|
 |
|
|
Dramatik bir durum
Görüş / Bülent Buda
Reha Kapsal'ın karşısına, yeni yapılanmanın mimarı ve de bir tür "bu işlerin patronu" dayatması ile çıkarılan Cem Onuk'un geliş zamanı Karşıyaka'nın yüz yüze kaldığı, içinden çıkılmaz sorunların miladıdır. Bu süreç, Reha Kapsal'ın "Bu yapılanmaya benim katkım olamaz" deyip gidişiyle hız kazandı. Sonra futboldan az çok anlayanın şaşarak izlediği transferler yapıldı. Daha ligin ilk maçında sahaya sürülen 11 ile yedek kulübesine çekilenlere baktığınızda, takımın biçimlendirilmesine egemen olan anlayışı bir çırpıda kavrayabilirdiniz. Yeni transferlerin tümü futbol alanını süslerken, Murat Karakoç, Ufuk, Olgay, Türker, Rasim gibi arkalarında durduğunuzda, gelişmelerine olanak verdiğinizde, güven aşıladığınızda çok şey yapacak futbolcular küstürülüyordu. Bu yapılan bir tür ayrımcılık, bizimkiler-ötekiler durumuydu. Bu olumsuz gelişmelere kulübü yönetenlerin de sergilediği teslimiyetçi tavır eklenince, sonun başlangıcı eni konu kendini belli etmeye başladı.
Her zaman herkesi kandıramazsınız
Daha çok zaman geçmeden Cem Onuk'un gelişini, donatıldığı yetkilerini, Reha Kapsal'ın gidişini, yapılan transferleri, oyuncular arasındaki ayrımcılığı, bütçenin yanlış kullanımını, Karşıyaka'nın tehlikeli bir yörüngeye itildiğini görenler, dile getirenler, yazanlar, salt Karşıyaka kurumunun aşınan değerlerini koruma amacıyla eleştirenler, Karşıyaka düşmanı ilan edilip, hedef gösterildiler.
Gerçekleri görerek çıkış yolu aramak yerine, umutlar vererek rahatlama yolu arayan bir toplumsal anlayışımız olduğu için kim doğru söylüyor diye değil, kim umut verici konuşuyor diyerekten olan biten sinema seyircisi rahatlığında seyredildi.
"Bazen herkesi kandırabilirsiniz... Her zaman bazılarını kandırabilirsiniz... Ama her zaman herkesi kandıramazsınız" demiş Abraham Lincoln. Gelinen yer ortada. Ortalık toz duman. Eski başkanlardan Cenk Karace, zembereği boşalmış saat gibi salvoluyor. Coşkun Süer ve arkadaşları, aşınan değerleri, dağılan bütçeyi onarabilmek için gelen, açık deyişle "Atanmışlar kurulu". Karşıyaka'da atanmışlık geleneği çözülmezse, tartışma, sorgulama, eleştiri yapılamayan genel kurullarla üyelerin özgür istençleriyle katılımı olanaksız kılındığı sürece, sorunlar çözümlenemez. Görünen bu kötü manzara Karşıyakalı'nın öz dinamiklerini harekete geçiremediği sürece güzelleşemez. Beceri, insanların önüne pişmiş balığı koyarak kolaycılığa özendirmek değil. Onlara balık tutmayı öğretebilmek, sorumluluk yükleyebilmektir.
Son olarak oyuncak gereksinimi duyanlar lütfen oyuncakçı dükkanına gitsin. Karşıyaka Spor Kulübü, oyuncak olacak kadar küçük değil.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|