Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Masum ifadem seyirciyi vuruyor"

Çok sayıda ünlü ismin yer aldığı, kalabalık kadrolu "Organize İşler"de oynayan Başak Köklükaya: "Yumuşak ifadem aldatan kadın rollerinde seyirciyi etkiliyor"

ELİF BERKÖZ

Geçen hafta vizyona giren "Organize İşler" ve oyuncuları son günlerde en çok konuşulanlar arasında. Film ünlüler geçidi gibi. Çoğunun rolü kısa. Başak Köklükaya da filmde Yılmaz Erdoğan'ın eski karısını oynuyor.
O da "Organize İşler"de kısa süreli role sahip olanlardan. Köklükaya "Yılmaz şahane İstanbul görüntüleri eşliğinde çok eğlenceli bir film yaptı" diyor. Son filminin gösterimi sürerken yönetmen Semih Kaplanoğlu'ndan yeni
filmi için teklif almış. "Çok güzel bir senaryo. Bir aksilik çıkmazsa ilkbaharda çekime başlayacağız" diyor. Rol aldığı "Yanık Koza" dizisinin Bursa'daki çekimleri sonrasında buluştuğumuz Köklükaya, setlerde koşuşturmaktan o kadar yorulmuş ki, "Bundan sonra sinema filmi çekerken dizilerde oynamayacağım. Çok yoruluyorum" diyor.

Siz de "Organize İşler"de kısa rolü olan ünlü isimlerdensiniz. Kısa da olsa içinize sindi mi? Daha uzun olmasını ister miydiniz?
Yılmaz Erdoğan aradı, rolden bahsetti. "Kısa bir rol ama bizimle birlikte olur musun?" dedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim. Bir sinema filminde rol almak, imzanızın bulunması çok güzel. Tadı damağımda kaldı. Biraz daha uzun olsaydı rolüm benim için daha eğlenceli olurdu. Hepimiz çekim boyunca çok eğlendik. Zaten görüldüğü gibi de eğlenceli bir film olmuş. İnternet sitelerinde hakkımda çıkan yazılar beni duygulandırdı. Kısacık rolüme rağmen insanları etkileyebilmişsem bu, dünyalara bedel.

"Çok eğlenceli bir film"

Filmde Yılmaz Erdoğan'ın eski karısı, kızının annesisiniz. Kızınızı da Erdoğan'ın kızı Berfin oynuyor. Nasıl buldunuz yeteneğini? Babasına çekmiş mi?
Berfin şaşırtıcı derecede rahattı. Ben ondan daha fazla heyecanlıydım. Profesyonelce çalıştı.

Yılmaz Erdoğan'la ilk kez çalıştınız. İşinde nasıl? Titiz mi?
Evet, çok titiz biri Yılmaz Erdoğan. Hiçbir şeyden kaçınmadan defalarca çektiği sahneler oldu. Ciddi değil, eğlenceli set anılarıyla döndük evimize. Şahane İstanbul görüntüleri eşliğinde çok eğlenceli bir film yaptı Yılmaz.

Oynadığınız üç film "İtiraf", "Üçüncü Sayfa", "Mustafa Hakkında Her Şey"de ve diziniz "Yanık Koza"'da hep aldatan kadınsınız. Denk mi geldi bu tekliflerin hepsi?
Aslında yumuşak bir ifadem var. Belki de aldatan kadın rolünde bu ifade daha etkileyici oluyor. Dünyada da Leydi Macbeth'i genelde masum ifadeli kadınlar oynar. Bu seyirciyi daha çok vuruyor sanırım. Benim aldatan kadın rolü üstüme yapışır gibi bir derdim yok. Bu yüzden bir filmde yine aldatan kadını oynayabilirim.



"Çok fazla türkü bilmezdim. Yavuz Bingöl sayesinde öğrendim. Meğer ne güzellermiş"

Yıllar önce bir röportajınızda "Sadece sinemadan para kazanmak istiyorum. Umarım sadece para için istemediğim projelerde yer almam" demişsiniz. Pek çok dizide oynadınız, hâlâ süren bir diziniz var. Aralarında beğenmeyip de sadece para için yer aldıklarınız oldu mu?
Nasıl yanar dönermişim! Keşke her yıl onlarca sinema filmi çekilse... Bir şekilde para kazanmak zorundayız. Yine de çok pişman olduğum, "Keşke yapmasaydım" dediğim bir proje olmadı. Belki "Olsa da olmasa da olur" dediğim işlerde yer almışımdır. Her projenin bana yeni şeyler kattığını düşünüyorum.

"Yanık Koza"da Yavuz Bingöl'le birlikte rol alıyorsunuz. Bir "okullu" olarak Bingöl'ün oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?
Yavuz'un oyuncu olmak gibi bir iddiası yok zaten. Çok disiplinli, oyununa çok iyi konsantre oluyor. "Oldu mu, olmadı mı?" diye soran biri. Bu yönünü çok takdir ediyorum.
"O Şimdi Mahkum"da başarılı buldum onu.

O, size nasıl rol yapması gerektiğini soruyormuş. Siz Bingöl'den türkü öğreniyor musunuz?
Evet. Çok fazla türkü bilmezdim. Yavuz'un sayesinde öğrendim. Çantamda Yavuz'un yeni albümüyle geziyorum. Meğer ne kadar güzel türkülerimiz varmış. Türküleri sevdirdi bana.


"Annem paraşüt hocasıydı. Ben hiç denemedim. Atlayanları izlerken bile ayaklarım uyuşuyor"

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nda bale okurken sakatlanmış ve baleyi bırakmak zorunda kalmışsınız. Sonra da Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nü kazanmışsınız. Balenin oyunculuğunuza getirisi oldu mu?
Oyunculuk için antrenmanlıydım. Orta 2'inci sınıftan itibaren müsamerelerde yer aldım. Defalarca Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin sahnesine çıktım. Bunun getirdiği bir tecrübe vardı. Balede sadece vücudunuzla dans etmiyorsunuz, ruhunuzu ve mimiklerinizi de katıyorsunuz.

Anneniz Türkiye'deki ilk paraşüt hocalarından biriymiş. Paraşütle atladınız mı hiç? Adrenalin yükselten sporlara merakınız var mı?
Annemin yanı sıra babam da Türkkuşu'nda pilottu. Ama ne ablamda ne bende böyle bir istek uyandı. Belki denesem vazgeçilmez olabilir ama inanın paraşütle atlayanları izlerken bile ayaklarım uyuşuyor. Bana göre değil bu tip şeyler.

Başrollerini Tamer Karadağlı ile paylaştığınız "Bir Tutam Baharat" neden Türkiye'de vizyona girmedi?
Dağıtıcı firmaların anlaşmazlığı yüzünden giremedi. Yazık oldu. Zaten korsan VCD'sini de birçok kişi izledi. Yunanistan'da tüm zamanların en iyi gişe yapan filmi oldu ama. Birkaç gün önce Sabancı Müzesi'ndeki Picasso sergisine gittim. Arkadan biri "Madam" diye seslendi. Üzerime alınmadım. Seslenmeye devam edince arkamı döndüm ve bir Yunan karı-koca ile karşılaştım. "Siz 'Bir Tutam Baharat'ta oynadınız, değil mi?" diye sordular. Filmde saçımda sarı bir peruk vardı, ona rağmen beni tanımaları çok hoşuma gitti.

1999'da "Üçüncü Sayfa" ile En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal'ın sahibi oldunuz. Bu yıl ödül alanlar çok konuşuldu, eleştirenler oldu. Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Evet, o yılın tüm ulusal ödüllerini toplamıştım. Bu yıl Vildan Atasever ve Beste Bereket'ten daha deneyimli oyuncular vardı. Ama ödülü onlar aldı. Benim katıldığım yıl da Zuhal Olcay ile Derya Alabora adaydı ama ödülü 26 yaşımdayken ben aldım. Böyle şeylere çok takılmamak lazım. Şimdi Zeki Demirkubuz'la Atasever bir film çekiyor. Vildan çok şanslı. Çünkü Demirkubuz tam bir oyuncu yönetmeni.





PAZAR
"17 yaş için ağır bir görevmiş"
"Masum ifadem seyirciyi vuruyor"
Marilyn'i güldürmek
"Anlamak" tutkunu bir matematikçi
'Türkiye öksürse verem oldu diye yargılanan bir ülke'
Sınırları aşma sanatı
Bayram tatilinde nereye gitmeli?
Geceden kalanlar ayılmak için ne yapmalı?
"Annemin tariflerini babam deftere yazardı"
Tescilli 36 yiyecek var
Geçen yılın muhabbeti
"Size Noel Baba diyebilir miyim amca?"
2006 yılında Türkiye ve dünyada neler olacak?
Bodrum'da dilbalığı mevsimi başladı
Hüseyin Hatemi hoca
2005'in beslenme mirası
Yeni yılda sevgi, barış, mutluluk... Önce sağlık!
İçkide şeref listesi





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet