|
 |
|
|
Sanki doğal ayıklanma
Görüş / Bülent Buda
Eğer Sayın Dinç Bilgin şu günlerde İzmir'de Göztepe A.Ş olarak bilinen, iş konusu futbol olan bir işyerinin en büyük paydaşı olduğunu anımsayıp, o şirkette yıllardır olan biteni bir süre daha merak edip, araştırma, soruşturma gereksinimi duymazsa ki öyle görünüyor, şimdiki haliyle değerler sistemi çökmüş, içi boşalmış Göztepe A.Ş futbol kurumunun "futbolcusuz da kalarak" bir ilki gerçekleştirdiğine şaşarak tanık olacak.
Aydın Kuzu ile Enver ilk girişimi başlattılar. Bu bir olasılıkla onları Süleyman, Anıl, Celal, Serhat ya da diğerleri izleyecek. Bu futbolculardan yetiştirme, milli olma adı altında paralar gelecek, sonra ne mi olacak? Göztepe A.Ş'de son yapılan yönetici operasyonlarından beklenilen misyonla gelen paralar, kapatılması zorunlu eski borçlara gönderilecek. Para gelecek yine gidecek... Yani öyle transferin önünü açmak gibi erdemli bir amaçla kullanılmayacak. Futbolcular da gidecek. Futbolcusuz bir futbol A.Ş garip bir fenomen olarak ortalık yerde öyle kendi başına kalacak, dürüst tanımlarsak, terk edilecek...
Kişiler kurumları eritiyor
Terk edilecek çünkü, oralara gelmek ya da oralarda kalmak için olmadık yollar deneyen yöntem mühendislerinin misyonu tamamlanmış olacak. Buraya kadar yazıya döktüğüm olacakları önceden bilme gibi doğaüstü güçlere sahip değilim. Göztepe A.Ş'nin doğuşunu, yaşam yolculuğunu başlangıç işlevi ile tükeniş süreçlerini yakından, ilgiyle, sorumluluk duygusuyla izleyen bir İzmirli olarak ön görülerimin dayanağı tanıklıklarımın beslediği sezgilerimdir. Dikkatli okur farkındadır, yazının öznesini hep Göztepe A.Ş nitelemesi ile dillendiriyorum. Ondan ayrı bir varlık olarak kabullendiğim A.Ş'nin kötülüklerinden korunmasını, esirgenmesini dilediğim Göztepe Derneği, açık tanımla amatör şubeler güvenli ellerde, bu yıkımdan hasarsız sıyrılacağını umut ettiğim yeni, aydınlık bir geleceği simgeliyor.
En azından onun kurumsal varlığını koruyarak geliştirilerek yitik zamanların kayıpları giderilebilir. Göztepe A.Ş, Sayın Dinç Bilgin'in İzmir futbolunun gelişimine yönelik doğru bir tasarımıydı. Uygulamada amaçlanan hedeflere ulaşıldığı zamanlar da oldu. Ancak, sık yapılan uygulayıcı değişimleri ya da seçimleri projenin devamlılığını engelleyen etmenler olarak gözlenirken, futbolda şirket yönetmenin uzmanlık gerektiren bir alan olduğu gözlerden ırak tutuldu. Eski lira ile trilyonların konuşulduğu bir dünyayı dost-ahbap ilişkileri ile yanınızda çalışanların biçimlendireceği basit boyutlara indirgerseniz, sonuç böyle düş kırıklığı olur.
Ne acıdır ki gelinen noktada payı olan tek bir Tanrının kulu, ne olanları ne kendini sorgulayabildi! Bu yaka, öteki yaka anlayış değişmiyor. İzmir'de spor kulüpleri giderek eriyor. Kişiler kurumları eritiyor. İnat sürüyor. Sanki doğal ayıklanma.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|