|
Farkına varmadan yaşadığımız tuzaklı bahçeler...
Taze bir yılbaşından geçmişliğin, olup bitenleri umursamazlığa kayan gevşekliği bitmeden, 9 günlük uzatmalı bir Kurban Bayramı tatiline doğru açmak kollarını...
Özellikle de öğrenciler kim bilir ne kadar mutlu...
Dengeli bir dağılımla olmasa da, adam başına düşen ulusal gelir biriminin 4 bin dolara doğru tırmanması sonucu; gitgide yaygınlaşmaya başlayan bir burjuvalaşma çabasının yarattığı, mıknatıslı bir moda da, tatile çıkmak...
* * *
9 günlük uzatmalı Kurban Bayramı tatili, dış hatlarda Atatürk Havalimanı'ndan kalkacak uçaklar için 400, iç hatlarda da 300 ek sefer konmasına neden olmuş...
70 milyon nüfuslu Türkiye'de, tatilcilerin sayısı 300 bin kişiyi bulmasa bile, yine de kalkınan bir Türkiye imajı...
* * *
Doğru dürüst bir yaşama olan özlemlerimizin kökleri, o kadar derinlerde ki; şimdiye dek kimsecikler o kökleri azıcık olsun havalandırmaya yanaşamadı.
Kimsecikler, son yüz yılı, yeniden ince tülbentlerden geçirmeye kalkamadı. Hangimizin haddine düşmüştür, milyonlarca insanın hem hayattan kopmasına, hem yerinden yurdundan olmasına Azrail tırpanlığı etmiş İttihatçı liderlerinin kararlarını yeniden ortak bir gergefte büyüteç altına almak?..
Hangimizin haddine düşmüştür "İstiklal Mahkemeleri" kararlarını yeniden gün ışığına çıkarmak ve Cumhuriyet döneminin iri kıyım hatalarını kepçelemeye kalkmak?
* * *
Son yüzyılın böylesi bir hallaçlığını yapmaya kimlerin engel olduğuna gelince...
Herhalde ekonomide iç talanlarla, hukuksal tümörlerin üstünü örtüp; kalem ve düşünce adamlarını sürekli çarmıha germe seferberliğinde, yamyam tamtamları çalanlar olmalı...
* * *
Yeni yeni emekli militerlerden bazıları, insanın beynini depremleyen açıklamalarda bulunuyorlar...
Kimi, Pentagon'un milyonluk dolar yardımlarıyla, "Gladyo" kartvizitli, peçelenmiş örgütlerin nasıl kurulduğunu açıklıyor; kimi, Fikret Bilâ'nın da dünkü yazısında ayrıntılarına indiği türden; Kürt liderlerini birbirine kırdırma taktiklerinin, beklenen sonucu vermediğinden dem vuruyor...
Emekli bir albayın 19 Mayıs 2004'te Kuzey Irak'taki Kokpittepe'de Amerikalı Albay Martin Rollinson'u anadan doğma çırılçıplak soyduğu iddiası da, tozu dumanı havaya kaldırdı.
* * *
Vaktiyle eski İçişleri bakanlarından Faruk Sükan da, birbirlerine kasten düşürüldükleri kuşkusu sonradan etlenip kemiklenen, "gençler arasındaki sağcı-solcu çatışmaları" için, Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamada şöyle demişti:
- İt, ite kırdırılıyor...
Fikret Bilâ'nın dünkü yazısından öğrendiğimize göre, bizim emekli militerler de, Kürtleri birbirlerine kırdırmak istemişler. "Klasik, birbirine kırdırma politikasıyla sonuç alınacağı zannedilmiş". Ama hata edilmiş...
* * *
Anladık "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindir" ama; insanın yine de aklı takılıyor:
- Kuzum bizi kimler yönetmiş, yahut yönetmekte?
Ne olup bittiğini bilmeden, sanki tuzaklı bahçelerde dolaşıyoruz.
* * *
Bir yandan vurgun, soygun, kaçakçılık çeteleri; bir yanda -Milliyet'in attığı başlıkla- "İslami holdingde mafya yağması"; bir yanda kuş gribi ile zatürree arasında salıncaklanan teşhisler; bir yanda Ankara'ya peş peşe gelen CIA ve FBI başkanları; bir yanda Çapa'daki Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahi Ana Bilim Dalı profesörlerinin akademik kurul toplantısında çıkan tartışmada silleli tokatlı kavga ve dayak...
Bir yanda da, enflasyondaki harika düşüş ve sayısı artan tatilciler...
* * *
Vatandaş mı "devlet" içindir; "devlet" mi vatandaş içindir sorusuna; uygulamaların verdiği yanıtla, siyasal nutukların verdiği yanıt örtüşmüyor.
Ve bin bir tuzaklı bahçeler çıkıyor karşımıza...
Öğrencilere, hayatlarını nasıl kazanacaklarını öğretemeyen bir eğitim düzeni de, tuz biber ekiyor tuzakların üstüne...
* * *
Kazara:
- Bu ne biçim devlet, dediğinizde...
Nedense sayıları birden kabaran jurnalcilerin bir ihbarıyla, kendinizi TCK'nin 301'inci maddesini çiğnemekten ve "Devleti aşağılamış olmak"tan bulabilirsiniz ceza yargıçları karşısında...
Ve hatta tutuklanabilirsiniz de...
* * *
Hazine'den geçinmeli birinin, sizi aşağılaması savcıları ayağa kaldırmaz... Ama sizin Hazine'den geçinmeli birine "Sen ne biçim adamsın be yahu" türü bir söz etmeniz; açabilir cezaevlerinin kapılarını karşınızda...
Üçüncü Dünya sayılan oligarşik yönetimlerin ah bu tuzaklı bahçeleri...
* * *
Enseyi karartmayın... İte kaka da olsa, şimdiye dek rastlanmadık bir saydamlaşmanın ilk ışıkları görünmede...
Bir türlü doyuma ulaşamayan övünme açlıkları için de, taptaze bir haber işte:
"Türkiye 'dünya maganda liginde' zirvede - Dünyada ortalama 700 kişiyle maganda kurşununa en çok kurban veren ülkenin Türkiye olduğu ortaya çıktı".
Yetmez mi?
* * *
Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği kuşaklar bugünleri yarattı; bugünlerin yetiştirdiği kuşaklar, kim bilir nasıl yaratacaklar yarınları?
Tatilcilerin sayılarını artırarak mı, yoksa yine birbirlerinin gözlerini çıkararak mı?
* * *
Kalem emekçileri ne bilir bu tür soruların yanıtlarını; bilseler bilseler, vatanı, milleti, devleti, bayrağı, şanlı tarihi herkesten daha çok sevenler bilirler; şimdiye dek hep bildikleri gibi...
Hadi arkadaşlar, yürekten bir aferin onlara...
c.altan@prizma.net.tr
|
|