Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaşar Kemal: "Yine ayıp etmişler!"


14 aralık: Rektör Yücel Aşkın'ın ilk duruşması (Tutukluluk hali devam ediyor.)
  • 16 aralık: Orhan Pamuk'un duruşması
  • 18 aralık: Aydınlar Bildirisi'nin imzaya açılması
  • 20 aralık: TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç'un, Yücel Aşkın'a reva görülen muamelenin kabul edilemez olduğunu söylemesi
  • 21 aralık: Başbakan Erdoğan'ın Koç için Cumhuriyet savcılarına suç duyurusunda bulunması
  • 22 aralık: Savcılığın Mustafa Koç hakkında soruşturma başlatması
  • 26 aralık: Aydınlar Bildirisi'nin açıklanması


  • Aydın olmayı hak etmek
    Bütün bunlar sadece 12 günlük bir zaman dilimine sığmış. Ve bu ortamda imza için kendisine başvurulanlardan bir kısmı, bildiride Orhan Pamuk'un yanı sıra Mustafa Koç ve Yücel Aşkın'dan da söz edilmesini istemişler...
    Devekuşu gibi başlarını kuma gömmeyenler için bundan daha doğal ne olabilir?
    Ali Sirmen, önceki gün Cumhuriyet'teki enfes yazısında aydını pek güzel tarif etmiş. Maddelere dökerek aktarıyorum:
  • "Aydın, sadece beyni ve yüreğiyle "Biz burada oldukça bunlara izin vermeyeceğiz" der.
  • Aydının gücü, örgütü ve partisiyle değil, tavrıyla ortaya çıkar.
  • Demokrasi ve özgürlükler için çaba göstermek, gösteri yapmak, bildiri yayınlamak, aydınların yalnız hakları değil, görevleridir de. Ancak tepkinin içeriğinde herhangi bir çifte standardın olmaması şarttır.
  • Aydınlar tepkilerini ortaya koyarken, politik kaygılardan ve büyük kitle desteği arama çabasından uzaktırlar.
  • "Benim mağdurum iyidir" mantığıyla ne aydın olunur, ne de bu mantıkla yayımlanan bildiriye Aydınlar Bildirisi denir."


  • Oktay Ekinci soruyor
    Tam bu satırları yazarken Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci telefon etti: "Bildiriyle ilgili yazılarınız çok isabetli oldu. Doğrusu ben, Oral Çalışlar'ın, neden kendi gazetesi Cumhuriyet'in pek çok yazarından imza istemediğini merak ediyorum," dedi ve ekledi:
    30 bin üyesi olan bir kuruluş olarak demokrasi, özgürlükler ve insan haklarıyla ilgili bir bildiri imzaya açıldığında, ilk arananlardan birinin hem kurumsal, hem de kişisel olarak kendisi olduğunu dile getiren Ekinci diyor ki: "Herkes bizden imza istiyor da, gazetedeki oda komşum Oral niye istemiyor?"

    Ve Yaşar Kemal...
    Aydınlar Bildirisi ile ilgili tartışmalar boyunca benim aradığım tek kişi, bildiride imzası ilk sıraya yerleştirilmiş olan Yaşar Kemal oldu. Hatta 1 kez de değil, 2 kez aradım ustayı...
    İlkinde ona "Bildiride Yücel Aşkın'ın adı varmış, imzaya açılmadan çıkarılmış, neden?" diye kısmen hatalı bir soru sormuş, "Haberim yoktu, ayıp etmişler" yanıtını almıştım.
    Hatamı düzeltmek üzere yeniden aradım:
    - Sevgili Yaşar Kemal, ben size "Aşkın'ın adı, bildiriden neden çıkarıldı?" diye sormuştum. Meğer rektörün adı başlangıçta yokmuş. Bildiri için imzası istenenlerden bu yönde talepler gelmiş, ama kabul görmemiş...
    Yaşar Kemal: Yine ayıp etmişler. Ha öyle, ha böyle... Sonradan da olsa madem akıl edenler olmuş, bari o zaman rektörün adını ilave etselerdi...
    - Bir yanlış anlama yok değil mi?
    Yaşar Kemal: Yok canım. Zaten Oral Çalışlar da pazar günü aramıştı beni. Ona da söyledim. Ayıp etmişsiniz, ha önce ha sonra ne fark eder dedim. Konuyu uzatmakla, bir kez daha ayıp ediyor...

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Irak'ta kritik dönemeç
    IRAK'ta üç temel etnik grubun arası gittikçe ...
    Çetin ALTAN
    Farkına varmadan yaşadığımız tuzaklı bahçeler...
    Taze bir yılbaşından geçmişliğin, olup bitenl...
    Melih AŞIK
    Olacak o kadar...
    Ünlü sanatçımız, cesur mizahçımız Levent Kırc...
    Fikret BİLA
    Dr. Özcan: Makalemiz tamamen akademik amaçlı
    Foreign Affairs dergisinde yer alan "Türk Ord...
    Hasan CEMAL
    Asker ile AB (2)
    Amerikan Foreign Affairs dergisinin son sayıs...
    Yılmaz ÇETİNER
    Nar bereketi, geri kafaların aydınlanması
    Yeni yılın yeni modası nar! Rengi, tadı filan...
    Güneri CIVAOĞLU
    "Sivil itaatsizlik" mi?
    ROJ TV'nin yayınını sürdürmesine destek veren...
    Can Dündar
    Kontrgerilla kontratakta...
    Özel Harp Dairesi'ni (ÖHD) 1971-74 arası yön...
    Abbas GÜÇLÜ
    3 milyon aday yarışacak
    Anadolu liseleri ve kolejlerde olduğu gibi ün...
    Hurşit GÜNEŞ
    2006'ya girerken: Siyasette kritik yıl
    İki gündür dünyada olası siyasal ve ekonomik ...
    Doğan HEPER
    Muasır medeniyet ve biz
    2006'da Türkiye'nin yönü değişecek mi? Gidiş...
    Semih İDİZ
    "Çuval hadisesi" enfeksiyona dönüştü
    Türk-ABD ilişkilerine damgasını vuran "çuval ...
    Sami KOHEN
    Hem ticaret, hem siyaset
    GEÇEN nisan ayında Türkiye Odalar ve Borsalar...
    Hasan PULUR
    Topbaş'a davet, "Fener"e tepki, Mehmetçik Vakfı...
    BELEDİYE Başkanımız Kadir Topbaş'la içli dışl...
    Derya SAZAK
    Çankaya ve seçim
    2006'nın siyasi gündemini 'erken seçim' ve Ça...
    Meral TAMER
    Yaşar Kemal: "Yine ayıp etmişler!"
    14 aralık: Rektör Yücel Aşkın'ın ilk duruşmas...
    Güngör URAS
    Özel sektörde büyük tesis parası yok
    Özelleştirme kapsamında satışa çıkarılan Erde...
    Serpil YILMAZ
    Filistin'e gidecektim Ankara'ya varamadım!
    Sis oldu, 07.15 Ankara uçağı kalkmadı, 09.00'...
    M. Ali BİRAND
    Kürt sorunu, kabuk değiştiriyor...
    2006 yılında en fazla tartışacağımız konuları...

    © 2006 Milliyet