Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Ocak 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2005 enflasyonunun düşündürdükleri


2005 yılının enflasyon karnesi belli oldu. Tüketici fiyatları endeksindeki (TÜFE) yıl sonları itibariyle 12 aylık artış yüzde 7.7 ile son 37 yılın en yüksek seviyesine gerilerken, 2002 yılında başlayan hedefin altında kalma eğilimini de sürdürdü. Diğer taraftan üretici fiyatları endeksindeki (ÜFE) yıl sonu artışı da yüzde 2.7 ile yayımlanmaya başladığından bu yana en düşük seviyesinde gerçekleşti.
Önümüzdeki yılın enflasyonuna ışık tutması bakımından 2005 yılındaki eğilimlere bakmakta yarar var.
Birinci grafikte sol eksende 12 aylık TÜFE ve ÜFE artışları, sağ eksende ise 1 dolar ve 1.5 euro'dan oluşan döviz sepetinin YTL cinsinden nominal değerindeki değişme yer alıyor.

Sepetin değeri
2005 yılında döviz sepetinin değerindeki değişme ile ÜFE arasında çok güçlü bir ilişki var. Ancak sepetin değeri düşerken, ÜFE artışları yavaşlamakla birlikte sürüyor.
Buna karşılık ikinci grafikte DPT tarafından yayımlanan dolar cinsinden birim ücret endeksinin geçen yılın üçüncü çeyreğinde 2003 yılının başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı ve artışın hızlandığı dikkat çekiyor.
İşgücü verimliliğindeki artışa rağmen, YTL cinsinden reel ücretlerin artmadığı bir ortamda bu gelişme tamamen doların YTL karşısında hızlı değer kaybından kaynaklanıyor. Maliyetlerdeki dolar cinsinden bu artış, ÜFE'nin döviz sepetiyle aynı oranda düşmesini engelliyor. Önümüzdeki dönemde politikalar böyle devam ederse ithalatın yerli sanayi üretiminin yerini alma sürecinin daha da hızlanacağı görülüyor. Bu ise, potansiyel büyümeyi, dolayısıyla enflasyondaki düşüşün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Ancak kurda ani düzeltmelerin ÜFE bazında enflasyonu hızlandırması riski de birinci grafikten görülebilir.

Enerji fiyatlarında artış
Kur sepetinin değerinde ve ÜFE artışlarında önemli gerilemelere rağmen TÜFE'deki artışlar 2005 yılında yüzde 7.5-8 aralığında katılaşmış.
Dünyada enerji fiyatlarındaki artışın buna neden olduğu akla gelen ilk açıklama.
Ancak üçüncü grafiğe baktığımızda yıl sonunda enerji fiyatları hariç endeksin TÜFE'den daha hızlı artması tam tersine bu yıl sonunda enerji fiyatlarının enflasyonu aşağı çektiğini gösteriyor. Yani katılık konjonktürel değil.
Enerji fiyatları hariç, endeksten alkollü içkiler ve tütün fiyatlarını çıkardığımızda ise artış yüzde 6.6 ile TÜFE'nin altına düşüyor. Bu durum hükümetin geçen yıl da sürdürdüğü, bütçedeki sapmaları alkollü içkiler ve sigara üzerindeki "günah vergilerini" yükselterek telafi etme uygulamasının etkisini gösteriyor. Ancak vergilerdeki artışın giderek kaçağı artırdığı da biliniyor.
Bu da, hükümetin bütçesindeki sapmaları dolaylı vergilerle telafi etme politikasının sınırına gelindiğini ortaya koyuyor.

Hedefi tutturmak zor
İçinde bulunduğumuz yılın enflasyon hedefini tutturmak hiç de kolay olmayacak. Mevcut politikalar sürerse bunun büyüme potansiyelini önemli ölçüde yıpratacağı açık.
İşgücü ve girdi maliyetlerini aşağı çekecek vergi düzenlemelerinin maliyeti, dolaylı vergilerin geldiği noktada, ancak harcama kısarak sağlanabilir. Bu ise seçime bir yıl kala hükümeti çok zorlar.
Kurdaki bir düzeltmenin ise, aynen gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi enflasyona yansımaması TCMB'nin güvenilirliğine bağlı.
Enflasyon saplantısıyla ünlenen bir yönetim, kurdaki düzeltmenin enflasyon ve büyüme cinsinden maliyetini en düşük seviyede tutacak önemli bir koz. Hükümetin bu kozu nasıl kullanacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
YÖK, hukuk, Atatürk
KONYA Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Süley...
Çetin ALTAN
Hayattan ölüme geçiş çizgisi...
Yaşamak ve yaşatmak yerine, ölmek ve öldürmek...
Melih AŞIK
Kalpaktan türbana
Çankaya Köşkü'nde 17 yıl (1973 - 89 arası) Cu...
Fikret BİLA
Akdağ: Ev ölçeğinde tavuk yetiştirmeyi bırakın
Doğu Asya ülkelerinden sonra kuş gribinden öl...
Hasan CEMAL
Çankaya sevdası!
Yıl 1989. ANAP lideri Özal, başbakanlık koltu...
Güneri CIVAOĞLU
Kuş değil tütün
Kuş gribine karşı yemek kılavuzu...
Abbas GÜÇLÜ
Köy Enstitüleri
Köy Enstitüleri de, tıpkı imam hatipler gibi ...
Hurşit GÜNEŞ
2006'ya girerken: Ekonomide kritik yıl
Bugün 2006 yılındaki olası ekonomik gelişmele...
Sami KOHEN
Şaron'dan sonra ne?..
BAŞLIKTAKİ sorunun yanıtı, başka bir soruyla ...
Faik ÖZTRAK
2005 enflasyonunun düşündürdükleri
2005 yılının enflasyon karnesi belli oldu. Tü...
Hasan PULUR
Televizyon dizileri...
BİR zamanlar televizyona karşıydılar, tıpkı "...
Derya SAZAK
Çuval sendromu
Gerçek aktörler konuşmayınca sahneye emekli a...
Meral TAMER
Asım Kocabıyık Kütüphanesi
Baba Beni Okula Gönder (BBOG) eğitim seferber...
Ece TEMELKURAN
Türklere turistik Türklük
Gözlemeci dükkânlarında hamur açan kadınlar, ...
Yaman TÖRÜNER
Güzel şeyler de oluyor
İktisadi Araştırmalar Vakfı zor olanı başardı...
Güngör URAS
Doğalgazda pazarlık gücümüz zayıf
Ukrayna ile Rusya arasındaki doğalgaz krizi n...
M. Ali BİRAND
Kuş gribinde bizi rahat ettirin!
Kuş Gribi çok yeni bir hastalık ve hakkında h...

© 2006 Milliyet