Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ocak 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni yıl evlerine ecel gibi girdi...
'Baba beni kucağına al'

Baba Zeki Koçyiğit: Oğlum Mehmet Ali son olarak, 'Baba beni kucağına al' dedi ve yanağıma öpücük kondurduktan sonra hayata gözlerini yumdu

HABER MERKEZİ

Ağrı Dağı'nın dibindeki Doğubayazıt'ta kendi halinde yaşamaya çalışan Koçyiğit Ailesi'nin daha bir süre önce çocuk cıvıltısıyla dolup taşan yoksul evinde, yürek dağlayan bir acı yaşanıyor.
Kuş gribi kuşkusuyla hastaneye kaldırılan üç çocuklarını kaybeden, kalan tek çocukları ölüm - kalım savaşı veren Zeki ve Marifet Koçyiğit, hayatta karşılaşılabilecek en büyük acılardan birisini göğüslemeye çalışıyorlar. Bembeyaz tozlar içinde toprağa verdikleri üç yavrularının bir göz açıp yummuş gibi geçiveren yaşamlarından tüten yoksulluğa, bu kez evlat acısıyla direniyorlar.
Anne Marifet Koçyiğit, ev kadını. 38 yaşındaki Zeki Koçyiğit, işsiz bir baba. Zaman zaman seyyar satıcılık yaparak ailesini geçindirmeye çalışıyor. Kuş gribinin Türkiye'deki ilk kurbanı olan 14 yaşındaki oğlu Mehmet Ali Koçyiğit'in de, ailesinin geçimine yardımcı olmak için sabahları okula gittiği, öğleden sonraları pamuk şekeri sattığı anlatılıyor.

Pamuk şekeri satıyordu
Mehmet Ali'nin çetin koşullarda geçen kısa yaşamı, hasta yatağındayken başında bekleyen babasına "Beni kucağına al" sözleriyle sona eriyor. Zeki Koçyiğit, şöyle anlatıyor o anı:
"Bir akşam oğlum çok kötü fenalaştı. Fenalaşmasına rağmen yanında kimse yoktu. Son olarak, 'Baba beni kucağına al' dedi ve yanağıma öpücük kondurduktan sonra hayata gözlerini yumdu. Kızım Fatma da yaşamını yitirdi. Allah bu acıyı kimseye vermesin. İnşallah diğer çocuklarım bir an önce iyileşir."
Ailenin geçim yükünün, Atatürk İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi olan Mehmet Ali'nin omuzlarında olduğunu kaydeden dayı Murat Kaya anlatıyor:
"Ailenin maddi açıdan bütün yükünü sırtlayan Ali, evlerindeki pamuk şekeri üretim makinesiyle her gün okula gitmeden önce 30 paket pamuk şekeri hazırlıyor, okuldan çıktıktan sonra yine kendi okulunun önünde ve ilçe merkezinde bu şekerleri satıyordu. Günde 5 YTL kazanıyordu."
Teşhisin konulmasında doktorların yetersiz kaldığını öne süren Kaya, "İlçede bu hastalığı teşhis edecek merkez yok. Eğer ilçemizde bir teşhis merkezi olsaydı yeğenlerim ölmeyebilirdi. 26 Aralık tarihinden itibaren çocukları hastaneye götürdük, ancak çocuklar beş gün boyunca bekletildi" diyor.

"İlk gün söylenseydi..."
Çocukların hastaneye kaldırılmasından beş gün sonra hastalığın açıklanmasıyla şüpheli vakaların arttığını belirten Kaya, devam ediyor:
"Acımız çok büyük. Üç evladımızı kaybettik. Biz yandık, bari başkası yanmasın. Başka insanların ölmemesi için bir an önce önlemlerin artırılması gerekiyor. Hastalık ortaya çıktığı ilk gün kuş gribi olduğu bize söylenseydi, en azından diğer aileler hayvanlarının itlafı için ekiplere yardımcı olurdu. Hastalığın ortaya çıkmasından beş gün sonra söylendiğinde vatandaşlar hayvanlarını teslim etmeye başladı ama iş işten geçmiş oldu."

Karneleri sıralarına bırakıldı

AĞRI AA
Kuş gribinden ölen Mehmet Ali ve Hülya Koçyiğit'in öğrenim gördüğü Doğubayazıt Atatürk İlköğretim Okulu'ndaki karne töreninde hüzün vardı. 7. sınıf öğrencisi Mehmet Ali ve 4. sınıf öğrencisi Hülya Koçyiğit'in sınıflarında, arkadaşları ve öğretmenleri iki kardeşin karnelerini çiçekler arasında sıralarına bıraktı. Koçyiğit kardeşlerin sınıfındaki öğrenciler, arkadaşlarını kaybetmenin acısını yaşadıklarını belirttiler. Kuş gribi virüsünün görüldüğü illerde dün öğrencilere dağıtılan karnelerle "kuş gribi broşürü" de verildi. Broşürde, kuş gribinden korunma yolları hakkında bilgi veriliyor.

'Allahım Ali'mi bana bağışla'

TURGAY İPEK Ağrı DHA
Koçyiğit Ailesi'nin Doğubayazıt'taki evlerinde dün ağıtlar ve dualar yükseldi. Ailenin dün sabah ölen üçüncü çocukları Hülya Koçyiğit'in cenazesi kardeşlerinin yanında toprağa verildi. Anne Marifet Koçyiğit "ciğerim yanıyor" diye ağıt yaktı. Baba Zeki Koçyiğit ise 6 günde 3 çocuğunu kuş gribine kurban vermenin acısıyla, "Allahım, bari Ali Hasan'ımı bana bağışla. Başka çocuğum kalmadı' diye feryat etti. Baba Koçyiğit, kimsenin kendilerine sahip çıkmadığını, cenazelere hiçbir devlet yetkilisinin katılmadığını belirtti. İçme suyu olmayan 2 odalı cenaze evindeki tuvalet, Zeki Koçyiğit'in evin bahçesine koyduğu 4 varille yapılmış. Eve gelen elektrik kablosu, Koçyiğit'in kendi diktiği direklere asılı. Eskiden sınır ticareti yoluyla İran'a gidip gelen, bir dönem seyyar manifaturacılık da yapan Zeki Koçyiğit bir süredir işsiz. Yumurtalarıyla dört çocuğun beslendiği tavuklar hastalanınca birinin kesilerek yenilmesi, bu yoksul evi cenaze evine çevirmiş.





GÜNCEL
Virüs Ankara'ya geldi
Üçüncü kardeş de öldü
'Baba beni kucağına al'
Ölümden sonra uyarı
Başbakan: Halk hutbeyle bilinçlenecek
'Yumurtayı beş dakika kaynatın'
Bu da 'marka'lı mafya
Kurtlar Vadisi'ne Asalak operasyonu
Yayınevlerinin 'korsan Attilâ İlhan' kavgası
BBC: İnsandan insana geçecek mi?
Mektup 'adressiz'
Yürütmeyi durdurma yok
Emniyet: Gözaltı uzatılsın
Tatil coşkulu başladı
Mekke'de iki Türk hemşire kayboldu
Eker: 14 bin kanatlı hayvan itlaf edildi
Başkan'ın aracına kurşun






Melih AŞIK
Bürokratik kaçış!
Petrol İş Sendikası, "TÜPRAŞ'ın özelleştirilm...
Can Dündar
Kuş gribini araştıran enstitüyü kim kapatmıştı?
Kuş gribi konusunda esprideki gibi- Ortadoğu ...
Hasan PULUR
Taşları bağlayıp köpekleri salarsanız...
YÖNETİCİLİK nedir? "Hiç kimseyi memnun etmeme...
Çetin ALTAN
Kaygılarla beneklenmiş bir tatil başlarken...
Özellikle sevmedikleri işlerde çalışan ve yıl...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet