|
 |
|
|
İçkide şeref listesi
2005 sert içki dünyası açısından neşesiz, şarap dünyası açısından ise kıpır kıpır geçti... Yerli şaraplarımızın kalitesi üretim enflasyonu yüzünden gerilerken, çok iyi yabancı şaraplar geldi. Rakılarımız da hayli çeşitlendi... İşte 2005'in içkilerinin dallarında en iyileri
myalcin@turk.net
Bir yıla daha veda ederken, geriye dönüp değerlendirmeler yapmak âdettendir. Yılın bir bilançosu çıkarılır, yıl boyu yaşananlar süzülür, sakince yeniden hatırlanır... Bir içki yazarı da yılın muhasebesini çıkarmak isterse, okurlarına yıl boyu tattığı içkilerin en iyilerinin bir derlemesini yapabilir. Ben de bunu yaptım... İşte 2005 boyunca piyasaya sürülen bira, şarap ve sert içkilerin -bence- kendi dallarında en iyileri ve gerekçeleri...
Yerli beyaz şarap: Kocabağ Misli 2003
Kapadokya bölgemizin bu küçük üreticisi, kendi bağlarının Emir üzümlerinden sadece Metro için bu şarabı yapıyor. Etkileyici dirilikte, "mineralsi" bir burun ve damak yapısına sahip, Emir'in güzelliğini olabildiğince yansıtan bir şarap... Eski Nevşah'lar gibi.
Yerli kırmızı şarap: Doluca Karma Cabernet Sauvignon, Öküzgözü 2001
Karma'nın bu kupajının 2000'i müthiş bir şaraptı. 2001 onun kadar olmasa da, geçtiğimiz yıl çıkan Türk kırmızı şarapları içinde en derinlikli, zengin yapılı ve uzun ömürlü olanı. 2005'in sonlarına doğru çıkan 2002 rekoltesi için ise, ne yazık ki aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Büyük heyecanla karşıladıkları yeniliklerin kısa sürede hayal kırıklığı yaratması, sevdikleri şeylerin ellerinden kayıp gidivermesi, biz Türklerin kaderi mi acaba?
Ligde üst sıraya çıkan likör
Yerli köpüklü şarap: Kavaklıdere İnci Damlası 2004
İçine karbondioksit basılmış "suni" bir köpüren şarap olmasına rağmen, orta kırat şampanyaları aratmayacak lezzette. Nitekim Fransa'dan da gümüş madalya aldı.
Yerli bira: Efes fıçı (şişede)
Fıçı biçimli şişedeki Efes birası, normal Efes'ten çok daha güzel. Daha az pastörize edilmiş, böylece raf ömrü daha kısalmış olan bira, bir zamanlar Ankara'daki Atatürk Orman Çiftliği'nin bahçesinde taze bira yudumlayıp tadına varmış olanların hasretini dindirecek güzellikte. Keşke Efes bu birayı daha iyi pazarlasa da, biradaki damak tadımız biraz "yükselse".
Yerli içki: Hare vişne likörü
Şişesinin üzerinde likör yazdığına aldanmayın, Mey'in "Hare" diye yazıldığı halde "Hâre" diye okunması gereken bu markasının 32 derece alkollü vişne likörü, likörden çok brendi gibi. Yüksek alkolü, az miktardaki şekeri ve dijestif içkileri andıran karakteri, bu içkiyi renkli likörlerin hafif liginden bir üste çıkarıyor. Konyak kadehinde, sek içilmeli.
Rakı: Efe Yaş Üzüm 2004, Altınbaş
Efe'nin Ege'nin yaş üzümlerinden damıttığı rakısının ilk çıkanı, buram buram taze üzüm kokusuyla insanı mest ediyordu. Yılın başlarında çıkan rakı hemen bitti, yılın sonlarına doğru ikinci bir parti piyasaya sürüldü. O ise aynı kalitede değildi, tazelik yoktu. İlk partiden bulabilirseniz, kaçırmayın. Altınbaş ise yılların klasiği olarak tahtını koruyor, Yeni Rakı tiryakileri "tatlı ve ağır" bulup beğenmese de, arada bir aperitif olarak bir-iki kadeh rakı yudumlayan zevk sahipleri onun tadını çıkarıyor.
Yabancılarda şeref kürsüsü
Kırmızı şarap: Barton&Guestier St. Emilion 2002, Merryvale Profile 2001
Vallahi ne varsa Bordo'da ya da Bordo üzümlerinde var galiba... Yılın en iyi şaraplarında aynı kürsüyü paylaşanlardan biri, Bordo'nun Merlot ağırlıklı, daha genç içilebilen şaraplar çıkaran St. Emilion'undan. Çok zengin, derinlikli, damakta uzun bir şarap. Atlantik ötesinde Cabernet Sauvignon, Merlot, C. Franc gibi Bordo üzümlerinden yapılmış Kaliforniya'nın Napa Vadisi şarabı Profile de, profil demir sağlamlığında, yıllanmaya da uygun, nefis bir şarap... Her ikisi de sıkı biftek şarapları.
Beyaz şarap: Montana Sauvignon Blanc 2004
Fransız kökenli bu üzümden en aromatik şarapları yapmayı becerenler Yeni Zelandalılar. Bu şarap da bunun örneklerinden. Burunda çok zengin hissedilen egzotik meyve kokuları insanı büyülüyor. Bulabilirseniz, 2006'nın ilk yarısında yudumlayın.
Köpüklü şarap: Dom Perignon 1996
Bağbozumunda benim topladığım üzümlerden yapılan bu şampanya -Acaba bundan dolayı mı?- son yılların Dom Perignon'larının en iyilerinden. Damakta adeta "kremamsı" bir kıvamda. Zarif ve seçkin lezzetlere sahip. Herkes 500 YTL civarı ödeyerek bu şampanyaya sahip olamayacağından, bu dalda bir de "mansiyon" veriyorum: Carpene Malvoti Prosecco. Meyvemsi ve çiçeksi lezzetli bu İtalyan köpüren şarabı hem çok uygun fiyatlı hem de çok hoş içimli.
Yabancı bira: Fransiskaner
Bavyera'nın bu kişilikli buğday birası, beklendiği üzere Türkiye'de anlaşılamadı. Halkımız buğday birasının Almanya'da yaz aylarında iyice soğutularak içilen, bulanıklığı şanından sayılan mayası içinde özel bir bira türü olduğunu bilmediğinden ve ithalatçısı da bunları anlatmadığından, raflarda boynu bükük kaldı. Hâlâ birkaç şişesi bir yerlerde kaldıysa mutlaka deneyin. Birada yeni damak tadı arayanlara...
Yabancı içki: Absolut Level, Smirnoff Black, Belvedere, Cutty Sark 18 yıllık
Ne yazık ki yabancı içkilerde şeref kürsüsü biraz kalabalık. Birini diğerinin önüne geçirmeye gönlümün elvermediği üç enfes votka ile bir viski... Bu üç votka da aslında renksiz, kokusuz ve nötr bir alkol olan votkanın bu sınırlarını zorluyor, votkada "lezzet" denilen bir kavram yaratıyorlar. Yağlı, damağa sıvanan, karışımlarda asla kullanılmadan, sek içilmesi gereken votkalar bunlar. Etiketlerinde "buz gibi soğutun" dense de aldırmayın, viski gibi bir-iki buzla ya da buzdolabı soğukluğunda sek olarak yudumlayın... Cutty 18'e gelince, ülkemizi 2005 yılı boyunca şereflendiren en güzel viskiydi.
|
|
|

|