|
Yaşar Kemal: "Yine ayıp etmişler!"
14 aralık: Rektör Yücel Aşkın'ın ilk duruşması (Tutukluluk hali devam ediyor.)
16 aralık: Orhan Pamuk'un duruşması18 aralık: Aydınlar Bildirisi'nin imzaya açılması20 aralık: TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç'un, Yücel Aşkın'a reva görülen muamelenin kabul edilemez olduğunu söylemesi21 aralık: Başbakan Erdoğan'ın Koç için Cumhuriyet savcılarına suç duyurusunda bulunması22 aralık: Savcılığın Mustafa Koç hakkında soruşturma başlatması26 aralık: Aydınlar Bildirisi'nin açıklanması
Aydın olmayı hak etmek
Bütün bunlar sadece 12 günlük bir zaman dilimine sığmış. Ve bu ortamda imza için kendisine başvurulanlardan bir kısmı, bildiride Orhan Pamuk'un yanı sıra Mustafa Koç ve Yücel Aşkın'dan da söz edilmesini istemişler...
Devekuşu gibi başlarını kuma gömmeyenler için bundan daha doğal ne olabilir?
Ali Sirmen, önceki gün Cumhuriyet'teki enfes yazısında aydını pek güzel tarif etmiş. Maddelere dökerek aktarıyorum:
"Aydın, sadece beyni ve yüreğiyle "Biz burada oldukça bunlara izin vermeyeceğiz" der.Aydının gücü, örgütü ve partisiyle değil, tavrıyla ortaya çıkar.Demokrasi ve özgürlükler için çaba göstermek, gösteri yapmak, bildiri yayınlamak, aydınların yalnız hakları değil, görevleridir de. Ancak tepkinin içeriğinde herhangi bir çifte standardın olmaması şarttır. Aydınlar tepkilerini ortaya koyarken, politik kaygılardan ve büyük kitle desteği arama çabasından uzaktırlar."Benim mağdurum iyidir" mantığıyla ne aydın olunur, ne de bu mantıkla yayımlanan bildiriye Aydınlar Bildirisi denir."
Oktay Ekinci soruyor
Tam bu satırları yazarken Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci telefon etti: "Bildiriyle ilgili yazılarınız çok isabetli oldu. Doğrusu ben, Oral Çalışlar'ın, neden kendi gazetesi Cumhuriyet'in pek çok yazarından imza istemediğini merak ediyorum," dedi ve ekledi:
30 bin üyesi olan bir kuruluş olarak demokrasi, özgürlükler ve insan haklarıyla ilgili bir bildiri imzaya açıldığında, ilk arananlardan birinin hem kurumsal, hem de kişisel olarak kendisi olduğunu dile getiren Ekinci diyor ki: "Herkes bizden imza istiyor da, gazetedeki oda komşum Oral niye istemiyor?"
Ve Yaşar Kemal...
Aydınlar Bildirisi ile ilgili tartışmalar boyunca benim aradığım tek kişi, bildiride imzası ilk sıraya yerleştirilmiş olan Yaşar Kemal oldu. Hatta 1 kez de değil, 2 kez aradım ustayı...
İlkinde ona "Bildiride Yücel Aşkın'ın adı varmış, imzaya açılmadan çıkarılmış, neden?" diye kısmen hatalı bir soru sormuş, "Haberim yoktu, ayıp etmişler" yanıtını almıştım.
Hatamı düzeltmek üzere yeniden aradım:
- Sevgili Yaşar Kemal, ben size "Aşkın'ın adı, bildiriden neden çıkarıldı?" diye sormuştum. Meğer rektörün adı başlangıçta yokmuş. Bildiri için imzası istenenlerden bu yönde talepler gelmiş, ama kabul görmemiş...
Yaşar Kemal: Yine ayıp etmişler. Ha öyle, ha böyle... Sonradan da olsa madem akıl edenler olmuş, bari o zaman rektörün adını ilave etselerdi...
- Bir yanlış anlama yok değil mi?
Yaşar Kemal: Yok canım. Zaten Oral Çalışlar da pazar günü aramıştı beni. Ona da söyledim. Ayıp etmişsiniz, ha önce ha sonra ne fark eder dedim. Konuyu uzatmakla, bir kez daha ayıp ediyor...
mtamer@milliyet.com.tr
|
|