|
Yılbaşı sonrası...
YILBAŞINA önem verenler hep iki soruyla karşılaşırlar; yılbaşından önce:
"Yılbaşında ne yapıyorsunuz?" derler.
Yılbaşı geçtikten sonra da:
"Yılbaşında ne yaptınız?" diye sorarlar.
Bizim gibiler, yılbaşını bir umut, bir hayal olarak değerlendirmediğimiz için, bu sorularla pek karşılaşmayız...
***
YILBAŞI nedir?
İnsan hayalinin yarattığı, gelecek yılın, geçen yıldan daha iyi olacağını sananların "sanal gecesi"dir; yoksa "31 Aralık" ile "1 Ocak" arasında ne fark vardır?
Milli Piyango'dan iyi bir ikramiye kazanmadıktan sonra ne fark olabilir ki?
Lakin yılbaşından bir şey beklememek, yılbaşını "aforoz" etmek değildir.
Dostlarla, arkadaşlarla, ailece oturup birlikte, neşeli bir gece geçirebilirsiniz, bunun yadırganacak, hele dini ayrım yapılacak bir yanı yoktur.
***
ÇOK kişi yılbaşı için bir şeyler yazdı, televizyonlarda birtakım rezaletler gösterildi, hem de ısrarla...
Bırakın rezaletleri insanlar tabancayla rasgele yaralandı, öldürüldü.
Kimine göre yirmi bin, kimine göre kırk bin kişi Taksim Meydanı'na dolmuş; birkaçı kızlara, kadınlara sataşmış, ellemiş, bazıları direklere tırmanmış, bazıları da tabancaya sarılmış...
Bu görüntüleri görüp okuduktan sonra gelecek yıl Taksim Meydanı'na kimse çıkmaz sanıyoruz, değil mi?
Kısmet olursa gelecek yılbaşı görürsünüz.
***
BİZİM toplum cesur toplumdur, hele kadınlar, erkekleri bile geçti, Taksim Meydanı'na, o kıyafetlerle çıkmak cesaret değil de nedir?
Diyeceksiniz, çıkmasınlar mı?
Çıksınlar, ayrım yapmıyoruz, erkek de kadın da istediği yere gider, istediği kıyafetle gider, ama bile bile gidip sonra da şikâyetçi olmaz.
Yaşadığın toplumun kültürünü, cinsel davranışlarını bileceksin.
Bile bile çıkıyorsan o da senin bileceğin şey!
Bu toplum böyle diye yaşamımızı, itler, uğursuzlar, saldırganlar, tacizciler mi yönlendirecek?
Elbette değil ama, gerçeği de göreceğiz.
***
MİLLİYET kültür sayfasında "Sanatçıların yeni yıldan dilekleri" diye bir soruşturma yapılmış, herkes bir hayalin peşinde umutla bekliyor...
Ama bir kişi var ki!
"Yeni yıldan hiçbir şey beklemiyorum. Artık beklentilerim yok benim, hayallerimden de vazgeçtim."
Ressam Komet kendi gerçeğini yansıtıyor, Halit Çapın da bir başka hüzünlü gerçeği:
"Ben bu geceyi, en büyük dostum yalnızlığımla paylaşacağım... Bir de hep içimde bir yerlerde taşıdığım kanserimle...
İkisini kafaya alırsam, bir de Bay Alkol'ü çağıracağım.
Hadi sizlere, iyi, güzel, hoş mutlu yeni bir yıl." (Takvim, 31 Aralık 2005)
***
YENİ yılın dördüncü günündeyiz, dört gün öncesiyle, sonrasının farkı ne?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|