Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstikrar ve uyum

Bence / Fatih Tanfer

Son iki yazımda Türk futbolunun yönetimsel eksiklikleri ve kulüpler bazında yapılması gerekenleri, en önemlisi vefakar kulüp yöneticilerine sahip çıkılması gerektiğini vurgulamıştım. Kulüplerin başta ekonomik sorunları olmak üzere sıkıntıları aşmasındaki en büyük etkenin uzun vadeli ve kalıcı yönetimler olduğunun altını çizmek isterim. İddaa oyununun Türk futboluna yaptığı ekonomik katkının varlığı küçümsenmezken, birinci yarı tablolarına baktığımızda kulüplerin sorunlarının sadece maddi değil, yönetimsel istikrarın sağlanamaması olduğunu bir kez daha görüyoruz.
İlk yarı maratonunda İddaa'dan elde edilen gelir dağılımına baktığımızda büyük rakamlarla karşılaşıyoruz. Pastadan en büyük payı alan Fenerbahçe kulübünün kasasına 2 milyon 403 bin 182 YTL girerken, Süper Lig'in Egeli temsilcilerinden Vestel Manisaspor 1 milyon 705 bin 614 YTL, Denizlispor 1 milyon 954 bin 671 YTL, 2.Lig A Kategorisi'nde yer alan Altay 1 milyon 402 bin 364 YTL, Karşıyaka 1 milyon 389 bin 462 YTL, Uşakspor 946 bin 34 YTL, İzmirspor 744 bin 855 YTL, Bucaspor 552 bin 931 YTL pay aldı.

Ülkemizde devamlılık sorun
Bu gelirlerin istikrarlı yönetimler ile doğru harcanması, uyumlu yönetimlerin çağdaş bakış açısı ile birlikte olumlu sonuçlar doğuracaktır. Elbette uyumun her zaman en üst düzeyde olması beklenemez. Ama yönetimlerin asgari müşterekte birleşmesi aslolandır.
Hintli öğretmen Krişnamurti "Herkesin uyum içerisinde olmasını beklemeyin. Zaman makinasına binip, bin yıl ileri gidebilseydiniz, dünyanın hala uyum içerisinde olmadığını görürdünüz. O halde yapılacak şey, kendi içinizdeki uyumdur" der.
Uyum ile istikrar birleşince, her konuda olduğu gibi kulüp yönetimlerinde de ortaya doğru işler çıkacaktır. Ama maalesef ülkemizde, yönetimlerde devamlılığı sağlamak mümkün olmuyor. Bu bürokraside de, spor kulüplerinde de, meslek kuruluşlarında da böyle.
İşte size yaşanmış bir olay:
Bir kamu kuruluşu ile teknik anlaşma yapmak üzere yurdumuza gelen Japon heyeti, anlaşma sonrası imza törenine girer. O sırada Japon heyet başkanının gözü, duvardaki genel müdür fotoğraflarına takılır. Hepsini tek tek inceler ve bizim heyet başkanımıza, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgili bakanının imzasının da şart olduğunu söyler. Bizim bürokratlar sebebini sorunca, "Sayın genel müdürüm, görüyorum ki sizden önceki genel müdürler en fazla 14 ay görevde kalmış. Siz ise 16. aydasınız. Biz Japonya'ya giderken yolda sizi görevden almış bile alabilirler. Onun için bakan imzasını rica ediyoruz" demişler. Bu yaşanmış olay, maalesef ülkemizde sağlanamayan, kurumlardaki devamlılık ve istikrar üzerine en güzel örnektir diye düşünüyorum.
Elbetteki kulüplerimiz de bu istikrarsızlıktan payını almıştır. Yılda en az iki defa yapılan yönetim değişiklikleri, üç kez yapılan teknik adam değişiklikleri, bir yılda transfer edilen 40 oyuncu ile istikrar sağlanabilir mi? Türk futbolunda artık kulüplerimize ekonomik girdilerin üst liglere çıktıkça arttığı bir gerçek. Tüm kulüplerde bir üst lig hedef olacağına göre, yönetimsel bazda profesyonel düşünmek kaçınılmazdır. Profesyonel düşünmek, sonuçları düşünerek işe başlamaktır. İstikrar ve uyum ise başarının en önemli anahtarıdır.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Orson Welles ile mülakat
Ani kesintiler ne zaman bitecek
Suçlu belediye başkanları mı?
İstikrar ve uyum





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet