|
 |
|
|
Bodrum'da dilbalığı mevsimi başladı
Bodrum'un dilbalığını Bodrum'da tatmayanlar "Dilbalığı her yerde var" diyebilir. Dilbalığı her yerde var ama Bodrum'unkinin tadı farklı
Şu günler Bodrum'da dilbalığı mevsimi başladı. Dilbalığının en lezzetlisi ve en büyüğü Türkbükü Koyu'nda tutuluyor. Dilbalığını en güzel Bodrum'da kışın açık olan ve Bodrum'a "lay lay" için değil de Bodrum için gidenler yiyor.
Geçen hafta Türkbükü'nde hafif yağmur yağıyordu. Türkbükü'ndeki turistik lokantaların, mağazaların hemen tamamı kapanmıştı.
Önce balıkçılar kooperatifinde balıkçılarla sohbet ettik. Çoğu dilbalığı yakalamaya denize çıkmıştı. 300 gramdan küçüklerin kilosunu 20 YTL'ye, 300 gramdan büyüklerin kilosunu 30 YTL'ye satıyorlarmış. İyi bir günde bir tekne 70 kilo dilbalığı yakalayabilirmiş. Ama bazı günler hiç balık çıkmazmış.
Hafif yağmur başladı. Deniz kenarındaki Eda Motel'in kapalı bölümüne girdik. Muhtar Tuncer Ertuğrul'un işlettiği motelin aşçısı Kahramanmaraşlı Yakup Aslanhan bize nefis çay yaptı. Misafirperverlik gösterdi. Sohbet ettik.
Çiğbörekler nefisti
Biraz sonra yağmur durdu. Sahilde yürüdük. Sokak köpekleri peşimizde, sahilin zevkini çıkardık.
Yine denizin üzerinde bulunan bir lokantanın önündeki hanımlar yakınlık gösterdiler. "Gelin, size çiğbörek yapalım" dediler. O kadar içten davranıyorlardı ki, davetlerini kabul ettik. İskelenin üzerine bir masa kurdular. Bembeyaz örtü yaydılar. Çaylarımızı getirdiler. Nefis çiğbörek pişirdiler.
Burada 1968 yılında Günay Demirkol, Yakamoz Motel'i açmış. Sevilen bir kişiymiş. Ölünce karısı Habibe, oğlu Önder ve kızı Emel Demirkol işi devam ettirmiş. Bu defa etrafımızı kediler sardı. Türkbükü'nün kedilerini besledik, denizin ve yağmur sonu çıkan güneşin zevkini çıkardık.
Arkadaşlarımız "Gümüşlük Koyu'na gidelim de deniz kenarında dilbalığı yiyelim" diye ısrarcı oldu. Gündüz saatlerinde Gümüşlük çok tenhaydı. Denizin kenarındaki Yakamoz Lokantası'nın (bu başka Yakamoz) önünde plastik leğenin içinde balıkçıların yeni getirdiği dilbalıkları duruyordu.
Taze ve lezzetli balıklar
Şef Ahmet Can buyur etti. "Size tereyağı ile tavada kızartalım" dedi. Açıkta oturma riskini alamadık. Lokantanın denize bakan, ikinci kattaki salonunda camın önüne oturduk. Milaslı aşçı Ali Ercan Şahin bize nefis mezelerini tattırdı. Kalamarı kıtır kıtır, ahtapot ızgarası çok lezzetli ve yumuşacıktı. İri dilleri paylaşarak yedik. Dillerin kilosuna 60 YTL ödedik. Lokanta Gümüşlülü Hasan Fehmi Kolcu'ya aitmiş. 1997 yılında açılmış. Mutfaktan, servisten ve çalışanların ilgisinden pek memnun kaldık.
Şimdilerde dilbalığını Bodrum'un içinde de yemek mümkün. Bizim çok beğendiğimiz Gemibaşı Lokantası'nda aşçı Selahattin Çilli, tereyağıyla tavada dilbalığını nefis hazırlıyor. Gemibaşı'nın mezeleri de fiyatı da makul çizgide. En önemli özelliği, Atilla Boyacı, Hüseyin Evren Boyacı, Aydın Şahin ve Ali Karahan'ın müşterilere gösterdiği ilgi.
Marinanın karşı sırasındaki Lajolle Bistro Cafe'nin önünde kış için camlı bir bölüm yapılmış. Camlı bölümde oturarak limandaki tekneleri, kaleyi seyretmek pek zevkli oluyor. Serdar Toprak da mönüye dilbalığını dahil etmiş. Aşçısı dilbalığını çok güzel hazırlıyor.
Burada bir açıklama yapayım. Bodrum'un dilbalığını Bodrum'da tatmayanlar "Dilbalığı her yerde var" diyebilir. Dilbalığı her yerde var ama Bodrum'unkinin tadı farklı. Taze taze dilbalığını Bodrum'da yemek farklı.
Bodrum'un bu kış bir başka özelliği var. Kış ayları kapanan The Marmara Oteli bu kış açık. Kış döneminde fiyatları aşağıya çekmişler. Sadece Bodrum'un değil Türkiye'nin, mimarisi, dekorasyonu, konumu, manzarası ve servisiyle en iyi otellerinden biri olan The Marmara'da kuruluşundan bu yana sorumluluk taşıyan Diana Timberell ile diğer görevliler oteli yaşatıyor. İmkanı olanların bu kış aylarında The Marmara'da Bodrum'un tadını çıkarmalarını tavsiye ederim.
|
|
|

|