Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ocak 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kopenhag "..." ölçütü


Paris/Orly Havalimanı'nda yaşanan bir "3 nokta" olayı... İstanbul'dan gelen uçaktan valizler bekleniyor.
Döner şerit etrafında 100'ü aşkın yolcu. Arka şeritte de en az bir o kadar...
Yurdum insanı otuz yaşlarında bir adam (!!) sigarasını yaktı, fosur fosur içiyor. Oysa, yasak...
Herkes ona ters ters bakmakta.
Fransızlar aralarında konuşuyor:
"- Şuna bak, 'SİGARA İÇMEK YASAKTIR' yazısını göre göre içiyor.
- Polise şikâyet edelim."
Türk yolculardan da "Allah Allah, hiç aldırmıyor" gibi mırıltılar...
İşin büyüyeceğini hissediyorum. Yanına yaklaşıp usulca uyarıyorum:
"Bey kardeşim... Burada sigara içmek yasak."
Cevabı "Biliyorum" oluyor.
"Ya sabır" çekip, "Söndürmeyecek misiniz?" diye soruyorum.
"Bitince söndüreceğim" cevabını veriyor. Sigarasından derin bir nefes alıp, üflüyor.
"Ama herkesi rahatsız ediyorsunuz" diyorum.
Bu kez cevabı daha da ilginç: "N'apıyım?.. İçmezsem de ben rahatsız oluyorum."
Bu arada valizler geliyor.
Bana ve etrafına dönerek söylenmeye devam ediyor: "Bu kadar büyütecek ne yaptık? Adam mı yaraladık, adam öldürüp de katil mi olduk? Bir sigara içtik o kadar."
Gurbetçi olduğunu tahmin ettiğim daha yaşlıca bir yolcu, kolundan tutup, tam karşısındaki kolona yapıştırılmış yazıyı parmağıyla gösteriyor:
"Bak kardeş, burada ne yazıyor... Fransızca bilmiyorsan tercüme edeyim. 'SİGARA İÇMEK YASAKTIR' diyor."
Bizimki hiç oralı değil.
"Biz de Fransızcayı senin kadar biliyoruz. Ben Fransa'da doğdum, büyüdüm."
Neredeyse azarlıyor: "Kesin artık. Yasaksa yasak. Cezamız neyse ihbar edersiniz, öderiz. Paramız yok değil ya!"
Ve... "Bu tür medeniyetsiz davranışlar, AB ile önümüzdeki en büyük engel" söylemiyle çileden çıkıyor.
Vay efendim vay... Son günlerin deyimiyle "3 noktalık" tepkiler veriyor.
Meğer bütün bunları yaparken, söylerken kendini gerçekten "medeni" zannedermiş.
Galiba gerçek de bu.
Türkiye'nin sorunu, "uygar olmadıkları halde kendilerini uygar sananlar..."
Oysa günlük yaşamı sürdürecek kadar bulunduğu ülkenin dilini, örneğin "SİGARA İÇMEK YASAKTIR" yazısının anlamını bilmek, ama, "Yasaksa, cezasını öderiz, paramız yok değil ya" diyebilmek, kişiyi uygarlık basamaklarında yükseltmez, ancak merdiven altında bırakır.
......................
Türkiye'nin AB yolculuğunda son durak, üye ülkelerde tek tek yapılacak olan "halkoylamaları..."
Son kararı, Türkiye'nin tam üye olması için kafalardaki "Türk" izlenimleri verdirtecek.
O nedenle, Avrupa ülkeleri kamuoylarında çizilecek Türkiye imajı önemli.
Bu izlenimleri ise, sadece Türkiye'nin yaptığı lobi çalışmaları, turizmi, yazarları, çizerleri, ressamları, müzisyenleri değil, Avrupa'daki insanlarımız da oluşturuyorlar/oluşturacaklar.
Herkes aslında "Türkiye'nin tanıtım elçisi..."
Havaalanındaki yurttaşı işte o nedenle yansıttım.
Türkçe olarak Türklere "3 nokta" diklenmesi hiç önemli değil.
Üstünden geçilir. Unutulur.
Fakat orada tavırlarını, konuşmalarını izleyen yabancılar da vardı.
Diğer yolcu Türklerden "sözlerinin tercümesini" istiyorlardı.
Kim bilir her gün böyle kaç örnek yaşanıyor?
......................
Yurttaşların konuşmalarında, davranışlarında kendilerine "örnek" aldıkları kişilikler özenli olmalılar.
Türkiye'nin en üst düzey politikacıları, liderleri birbirleriyle "3 noktalı" üslup düzeyinde tartışırlarsa, bunun, topluma işte böyle yansıyacağı bir gerçek.
Onlara "argo konuşmak" eleştirisi yöneltilirken, aslında, hadisenin bu sosyal boyutu daha önemli.
Büyüklerden sonra çocuklar da "3 noktalı" üsluba özenebilirler. "Çok kültürlü" derken "çok noktalı toplum" oluruz. Kopenhag kültür kriterlerinde "noktaları kaldırmak" da yer alır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İç göç, tehdit ve fırsat
MİLLİ Güvenlik Kurulu'nun iç göç meselesini i...
Melih AŞIK
Kimliğini görelim
Bir anayasa hukukçusu olan Cumhurbaşkanı Ahme...
Fikret BİLA
Baykal: Aslan yatağına tilki yakışmaz
Siyaset gündemine hayvanlarla ilgili özdeyişl...
Hasan CEMAL
Dikensiz gül bahçesi!
Solun siyaset yapma tarzı... Solda slogan şeh...
Güneri CIVAOĞLU
Kopenhag "..." ölçütü
Paris/Orly Havalimanı'nda yaşanan bir "3 nokt...
Can Dündar
Genelev referandumunda benim oyum
Ben çocukken anneannemin evi Ankara'da İsmet...
Abbas GÜÇLÜ
Hani bilişim çağını yakalayacaktık?
Başbakan Erdoğan'ın en büyük özlemlerinden bi...
Hurşit GÜNEŞ
2006'ya bakış: Önce dünya
2005 yılından ayrıldık. Ve yeni bir yıla, 200...
Derya SAZAK
Özel Harpçiler
Kemal Yamak Paşa'nın Doğan Kitap tarafından y...
Meral TAMER
Adalet Ağaoğlu: "Hem karşıydım, hem imzaladım"
Aydınlar Bildirisi'ne ilişkin son tartışmalar...
Güngör URAS
Rusya Ukrayna'nın gazını kesmekte haklı
Doğalgaz satışı şimdilerde Rusya'nın en öneml...
Serpil YILMAZ
Ukrayna Türkiye'nin doğalgazını çalar mı?
Rusya ile Ukrayna "1 Ocak 2006" krizi çıkardı...
M. Ali BİRAND
Bu yıl en çok, tek bir soru sorulacak
Bugünden itibaren yıl içinde, bir soru sorula...

© 2006 Milliyet