|
 |
|
|
Aydınlar Bildirisi Nermin Abadan Unat'ı neden üzdü?
Günlerden 25 aralık pazar.
Cihangir'de özellikli bir apartman dairesi.
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin ağırlıkta bulunduğu, artık gelenekselleşmiş bir noel / yılbaşı partisindeyiz.
Meğer 169 imzalı Aydınlar Bildirisi'nin açıklanmasına saatler kalmış. (26 aralık pazartesi açıklandı) Ben birkaç gün önce küçük bir operasyon geçirdiğim ve yazılarımı evden yazdığım için olan - bitenden haberdar değilim.
Ev sahibemiz, dostlarının mutfağındaki özgün lezzetleri cımbızla seçip o gece, o sofrada buluşturmakta geçmişte olduğu gibi yine çok mahir. Kapıyı her çalan, elinde ya bir kap yemeği ya da içkisiyle geliyor...
Nermin Abadan Unat
Gece daha yeni başlarken, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, heyecanla yanıma gelince her nedense "Tabağınızda neden benim dolmalardan yok?" diye soracak zannediyorum. Oysa ben Nermin Hanım'ın geçen yıl aynı sofrada tanıştığım enfes zeytinyağlı dolmalarını çoktaaan mideme indirmişim!
Ama hayır, Nermin Hanım çok dertli. Derdinden anlarım diye yana - yakıla benim yanıma koşmuş meğer: "Çok uğraştım, defalarca rica ettim, ama 169 imzalı Aydınlar Bildirisi'nde Orhan Pamuk'un yanı sıra Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'a da yer verilmesini başaramadım" dedi. Başaramayınca da ne kendisi, ne de eşi Prof. Dr. İlhan Unat bildiriye imza vermişler.
Prof. Ayşe Buğra
Kendilerine bildiriyi Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ayşe Buğra göndermiş. İmzalamaları için... Prof. Abadan Unat eşiyle birlikte bildiriyi okuduktan sonra Buğra'yı arayarak, "Aydınların bugünlerde imzalayacakları bir bildiride Yücel Aşkın'ın adı bulunmazsa, bu büyük eksiklik olur," diyerek onun da bildiride yer almasını istemişler. Ama kabul görmemiş.
İkisinin duruşması da aynı haftaydı. İkisi de mağdur. Mağduriyetin "dozu" açısından bakıldığında Aşkın, Pamuk'a göre herhalde daha fazla mağdur. (Yakın çalışma arkadaşı hapiste gözünün önünde intihar etmiş.)
Pekiyi Nermin Hanım'ın isteği neden kabul görmemiş?
Nermin Hanım bu sorum üzerine beni aynı davette bulunan Prof. Buğra'nın yanına götürerek "Kendiniz sorun" dedi. Ayşe Buğra da, "Evet, kapsamın daha geniş olmasını isteyenler oldu. Ancak bildirinin dar kapsamlı tutulması için Oral Çalışlar ısrar etti" yanıtını verdi.
Prof. Binnaz Toprak da...
Bildirinin içeriğiyle ilgili görüş ayrılıkları bulunduğunu, ilk kez Nermin Abadan Unat'tan öğrendim. Ardından Ayşe Buğra ile bir süre bu konu üzerine konuştuk. Aşkın konusu, aynı davette daha sonraki saatlerde 3'lü - 4'lü grupların sohbetlerinde de sık sık kulağıma çalındı.
Örneğin Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Binnaz Toprak da bildiriyi imzalamayı reddedenler arasındaydı. "Ben dünyanın en yanlış fikri de olsa özgürce ifade edilmesinden yanayım. Ama bir tek Orhan Pamuk üzerinden 301'in kaldırılmasını istenmesi doğru değil," diyordu.
Yılın son günü beni arayan Osman Kavala ise Başbakan Erdoğan, Mustafa Koç'un rektörle ilgili sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulununca, kendisinin de bildirinin kapsamının genişletilmesi için öneride bulunduğunu, ancak imzaların çoğu toplandığı için ilk yazılan orijinal metine sadık kalındığını söyledi.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|