|
 |
|
|
Haber-Analiz
'Şaron'suz barış zor'
İsrail Başbakanı Şaron'un siyasetten çekilmesi, bağımsız Filistin devleti hedefinden İran'ın nükleer silahlanmasının barışçı yollarla önlenmesine kadar birçok konudaki çabaları zora sokabilir
Yasemin Çongar - Washington
Geçirdiği beyin kanamasının ardından yaşam mücadelesi veren İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un siyasetten çekilmesi Bush yönetiminin Ortadoğu'daki en yakın müttefiklerinden birini yitirmesi anlamına gelecek. Şaron'un yokluğu, İsrail'de siyasi boşluk ve karmaşa yaratabileceği gibi, Ortadoğu'da bağımsız Filistin devletini içeren bir kalıcı barış hedefinden İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine kadar birçok konuda hem Amerikan politikasını hem de uluslararası çabaları zora sokma potansiyeli taşıyor. Washington'da yapılan değerlendirmelere göre, Şaron'un siyasetten çekilmesinin olası sonuçları şöyle:
LİKUD GÜÇLENİR: Bir süre önce kurucuları arasında yer aldığı Likud'dan ayrılarak, 28 Mart seçimlerinde birinci parti olması beklenen Kadima'yı (İleri) kuran Şaron, "şahin" tavırlarına ve sağ siyasi geçmişine karşın, son dönemde merkeze yanaşmış, ılımlı unsurların da desteğini alan popüler bir siyasetçi. Şaron'suz bir Kadima'nın ise aynı desteği yakalama olasılığı yok. Bu durum Likud'a, özellikle de eski Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yarayarak, İsrail'de sağın yeniden güçlenmesine yol açabilir.
BATI ŞERİA BEKLER: Şaron, kendisine "buldozer" lakabı kazandıran askeri geçmişi ve siyasi profiliyle, barış adımlarını İsrail sağına benimsetebilecek nüfuza sahip başlıca liderdi. Gazze'den çekilme planını, güçlü muhalefete rağmen uygulayabilmesi de bu nüfuzun sonucuydu. Şaron'un seçimlerin ardından, Batı Şeria'nın bazı bölümlerinden çekilerek buradaki Yahudi yerleşimlerini kaldırtmayı planladığına inananlar, şimdi bunun Şaron'suz uygulanmasını imkansız sayıyorlar.
FİLİSTİN DEVLETİ ZORLAŞIR: Bush yönetimi, "iki devletli çözüm" formülüyle bağımsız Filistin hedefini desteklemesini, bu formülün Şaron tarafından İsrail sağına er geç kabul ettirilebileceği inancına dayandırdı. İsrail'de Şaron sonrası siyasi boşluk ve bağımsız Filistin devletine karşı çıkan Likudcuların güçlenmesi olasılığı, yaklaşık bir yıldır durulan İntifada'yı yeniden ateşleyebilir. İsrail'in buna sert askeri karşılık vermesi ve devletleşme adımlarının yeniden zora girmesi mümkün.
İRAN VURULABİLİR: Netanyahu, İsrail siyasetindeki etkisini artırır ve seçim sonrası kurulacak yeni hükümette etkin konuma gelirse, İran'ın nükleer tesislerinin vurulmasından yana görüşünü hayata geçirmeyi deneyebilir. Tahran'dan nükleer alanda ve İsrail konusunda birbiri ardına gelen sert çıkışların güçlendirdiği bu olasılık, ABD üzerinde de baskı oluşturacaktır. Bu durumda, Bush yönetiminin İsrail'in devreye girmesini de önlemek amacıyla, İran'a karşı benzer bir askeri girişime daha hızlı sürüklenmesi beklenebilir.
|
|
|

|