Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'nin ne olduğunu bu yıl daha iyi anlayacağız


AB perspektifi bir yandan daha yüksek bir yaşam standardı vaat ederken, diğer yandan Cumhuriyet'in bazı temel paradigmalarını tartışmaya açmış bulunuyor. Bu ikilemden kaynaklanan sıkıntıları 2005'te açık açık yaşadık. Bu sıkıntıların 2006'da artarak, Avrupa ile periyodik krizler yaşamamıza yol açacağını tahmin etmek ise güç değil.
Örneğin, mahiyetini anlamadan "TCK reformu"na onay veren AB, 301'in seri şekilde uygulanmasıyla neyin ne olduğunu gördü ve bu maddenin iptalini istiyor. Türkiye'deki AB karşıtları da, haliyle, "Türklüğe hakaretin serbest bırakılmasını istiyorlar" serzenişinde bulunuyorlar .

Ankara ve 'özel ilişki'...
Aslında haklılar da. Çünkü AB, sonuçta, "fikir özgürlüğü kapsamında 'İngilizliğe' ve 'Almanlığa' ne kadar hakaret edilebiliyorsa, 'Türklüğe' de o kadar hakaret edilebilmeli" diyor. Bu ise, mevcut akıl yapısıyla, Türkiye'de kolay hazmedilebilecek bir şey değil.
Onun için, 2006 aynı zamanda, AB üyeliğinin ne anlama geldiği konusunun daha iyi anlaşılacağı ve bazı hayallerden de belki vazgeçileceği bir yıl olacaktır. Daha açık konuşmak gerekirse, 2006, Ankara'nın, başkaları telaffuz ettiğinde kızdığı, "özel ilişki" formülünü şu veya bu şekilde kendisi telaffuz etmeye başladığı yıl da olabilir.
Kendilerini "ulusalcı" diye tanımlayan çevrelerin sık sık dile getirdikleri "AB özel koşullarımızı hesaba katmalı" yaklaşımının içinde gömülü olan da zaten budur. AB'nin buna karşılık söylediği ise şudur: "Temel ilkeler konusunda kimsenin özel koşulunu hesaba katmak zorunda değiliz, bu örgüte katılmak isteyenler de AB'nin koşullarına uymak zorundalar."
Bu konudaki kafa karışıklığımızı, eski Genelkurmay Başkanımız Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun önceki gün Fikret Bila'ya söylediklerinde de görüyoruz. Sayın Kıvrıkoğlu, "AB, başka ülkelere koşmadığı koşulları Türkiye'ye koşuyor... Sanki AB emrediyor ve bu yerine getiriliyor gibi bir izlenim var" demiş. Oysa her şey ortada.

Çoklu standart!
AB, her aday ülke için ortaya farklı koşullar koymuştur. Macaristan'a "Önce Romanya ile azınlık sorunlarını halledeceksin", Romanya ve Bulgaristan'a (ki hâlâ diyor) "Kronik yolsuzluğun üstesinden geleceksin" Hırvatistan'a ise, "Onu ulusal kahraman olarak görebilirsiniz ama bizim için caninin tekidir. Onun için General Ante Gotovina'nın Lahey'e teslim edilmesine yardımcı olacaksınız" demiştir (ve bu da olmuştur).
AB aynı zamanda, üye olmasına rağmen, Avusturya'nın iç işlerine bodoslama dalarak, seçimleri kazanmış olan aşırı sağcı Jörg Haider'in iktidar koltuğuna oturmasını engellemiştir. Kısacası, AB hiçbir adaya veya üyeye karşı tek tip bir şablon uygulamamıştır. Uyguladığı ise, Hilmi Paşa'nın söylediği gibi, "çifte standart" değil, "çoklu standarttır."
Buna karşın, AB'yi güden ve herkesçe uyulması istenen temel siyasi ilkelerde genel bir "parite"nin söz konusu olduğunu da görüyoruz. Esas mesele, "değişmeyeceği" ısrarla söylenen Türkiye'deki düzeninin bu pariteye uyulmasına el verip vermediği sorusudur. 2006'da bunu daha iyi anlayacağız.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
2006 ve sonrası
2006 ve sonrasındaki yıllarımızı etkileyecek ...
Çetin ALTAN
"...Caka işleri yapılır"
Bostancı'da yeni bir sınai sitesi açıldı. Biz...
Can Dündar
Yazı dilden anlamalıdır
Yılbaşı gazetelerini okuyunca bir kez daha f...
Semih İDİZ
AB'nin ne olduğunu bu yıl daha iyi anlayacağız
AB perspektifi bir yandan daha yüksek bir yaş...
Faik ÖZTRAK
Dış ticaret açığı revizyonlarla düzeliyor
Geçtiğimiz yılın son işgününde kasım ayı dış ...
Hasan PULUR
Maksat "Fener"in yolunu kesmekse...
DİYELİM, Fenerbahçeli futbolcu İsviçre milli ...
Yaman TÖRÜNER
Başbakan bu yıl ekonomi için ne yapmalı?
Ekonomi için yapılacak en önemli icraat, siya...
Osman ULAGAY
Yaşam tarzı kavgaları ve ekonomi
Geçen Cuma akşamı Levent'in ara sokaklarında,...
Güngör URAS
Yabancılar ne var ne yok alıyor (Biz de satıyoruz)
Geçen yılın özelliği, yabancıların 'ne var ne...

© 2006 Milliyet