|
 |
|
|
Meçhul çocuğun çağrısı
Pakistan'ı da tanımaya çalışarak biraz biraz buyur ola hüzünlü bir imdat testusuna bu hafta
Tam üç ay önce, 8 Ekim'de meydana gelen Pakistan depremiyle ilgili son durum neydi? Haberlerde depremzedelerin perişan durumda oldukları bildiriliyordu. Yazışmakta olduğum Pakistanlı mimar arkadaşım Beşir Ahmet Kevser'den edindiğim bilgiye göre ölü sayısı 73 bin 338'di. 9 bin kişi kayıptı... 128 bin 309 kişi yaralıydı. Bunun içinde 69 bin 412 kişinin durumu ağırdı. Ölen 17 bin çocuğun çoğu okulda dersliklerinde yaşamlarını yitirmişti. Herhalde bir o kadar da ağır yaralı çocuk vardı... 4 milyona yakın kişi evsiz kalmıştı. Arkadaşım Kevser dünya ülkelerinden Pakistan'a vaat edilen 6,2 milyar doların ancak dörtte birinin bağış olduğunu, gerisinin uygun koşullu kredi (soft loan) niteliğinde olduğunu yazıyordu... Allah Allah... Yardıma gelin! Aklıma hemen Pakistan Devlet Başkanı Müşerref'e mektup yazıp para gönderen Tavşanlılı çocuk geldi. Hatırlayacaksınız, Pakistan Devlet Başkanı Müşerref'i çok duygulandırmıştı bu çocuk... Başkan kendi internet sitesinde bunu bizzat haber olarak verdirmişti. Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinden
21 Ekim 2005 tarihinde gönderildiği belirlenen isimsiz mektupta, "Ben fakir bir evin oğluyum. Babam yok, annem hasta. 2 milyon lira ekmek paramız vardı. Bunun size 1 milyonunu gönderiyorum... Bu 1 milyonla depremdeki çocuklara ekmek alın..." diye yazmıştı çocuk. Baktım bazı gazetelerde bunun "asparagas" yani şişirme bir haber olup olmadığı tartışılıyor. Mektubu bu meçhul çocuk mu yazmıştı? Birine mi yazdırmıştı? Amaç dikkat çekmek miydi? Öyleyse, dikkat çekmişti, bence. Asparagas haberse, hayırlı bir "asparagas"tı bu. Hem sempatik hem de empatik... Pakistan'da meydana gelen korkunç depremde kendi yaşındaki 17 bin çocuğun ölmüş olduğunu ondan başka kim hissedebilmişti içinde böyle? Ve bir karar vermişti. Mektup yazmış ve Pakistan'a para göndermişti. Tavşanlılı meçhul çocuğun yaptığı şey onu bu dağların ötesinden o dağların yüksekliklerinde donma tehlikesindeki pek çok başka çocuğa taşıdı... Belki pek çok kişiyi... Bayrama üç gün kala... Pakistanlı çocukları düşünmeye davet etti... Ve insanları bir şeyler yapmaya çağırdı tekrar... Buyur ola hüzünlü bir imdat testusuna bu kez de... Pakistan'ı da tanımaya çalışarak biraz biraz...
1- Depremden tam üç ay sonra bugün Pakistan'da en büyük hasar gören yerlerden Muzafferabat'ta sürekli olarak ne sesi duyuluyormuş?
a. Ezan
b. Helikopter
c. İmdat çığlığı
d. Öksürük
2- Pakistan'a bugüne kadar sağlanan 420 bin çadırın yüzde 90'ı kış şartlarına uygun değil. Pek yakında insanlar donmaya başlayacak. Ya da zatürreeden ölecekler. Derhal,
a. Kış şartlarına uygun en az 20 bin çadır gerek. Battaniye, soba gerek!
b. Böylece 1500 metreden yüksekte bulunanlar soğuktan dolayı aşağılara inmek zorunda kalmayacaklar.
c. Aşağılar, Muzafferabat ve çevre kentlerin bulunduğu yöre, bembeyaz çadır kentlerle dolmuş taşmış durumda. Karakurum Dağları'nın karlarına karışan bembeyaz çadırlar! İnsanlara yardımı yaşadıkları yerlerde ulaştırmalı. Hemen. Şimdi! Çadır, battaniye, soba, yakıt, sıcak çorba...
d. Hepsi
3- Sadece 8 Ekim 2005 depreminden dolayı 4 milyona yakın Pakistanlı evsiz barksız. Alan olarak Türkiye büyüklüğünde fakat nüfusu iki misli Pakistan'da yaklaşık kaç kişi yoksulluk sınırının altında yaşıyormuş?
a. 100 milyon
b. 52 milyon
c. 42 milyon
d. 32 milyon
4- Pakistan'da en az beş etnik grup var. 10'dan fazla dil konuşuluyor. Grupları birleştirici unsur, İslam dini. Resmi dil İngilizce. Peki, Pakistan'ın milli dili hangisi?
a. Urdu
b. Hindu
c. Paştu
d. Pencabi
5- Ülkeyi İngilizlerden kurtararak bağımsızlığı kazandıran Pakistan'ın "babası" kim?
a. Cinnah
b. Butto
c. Eyüp Han
d. Muhammet İkbal
6- Pakistan'ın başkenti hangisi?
a. Lahor
b. Karaçi
c. Ravalpindi
d. İslamabat
7- 1971'den önce bugünkü Pakistan'dan başka bir de Doğu Pakistan vardı. Ayrıldı, başka bir ülke oldu. Şimdi neresi?
a. Burma (şimdi Myanmar)
b. Burundi
c. Brunei
d. Bangladeş
8- Pakistan'ın hangi ülkeyle 2 bin 240 kilometrelik sınırı var?
a. Hindistan
b. Afganistan
c. İran
d. Çin
9- Pakistan-Hindistan çelişkisi hangi paylaşılamayan bölge üzerine?
a. Keşmir
b. Kargil
c. Haydarabat
d. Karakurum
10- Pakistan'ın para birimi nedir?
a. Sterlin
b. Taka
c. Rupi
d. Kyat
11- 1947'de kurulan Pakistan'da ülkeyi 25 yıl askerler yönetti. 1970'lerde bir süre seçimle işbaşına gelen sosyalist Zülfikar Ali Butto ülkede çağdaş reformlar yapmayı denedi. Hemen askeri darbe geldi. 1979'da şeriat hukuku kabul edildi. Peki, Ali Butto'ya ne oldu?
a. İstifa etti.
b. Sürgüne gönderildi.
c. Çiftliğine çekildi. Orada yetiştirdiği Benazir adlı kızı 1988'de başbakan seçildi (Müslüman bir ülkede ilk kez).
d. Asıldı.
12- İlk füze denemesini 28 Mart 1999'da gerçekleştiren Pakistan dünyada nükleer güce sahip ülkelerin kaçıncısı?
a. İkincisi
b. Dördüncüsü
c. Beşincisi
d. Yedincisi
13- İngiliz boyunduruğundan kurtularak ayrı bir İslam devleti kurulması fikrini ilk kez 1930'da ortaya atan şair Muhammed İkbal'den sonra, "Pakistan" adını ilk kez Çudari Rahmet Ali adlı Cambridge mezunu bir Müslüman milliyetçi kullanmıştı. Ülkenin adı bile etnik birlik beraberlik kokuyor! Onun, P (Pencap), A (Afganya-Afgan sınır boyu), K (Keşmir), İ (İran), S (Sind), T (Türkeristan-Orta Asya Türk devletleri), A (Afganistan) harflerinden oluşturduğu Pakistan'ın son harfi N neyi temsil ediyordu?
a. Nükleer güç
b. Belucistan'ın N'si
c. İngilizce "nation" yani millet sözcüğünün baş harfi
d. Allah korusun anlamında "neûzübillah" sözcüğünün baş harfi
Yanıtlar: 1) d, 2) d, 3) b, 4) a, 5) a, 6) d, 7) d, 8) b, 9) a, 10) c, 11) d, 12) d, 13) b.
|
|
|

|