|
 |
|
|
Hüseyin Hatemi hoca
Geçen hafta emeklilik dersini veren Hüseyin Hatemi, Garp dillerini bilir ama asıl Farsça ve Arapçaya vakıftır. Bu yönüyle Osmanlı mirasını taşımaya ehil olan nadir aydınlarımızdandır
Fax: (0312) 427 20 64
Geçen hafta cuma günü (23 Aralık) Hüseyin Hatemi hoca İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin Büyük Amfi'sinde maşallah son değil ama emeklilik dersini verdi. Amfi tıka basa doluydu. Ne kadar perişan saçlı ve pejmürde giyimli olsa da, İ.Ü. Hukuk Fakültesi muhteşemdir. Teodosyüs ananesi ve Osmanlı Darülfün'unun havası sinmiştir. Bu geleneği ve havayı değerlendirsek daha da muhteşem olur.
Hatemi hoca emekli olacak diye telaşa kapılan talebeler 800'ü aşan dilekçe ile rektöre müracaat etmişler. Rektör de açıklama yaptı, "Telaşlanmayın, hoca derse devam edecek" diye...
Bir zarafet örneği olarak hocanın görev yazısı, emekli olduğu gün masanın üstüne konmuş. Öğrenciler kendisine koca bir sandık getirdiler; içi hazine değerinde, bir hocaya talebelerinin yazdığı içten mektuplarla dolu. Törende konuşmalar yapıldı. Rona Serozan samimi, saygılı bir hitabede bulundu; Aydın Aybay hoca ve diğerleri de... O fakültenin mensubu değilim ama dostu olarak ben de konuştum. Hoca gayet muhtevalı bir dersle emeklilik hayatına girdi.
Sürükleyici bir üsluba sahip
Türk aydınının sağ-sol oyununa gelmemesi Hüseyin Hatemi ve Rona Serozan gibi adamlar sayesindedir. Ayrım çalışan ve üretenlerle tembel tembel boş laf edenler arasında olmalıdır. Hatemi'nin rubailerinden söz edildi. Rubailer güzel, lakin her şeyden önce toplumun her kesiminden insanla ilgilenen bir cingöz olduğu bu eserlerden anlaşılıyor. Edebiyat zevkini taşıyan eski neslin, bizim nesil arasına yanlışlıkla düşmüş en saygın kalıntısıdır. Bu yönüyle Osmanlı kültürünün çağımız Türkiye'sine bir engel değil, ancak bir zenginlik olarak katkıda bulunacağının canlı örneğidir. Hatemi hocanın sekiz adet çevirisi Almanca, Fransızca ve Farsça gibi ilginç bir diller manzumesinden yapılmış. 40'ı aşkın kitabı muhtelif konularda. "Medeni Hukuk Tüzel Kişileri" hukukçular dışında, tarihçilerin de okuduğu muhalled bir eser. Hatemi hoca sürükleyici ve okutan bir üslup sahibidir.
12 Eylül günlerinde yolda yürürken görmüş, yanaşmıştım. "Üstadım geçmiş olsun, siz değil üniversite kaybetti, inşallah tekrar döneceksiniz" demiştim. Cevap, "Biradere bu halisane duygu ve temennilerinizi nakledeceğim üstadım" olmuştu. Bugün çok şükür nazik hekim Hüsrev Hatemi ile ikizi Hüseyin hocayı ayırt edecek kadar ikisini de tanıdım. Geçen 25 yılda dostluk koyulaştı, hukukla tıbbın dışında da konuşup yazacak çok şeyleri olan iki hocayı daha yakından tanıdım.
İstanbul'un renkli kişilikleri
Hatemi hoca Garp dillerini bilir ama asıl Farsça ve Arapçaya vakıftır. Açıktır ki Osmanlı mirasını taşımaya ehil olan nadir aydınlarımızdandır. Bu yanıyla akranlarına faiktir ama başına gelenlerde de bir nebze olsun bu fazlalığın payı vardır. Alışılmamışa karşı kıskanç, tahammülsüz ve hoyrat bir toplumuz.
Hatemiler İstanbul'un en renkli çevreleriyle görüşen, renkli kişiliklerdir. Hüseyin hoca UNESCO Tolerans Komitesi için gönüllü çalışır ve İstanbul'daki rüesa-yı ruhaniyenin dostudur. Dinler üzerindeki bilgisi sonsuzdur, laik toplumun bilgini bu konularda çok şey bilmelidir. Eşi, ünlü avukatlarımızdan Kezban Hatemi bizim UNESCO Uygarlıklar Arası Diyalog İhtisas Komitesi başkanıdır. Ve doğrusu hepimizi çalıştırır. Umumi kuraldır, Hatemi hoca gibilerinin hayatını akıllı eşler düzene koyar. Hüseyin Hatemi gibi mütebahhir hukukçudan yeni nesil arasında da bir iki-kişi ufukta görünüyor; inşallah onun gibi inatla yola devam eder, batmazlar. Hatemi hocaya da, muhterem okuyucularımıza da mutlu yıllar dilerim.
|
|
|

|