Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ocak 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Bu yıl en çok, tek bir soru sorulacak


Bugünden itibaren yıl içinde, bir soru sorulacak: Erken seçim var mı?
Aslında bir süredir tartışılıyor, tahminler yapılıyor, çeşitli senaryolar üretiliyor. Ancak, hesaplar çok karışık. Olaya neresinden baktığınıza bağlı.
"Erken seçim olacaktır" diyenler 10 gerekçe sayıyorlar. Herbiri çok doğru ve mantıklı.
"Erken seçim olmayacak ve normal süresinde 2007'de gerçekleşecek" diyenler de 10 gerekçe sayıyorlar. Bunlarında herbiri son derece doğru ve mantıklı...
Anlayacağınız herşey, bu kararı verecek olan, Erdoğan'ın iç hesaplarına bağlı.
Başbakan neyin hesaplarını yapıyor? Hangi konuya öncelik veriyor? Nereye gitmek istiyor?
Başbakan, ya en yakın bulduğu 1-2 kişiyle, belki de tek başına hesabını yapıp kararını verecek. O ana kadar da, kimsenin tahminine güvenmeyin.
Benim senaryomu merak ediyorsanız, söyleyeyim:
Başbakan, özellikle ekonomik verilere bakacaktır. İşsizlik düşerse, insanların cebine daha fazla para girerse, fazla uzatmadan yeni bir 4-5 yıllık zaman kazanmak için sandığa gidebilir. Veya 2007'de işlerin daha zorlanacağını görürse, etrafta halen ılımlı bir hava esmesinden yararlanmak isteyebilir.
Tabii bizler siyasetçi olmadığımız için salt mantık hesapları yapıyoruz. Özellikle iktidardaki siyasilerin farklı bir mantıkları, farklı bakışları vardır. Bizim gibi düşünmezler. Bundan dolayı da, biz senaryolar yazacak ve konuşacağız, onlar karar alacaklar.

* * *

EKONOMİYE BOL PARA GİRECEK
Önümüzdeki 12 ay ile ilgili tahminlerin arasında en olumlu görünen, ekonomi ve yabancı yatırımlarla ilgili veriler.
Cari açığın giderek büyümesinin yarattığı soru işaretlerinin dışında tüm göstergeler, borsanın 40 bin çıtasını geçeceği, sıcak para girişinin süreceği ve en önemlisi yabancı yatırım akışının daha da artacağı yönünde.
Özellikle dış mali çevreler, geçen yıl büyük firmaların büyük özelleştirmelere katıldıklarını, ancak bundan sonra asıl orta büyüklükteki Avrupalı firmaların devreye gireceklerine dikkat çekiyorlar.
"Küçük ve orta boydaki yabancı firmalar, büyüklerden daha ürkek hareket ederler. Bundan dolayı şimdiye kadar Türkiye'yi hep izlemekle zaman harcadılar. 2006'dan itibaren yatırıma girecekler" diyen, bir Yabancı bankanın 10 milyar dolarlık portföyünü yönlendiren yetkili, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer Türkiye ekonomik reformlarını aynen sürdürse, 2006-2010 döneminde büyük para girdileriyle karşılaşacaktır. Ancak bunun tek koşulu, siyasi ve ekonomik istikrarın devam ettirilmesidir".
Zaten bizim de en büyük kaygımız bu değil mi?
Bundan dolayı, erken seçim tartışmaları ile ekonominin nabzı orantılı şekilde artıyor.

* * *

AB İLE MÜZAKERELER BAŞLAYACAK MI?
2006'ya damgasını "AB ile müzakereler başlayacak mı, yoksa başlamadan ertelemelere mi gidilecek?" sorusu vuracak.
Bu sorunun sorulması için çok neden var.
Herşeyin başında, AB üyelerinin önemli bir bölümünün Türkiye'nin tam üyeliğine hala ters bakmaları geliyor. Hala içlerine sindiremiyorlar. Tabii durum böyle olunca da, Ankara'nın en ufak yanlış adımı dahi sorun yapılıyor. Türkiye, sürekli eleştiriliyor, sürekli şekilde hırpalanıyor. Müzakereleri ertelemek için fırsatlar aranıyor. Bu ortam da, ister istemez Türk kamuoyunda soğuk rüzgarların esmesine neden oluyor.
Öte yandan, Türkiye'de AB'ye direnen güçlerde ellerinden geleni ardlarına bırakmıyorlar. Orhan Pamuk, Joos Lagendjk, Hırant Dink davaları ve Ermeni konferansını engelleme girişimleri, Türkiye'nin imajını zedelemeye yetiyor da artıyor bile...
Nihayet, diğer bir sorun da Kıbrıs.
Türkiye'nin Rum gemilerine limanlarını açmaya söz vermesinin yarattığı gerilim ve AB'nin KKTC'yi izolasyondan kurtarma yönünde hiçbir adım atmaması, Kıbrıs'ı AB'ye giden yoldaki en önemli engel konumuna sokuyor.

HERŞEYE RAĞMEN MÜZAKERELER BAŞLAYACAK
Ben, Türkiye-AB müzakerelerinin, herşeye rağmen önümüzdeki 1-2 ay içinde başlayacağı görüşündeyim. Belki en basit konularla yola çıkılacak, ancak yine de masaya oturulacak. Sonrasında kavga çıkabilir. Kıbrıs veya Türkiye'deki ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmaması durumunda duraklamalar yaşanabilir. Ancak, bir askıya alma durumu beklemiyorum.
Yine de tekrar edeyim: Burası Türkiye'dir. Hiçbirşey belli olmaz.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
İç göç, tehdit ve fırsat
MİLLİ Güvenlik Kurulu'nun iç göç meselesini i...
Melih AŞIK
Kimliğini görelim
Bir anayasa hukukçusu olan Cumhurbaşkanı Ahme...
Fikret BİLA
Baykal: Aslan yatağına tilki yakışmaz
Siyaset gündemine hayvanlarla ilgili özdeyişl...
Hasan CEMAL
Dikensiz gül bahçesi!
Solun siyaset yapma tarzı... Solda slogan şeh...
Güneri CIVAOĞLU
Kopenhag "..." ölçütü
Paris/Orly Havalimanı'nda yaşanan bir "3 nokt...
Can Dündar
Genelev referandumunda benim oyum
Ben çocukken anneannemin evi Ankara'da İsmet...
Abbas GÜÇLÜ
Hani bilişim çağını yakalayacaktık?
Başbakan Erdoğan'ın en büyük özlemlerinden bi...
Hurşit GÜNEŞ
2006'ya bakış: Önce dünya
2005 yılından ayrıldık. Ve yeni bir yıla, 200...
Derya SAZAK
Özel Harpçiler
Kemal Yamak Paşa'nın Doğan Kitap tarafından y...
Meral TAMER
Adalet Ağaoğlu: "Hem karşıydım, hem imzaladım"
Aydınlar Bildirisi'ne ilişkin son tartışmalar...
Güngör URAS
Rusya Ukrayna'nın gazını kesmekte haklı
Doğalgaz satışı şimdilerde Rusya'nın en öneml...
Serpil YILMAZ
Ukrayna Türkiye'nin doğalgazını çalar mı?
Rusya ile Ukrayna "1 Ocak 2006" krizi çıkardı...
M. Ali BİRAND
Bu yıl en çok, tek bir soru sorulacak
Bugünden itibaren yıl içinde, bir soru sorula...

© 2006 Milliyet