Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Matisse'in balıkları


Uzunca boyunlu, yuvarlak cam bir kavanozun içinde yüzer kırmızı balıkları Matisse'in. Yeşil bacaklı morumsu, yuvarlak bir masanın üstünde durur cam kavanoz. Ve yanlarında, küçücük iki turuncumsu sarının saksısından yeşil yapraklar çıkar..
Görünmeyen üçüncü saksının yaprakları büyüktür. Arkadan kucaklamış gibidir cam kavanozu ve camın içinden görünür yaprakların birkaçı...
Ve sonra daha başka çiçekler vardır...
***
Kırmızı kırmızı yüzer balıklar... Siyah siyah gözleriyle dışarı bakar gibi, yahut dışarı bakmaz gibi...
Balıklarda uyanan geceler yüzer. Işıksız sabahlar ve ölmüş günler yüzer.
***
Hani hatırlar mısınız o dilenciyi? Derisi kemiğine yapışmış kırış kırış parmaklı avucunu uzatıyor ve doğmamış çocuklarınızı dileniyordu.
Vaktiyle babanız da, sadaka olarak hayatınızı koymuştu oraya...
Sadaka olarak şehitler o avuçta, sadaka olarak aşklar o avuçta, sadaka olarak yaldızları dökülmüş cümbüşler o avuçta...
***
Matisse'in balıkları dışındadır avucun... Bir de Baudelaire'in mısraları... Bir de Guevera, bir de Vietnam...
Çoğumuz sadaka vermek isteyen parmaklara yapışmış gibiyiz:
- Bırakma bizi oraya...
Düşmemek için dilencinin avucuna; varlığını ensesinden tutarak, dilenciye uzatan parmağı ısırıp, boşluğa fırlattı kendini bir tanesi...
Ve gitti gitti gitti ta yıldızların, yıldızlarda yüzen balıkların, balıklarda yüzen yıldızların yanına...
Dilenci avucunun uzanamayacağı yerdedir yıldızlar ve Matisse'in balıkları...
***
Kim demişti size ilk defa:
- Seni seviyorum, diye?..
Ne kadar çok aradınız sonra bulmak için o iki kelimeyi...
Teker teker karıştırın dilencinin avucunu; ya oraya düşmüşlerdir, ya balıklarda yüzen yıldızların yanına...
***
Matisse'in balıkları kırmızı kırmızı yüzerler kavanozun içinde...
Sözün bittiği yerde başlayan kadınlar, kavgalar ve kırgınlıklar gibidirler...
Ancak uzayın sessizce, görünmez bir yatakta kıvranarak, teslim olduğu gecelerde; çukurda olan bir ayağınızı kurtarabilirseniz; bir milyon kilometre bir yükseklikten atlayarak dalabilirsiniz onların yanına...
Ve öyle derin bir yerdedirler ki, dibe doğru soluksuz, iner iner inersiniz ve kolayca varamazsınız balıkların yanına...
***
İki yüz kelimede bitiyorsa dünyanız, bakmayın balıklara... Balıklara bakacak dili öğretmenin vuruşmasında öldü bütün 141'inci madde suçluları...
Vaktiyle bir Roma vardı, Colissée'nin duvarlarında yükselir uygarlığı ve sonra arslanlara atılan gladyatörlerde...
Ve hepsi de bir sadakadır dilencinin avucunda...
Sezar da oradadır, Antuvan da, Neron da...
***
Ama Heraklit, balıkların yanındadır iki defa yıkanamadığı için aynı nehirde ve dokunduğu için bilmeden ölümün uydurma hududuna...
***
Kırmızı kırmızı yüzer balıklar... Balıklarda yıldızlar yüzer... Yıldızlarda balıklar yüzer ve sonra Heraklit'in yanında Nâzım:
- Bu cennet, bu cehennem bizim, der...
***
Bir büyük dilenci avucu... Sadaka olarak adanan doğmamış çocuklar ve avucun içinde düşmüş şehitler... Ve kanlı işçi cesetleri... Ve Matisse'in paçayı kurtarmış balıkları...
***
Siz hiçbir şey anlamadınız mı bu yazıdan?
Ne iyi...
Matisse'in balıkları anladılar.
O da iyi...

Not: 34 yıl önce yazılmış bir yazı... "Kopuk Kopuk"tan...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Üniversite ve reform
YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç saygı duyduğu...
Çetin ALTAN
Matisse'in balıkları
Uzunca boyunlu, yuvarlak cam bir kavanozun iç...
Fikret BİLA
Gül: Irak bölünürse büyük kargaşa çıkar
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdul...
Yasemin CONGAR
İran'ı durdurmak
Yeni yıla, Ortadoğu'nun yeni krizlere gebe ol...
Can Dündar
Manken olsun da çamurdan olsun
Belki de bir manken sevgiliydi, bütün ideali....
Hurşit GÜNEŞ
2006'ya girerken: Ekonomide kritik yıl
İşsizlikte umutlu değiliz: Gelelim bir diğer ...
Semih İDİZ
Kuş gribi bulaşmış bir bayram yazısı
Gerçi bayram yarın başlıyor, ama "Laik Türkiy...
Faik ÖZTRAK
Üç ayda imalat sanayiinde yapısal dönüşüm
Geçen yılın kasım ayında 12 aylık toplam cari...
Hasan PULUR
Bayramlık...
YARIN Kurban Bayramı, bayramınız kutlu olsun....
Yaman TÖRÜNER
İstanbul Belediyesi'nin acıklı hali
Son üç dönemdir İstanbul'u AKP'ye yakın beled...
Osman ULAGAY
Levent'in trafiği ve sanayinin geleceği
Akmerkez ile Levent arasındaki trafiği felç e...
Güngör URAS
Kurban kesiminde dikkatli olalım
Kurban Bayramı hem dini bakımdan önemlidir, h...

© 2006 Milliyet