Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ocak 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orson Welles ile mülakat

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Yeni seneye, Orson Welles'le başlayalım istedik. Efsane şarkının satır aralarında, acaba duyduğumuzdan fazlası var mı?
* I know what it is to be young/Ben genç olmanın ne olduğunu biliyorum; But you don't know what it is to be old/Fakat sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun... Daha ne olsun?
* * *
- Çok sigara içiyordunuz ve müthiş karizmatik bir sese sahiptiniz. 1939'da bir radyo programı yaptınız ve Amerika sokağa döküldü. Şarkı söylediniz, çizgi filmlerde bile seslendirme yaptınız. Amacınızın şarkı söylemekten çok, sesinizle insanları kendinden geçirmek olduğu söylenir... Şarkı söylemek değildi sanki; Melodik bir konuşma yapıyordunuz, doğru mu efendim?
* Bir gün, sen de aynı şeyleri söylüyor olacaksın... Ne söylediğiniz, her zaman o kadar da önemli değildir. Çoğu kez nasıl söylediğinizi daha çok önemserler. İşte gençler, "tavır" konusunda çuvallıyorlar.
* * *
- Sinemadaki öykünüz mü bir şarkıdır, yoksa bu şarkı mı başlı başına bir hikâye? Çocukluğunuz topaçla değil piyanoyla geçti. 1934'te ilk defa seyirci önüne çıktınız. 1941'deki Yurttaş Kane, çektiğiniz ilk profesyonel film. 25 yaşında çıkarttığınız bu iş "Yüzyılın en önemli filmi" diye anılır ki, Oscar da aldınız. Şangaylı Kadın'da eşinizle, Rita'yla oynadınız. 1978'deki Othello... Sinema tarihindeki en başarılı uyarlama sayılıyor... En çok istediğiniz şeyi gerçekleştiremeden öldünüz; "Don Kişot"u çekmek... Sanatçı kumaşınız, el attığınız her işte kendini belli etti. Size "Sinemanın Shakespeare'ı denilmesi, sorunun doğru cevabı mıdır?
* Zaman geçip gidiyor ve bu hikâye anlatılıyor/Birçok soru sordum Karşılaştığım akıllı adamlara.../Bütün cevapları henüz kimse bulamamış...
* * *
- Sinema eleştirmenleri tarafından bu kadar çok eleştirilmeseydiniz, belki de daha az bilinen biri olacaktınız.
* Hatırlanacak günler olacak/Gözyaşı ve kahkahalarla dolu...
- Küçük yaşta edindiğiniz entellektüel birikimi sanatınızla konuşturmuş ve sinemada yepyeni kapılar açmış olmanıza rağmen, yaşadığınız çağa fazla geldiğiniz ve hep yalnız kaldığınız söylenir... Dönemin koşullarına ve anlayışına göre çok yenilikçiydiniz ve ne izleyiciler ne de sinema ustaları bir türlü benimseyemediler sizi... Kısacası, düzen adamı olmadınız ve genele göre tuhaf kaçtığınız için fazla sevilemediniz. Yapımcılar da izleyenler de, "Şaşıralım mı, izleyelim mi, yoksa nefret mi edelim?" diye sordular kendilerine... Çevrenize hep iki beden büyük geldiniz ve insanların tepkisini topladınız. "Gelecekte yaşamanıza rağmen, şarkınız biraz da geçmişe övgüdür." Bu zarif çelişkiyi çözmek bize mi düşüyor?
* Yazdan sonra kış gelir.../Yıllar böylece geçer/Öyleyse dostum, gel beraber müzik yapalım.../Sen bana yenisini söylerken ben eskisini çalacağım/Zamanla, senin gençlik günlerin geçerken./Zamanını seninle paylaşanlar olacak...

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Orson Welles ile mülakat
Ani kesintiler ne zaman bitecek
Suçlu belediye başkanları mı?
İstikrar ve uyum





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet