|
 |
|
|
Tecrübe
Finalin adının Beşiktaş - Galatasaray olması Efes Cup ve Kanal D'ye yaradı. Bu maçların özeli sözeli yok. Özellikle taraftarlar açısından... Derbi keyfini yaşamak için tribünleri tamamen doldurmuşlardı.
Beşiktaş maça tam kadroya yakın başladı, tam kadroya yakın da bitirdi. Buna karşılık Galatasaray ideal on birinden uzak başladı, daha da uzaklaşarak bitirdi. Hazırlık dönemindeki maçlar hele bunun adı bir de derbi ise hatalarla dolu olmaya namzettir zaten. Oyuncular fazla idman yapıp sahaya yorgun çıktıkları için koordinasyonlarında problem yaşanır. Sık sık pas ve dripling hatası yaparlar. Dün de öyle oldu.
İki takım da aynı oyun düzeni ile oynadı. Dörtlü savunmanın önünde üçlü orta saha, onların önünde serbest oyuncu, uçta da iki forvet. Burada Beşiktaş orta sahasının daha defansif oyunculardan kurulu olması (Kleberson, Okan ve İbrahim Üzülmez), rakibe pek fazla pozisyon vermemelerini sağladı. Daha fazla kontra şansı yakaladılar. Bunun sebebi de Galatasaray orta saha oyuncularının genelde ofansif tipte olmaları, Volkan'ın sağında ve solundaki arkadaşlarının, hatta İliç'in orta sahaya çıkamamasıydı. Bu Beşiktaş'ın orta sahayı çabuk geçmesine yaradı.
Maçta farklı oyuncu Tümer'di. Sebebi de hem fiziği iyi, hem de hemen hemen ilk kez oynamak istediği mevkideydi. İki forvetin arkasında serbest oyuncu. Tümer'e ikinci yarıda oyuna giren Necati eklendi. Tabii ki penaltılar hariç maçın tamamında kaleci Fevzi.
Karşılaşma penaltılara kalınca futbolda tecrübenin önemi ortaya çıktı. Beşiktaş'ta atanlar tecrübeli, Galatasaray'da tecrübesiz. Kalecilerde Beşiktaş tecrübeli, Galatasaray tecrübesiz. Maçın uzaması taraftarı ve televizyon başındakileri mutlu ederken, iki hocayı mutsuz etti. 120 dakikalık oyun biraz takımlara ağır geldi.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|