileyecek ...
Çetin ALTAN
"...Caka işleri yapılır"
Bostancı'da yeni bir sınai sitesi açıldı. Biz...
Can Dündar
Yazı dilden anlamalıdır
Yılbaşı gazetelerini okuyunca bir kez daha f...
Semih İDİZ
AB'nin ne olduğunu bu yıl daha iyi anlayacağız
AB perspektifi bir yandan daha yüksek bir yaş...
Faik ÖZTRAK
Dış ticaret açığı revizyonlarla düzeliyor
Geçtiğimiz yılın son işgününde kasım ayı dış ...
Hasan PULUR
Maksat "Fener"in yolunu kesmekse...
DİYELİM, Fenerbahçeli futbolcu İsviçre milli ...
Yaman TÖRÜNER
Başbakan bu yıl ekonomi için ne yapmalı?
Ekonomi için yapılacak en önemli icraat, siya...
Osman ULAGAY
Yaşam tarzı kavgaları ve ekonomi
Geçen Cuma akşamı Levent'in ara sokaklarında,...
Güngör URAS
Yabancılar ne var ne yok alıyor (Biz de satıyoruz)
Geçen yılın özelliği, yabancıların 'ne var ne...

© 2006 Milliyet