Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ocak 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Levent'te intihara teşebbüs görüntüleri


Pazartesi günü öğleyi geçe saat 14 suları... Şişli'den Etiler'e, oradan da Levent'e geçiyoruz... Caddelerde sağlı sollu, yılbaşı coşkusuyla alabildiğine süslenmiş çeşit çeşit mağazalar, sıram sıram albenili vitrinler, son model araba galerileri, azmanlaşmış yapılar, lüks lokantalar, aralara sıkışmış köfteci dükkânları...
Uzun uzun yanan kırmızı trafik lambaları... Peş peşe gitmeye çalışan arabalar, otobüsler, minibüsler...
***
Upuzun bir yapının, penceresiz yan duvarında tepeden aşağıya inen, "Hababam Sınıfı"nın dev reklamı...
Ah ne kadar isterdim Rıfat Ilgaz'ın da o dev reklamı görmesini...
Ankara'nın, Hitler Almanyası'yla ilişkileri ısıttığı bir sırada, "Sınıf" adlı bir şiir kitabı yazdığı için, az yatmamıştı içeride...
Ne kadar burjuvalaşmaya çalışsa, "okuma-yazma" birikimlerinden yoksun olan, köylü ağırlıklı Şark ülkelerinde; kendi içinden tomurcuklanmış "değerler"e karşı, sıra dışına çıkmış disiplinsiz bir nefere duyulan öfke vardır.
- Ne demek ulan "sınıf"tan söz eden şiirler yazmak; sen önce vatanını sevsene...
***
Vatanını sevenler için çok da gerekli değildir, kendi anadillerinin bahçelerinde açmış şebboylara, yıldızlara, karanfillere, aslanağızlarına özel bir hayranlıkla bakmak, tadına varabilmek o bahçelerin...
Köylülüğü aşamamışlığın ibresi, "değer"i değerlendirememenin üstünde gelip durur.
Vur odunu kafasına Sabahattin Ali'nin, tık içeriye Azra Erhat'ı...
***
Levent'ten Zincirlikuyu'ya doğru yaklaşırken... Arabaların kat kat park etmesi için, yapımı tam da bitmemiş 50 metre yüksekliğinde bir yapı... Önünde polisler, itfaiye ve başları yukarı kalkmış bir kalabalık...
Ta tepede, bir bacağını dışarı doğru sarkıtmış, ötekini de sarkıtmak üzere olan bir insancık... Ha attı, ha atacak kendini aşağıya...
Başları yukarıda, intihar girişimini izlemekte olan kalabalıktan biri, cep telefonunu kaldırmış, düşüş anının fotoğrafını çekmeye hazırlanıyor.
***
Solmaz Kâmuran'ın:
- Yapma, atlama sakın, derken...
Dolu verdi gözleri...
Ben de, arabanın içinde nefessiz kalmış:
- Yapma yavrum, yapma oğlum, değmez, diye kekeliyorum...
Trafik yavaş yavaş ilerliyor...
Keyfimiz kaçtı iyice...
Atlayacak mı, atladı mı acaba? Sanmam, atlasa, hemen atlardı. Kim bilir hangi çıkmazların içine yuvarlanmış olmalı... Ya intihar anını izlemek için birikmiş olan kalabalık; başları havada öyle bakıyorlar. İçlerinden biri bağırabilir de:
- Hadi atla, diye...
***
Yıllar ve yıllar önce Ankara'da, sabaha karşı Samanpazarı'nda bir idam sahnesini izlemek için, bazılarının küçük çocuklarını da kucaklarına alıp gelmiş olduğu bir kalabalığın içinden geçmek zorunda kalmıştım.
Arabada Nihat Erim'le beraberdik. Suçlu, elleri arkasından bağlı, sehpaya çıkarılmıştı. Fotoğraf flaşları patlayıp duruyordu.
Korkunç bir andı...
***
İdam edilmiş suçlunun, suçunu merak etmiştim daha sonraları. Savunma Bakanlığı özel kaleminde de bulunmuş bir bürokrattı. Sovyet elçiliğinin bahçesine, piyade talimatnamesini atarken yakalanmış ve casuslukla vatana ihanetten mahkûm olmuştu.
İsteyenin kolayca elde edebileceği piyade talimatnamesini, Sovyet elçiliğinin bahçesine atmayı ve casusluktan yakalanmayı mantığım kabul etmemiş ve bazı yazılar yazmıştım.
***
Bir türlü burjuvalaşamamış ve köylülüğü aşamamış Şark ülkelerinde hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve saydamlığı laf ola...
Pentagon'dan alınan milyonluk dolar yardımlarıyla parlamentolardan ve hükümetlerden gizlice kurulan özel savaş örgütleri...
Bir yanda yerinde infazlar, bir yanda eroin trafiğine doğru uzanan ahtapot kolları, bir yanda faili meçhul cinayetler...
Ve bitmez tükenmez bir ozan, yazar, sanatçı ve değer düşmanlığı...
Hepsi de vatan, millet, devlet, bayrak sevgisiyle...
***
Levent'te, 50 metre yüksekliğindeki otopark binasının tepesinden intihar etmeye kalkan genç ne oldu acaba?
***
Yılbaşını Akyaka'da geçirmeye giden ve geceyarısından önce Gökçeköy'deki evleri de ziyaret eden Başbakan Tayyip Bey'i, köyden ayrılırken:
- Ölümüne arkandayız, diye uğurlamışlar.
O da:
- Ben de, demiş, ölümüne geldim...
***
Önce Başbakan, sonra da Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal da, arada sırada şöyle derdi:
- Benim iki gömleğim var, biri bayramlık, biri idamlık...
Bitip tükenmeyen bir asma, kesme, ölme ve öldürme sarası...
Maça gidenler bile hep bir ağızdan bağırmıyorlar mı:
- Biz buraya ölmeye geldik, diye...
***
2006 yılının nasıl geçeceği üstünde görüş belirtenlerin çoğunluğu, cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kulislerin iyice fokurdamaya başlayacağından söz ediyorlar...
Üçüncü Dünyalı olma görünümünden bir türlü kurtulamamış ve bir türlü yeterince kentlileşememiş ülkelerde, "kendi mesleğine layık olma" yerine, "vatana layık olma" terazileri çalışır. Vatana layık olmak için de önce ölmek gerekir; sonra da fırsat çıkarsa, cumhurbaşkanlığı yarışına girme...
Ve gerek politikacılar, gerek Hazine'den geçinmelilerin üst kesimi, yatmış uyurken bile, sürekli ülke çıkarlarını düşünürler.
Şayet birileri hoşa gitmeyen bir şeyler yazarsa, hemen azarlanır:
- Sen ülke çıkarlarını düşünmüyor musun, diye...
***
AB ile ilişkilerin, karşılıklı burun kıvırma höthötçülüğüne kaymasının temelindeki nedene gelince:
Bizim monarşik ve oligarşik siyasal yapılanmamızın elifbası'nda, "vatandaş", "devlet" içindir...
AB kriterlerinin özündeki muskada ise "devlet", "vatandaş" içindir...
20-30 yıl sonra, herhalde varılır bir anlaşmaya...
***
Levent'te kendini 50 metreden aşağı atmaya hazırlanan genç, kim bilir ne oldu?
İnşallah girişimi, sadece kötü bir görüntüden ibaret kalmıştır.

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Küreselleşme bu işte
RUSYA Ukrayna'ya verdiği doğalgazı kesti. Bun...
Çetin ALTAN
Levent'te intihara teşebbüs görüntüleri
Pazartesi günü öğleyi geçe saat 14 suları... ...
Melih AŞIK
Pera çark etti
İtalya Senato Başkanı Marcello Pera, geçen şu...
Fikret BİLA
Eruygur: Kuzey Irak'ta hata yaptık
Foreign Affairs dergisinde çıkan "Türk Ordusu...
Hasan CEMAL
Askerle AB ilişkisi!
Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye'nin Avrupa B...
Güneri CIVAOĞLU
Vanada dostluk olmaz
Başbakan Erdoğan, "Rusya Devlet Başkanı Putin...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS'de sanal başvurular 1 Şubat'ta
ÖSS başvuruları, önceki yıllarda aralık ayınd...
Hurşit GÜNEŞ
2006'ya girerken: Dünya ekonomisi nereye?
2005'te dünya ekonomisinin yüzde 4.3 büyümesi...
Nail GÜRELİ
Oyuncakların dünyası
Ilgın, "Babam bana oyuncak alırdı, artık kend...
Sami KOHEN
Rusya'nın gaz-abı...
İLK bakışta Rusya'nın, başlıca gelir kaynakla...
Hasan PULUR
Yılbaşı sonrası...
YILBAŞINA önem verenler hep iki soruyla karşı...
Meral TAMER
Aydınlar Bildirisi Nermin Abadan Unat'ı neden üzdü?
Günlerden 25 aralık pazar.
Ece TEMELKURAN
Öteki sabah
"Anneee! Ben gidiyorum, anneee!" On sekiz yaş...
Osman ULAGAY
2006'da dünyada kırılma yaşanır mı?
Deprem uzmanları, tarihsel verileri kullanara...
Güngör URAS
En pahalı enerji olmayan enerjidir
Ukrayna ile Rusya Federasyonu arasındaki doğa...
M. Ali BİRAND
ROJ TV olayı giderek büyüyor
56 Belediye Başkanının ROJ TV'nin kapatılması...

© 2006 Milliyet