Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ocak 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ayak oyunları!


'Ulusoy önce hakkında açılan 23 davadan aklansın, sonra başkan adayı olsun. Temizlenmeden futbolun başına geçmesin..."
Bu sözleri Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Futbol Federasyonu Başkanlığı'na yeniden adaylığı söz konusu olan Haluk Ulusoy için söylüyor.
3 Kasım 2002 seçimlerinden önce... Tayyip Erdoğan ile 100 dolayında arkadaşı hakkında açılmış sürüyle dava vardı.
Davaları sonuçlanmadan (aklanmadan) ülkenin başına geçtiler. Dokunulmazlık şalına sarılıp yargılanmaktan kurtuldular. Acaba Futbol Federasyonu Başkanlığı, Başbakanlık'tan daha mı önemli görev?
2004'te yapılan Futbol Federasyonu seçiminde Ulusoy'un aday olmasını engellemişlerdi. Bu seçimin ardından 5 Mayıs 2005'te Futbol Federasyonu Yasası'nı değiştirerek, başkan adaylarının yüksekokul mezunu olması koşulunu getirdiler.
Böylece Ulusoy'un ilerideki olası adaylığının da önüne geçtiler. Ne var ki o yasa Anayasa Mahkemesi tarafından bozulunca Ulusoy tekrar karşılarına çıktı. Şimdi her türlü belden aşağı taktik deneniyor. Son olarak Ulusoy'la ilgili iddia ve davalar indirildi raflardan, basına servis yapıldı...
Haluk Ulusoy'un Federasyon Başkanı olup olmaması bizi ilgilendirmez. Ama bakan düzeyinde verilen mücadelenin niteliği doğrusu hem üzüyor hem ürkütüyor insanı...

Kurban bayramı, şeker bayramından neden bir gün fazladır?
Kaçan kurbanlıkları yakalamak için.
Haldun Ertem

Çiçek'in yazılı emri
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yazılı emir yoluyla Ağca davasının Yargıtay'da yeniden incelenmesini isteyeceğini bildirdi dün. Avukat Noyan Özkan anımsattı. Yazılı emir deyimi eski yasada vardı. Yeni CMK'de yer almıyor. Maddenin özü ise benzeşiyor. Bakan Çiçek'in CMK 309'a göre, davanın "kamu yararına bozulması"nı istemeye hakkı var.
Burada bir merak... Tahliye kararı verileli günler geçti. Bakan Çiçek davanın incelenmesini neden karardan hemen sonra istemedi? Neden bu işi tahliye sonrasına bıraktı? Kamuoyunun tepkisi üzerine kerhen bir girişim mi yoksa bu?

Karantina bölgesinde itlaf edilirken kaçan gripli tavukla, kesilmek üzereyken kaçan kurbanlık, kan ter içinde karşılaşmışlar.
Tavuk "İntikam zamanı" demiş. Kurbanlık "Sen bunları sırat köprüsüne kadar getir yeter" diye önermiş,
"Sonrası benim işim...!"
Akif Kökçe

Katillerin zaferi
M. Ali Ağca, İpekçi cinayetinden yargılanırken "bir sonraki duruşmada bütün bildiklerini anlatacağını" söylemiş, ne var ki bir sonraki duruşmaya çıkmamıştı. Çünkü arada Kartal Askeri Cezaevi'nden kaçırıldı. Ya şimdi ne oldu? İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan'a göre... 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Yasası'na göre idam cezaları 10 yıla indirilirken, hükümlünün 10 tam yıl yatması kayıt altına alınmıştı. Hükümlü şartlı salıvermeden yararlanmayacaktı. Ağca İtalya'dan Türkiye'ye döndüğünde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi bu yasaya uygun karar vermişti. Karara göre Ağca 10 tam yıl yatacaktı.
Derken hesaplar yeniden yapıldı. O mahkeme bu mahkeme derken sonunda Kartal Ağır Ceza Mahkemesi diğer mahkemelere uydu. 5.5 yıl yatan Ağca'nın tahliyesine karar verildi.
Avukat Turgut Kazan, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi'nin neden karar değiştirdiğini, cezanın hangi hesapla 5.5 yıla inidildiğine anlamadığını ekliyor.
* * *
Abdi İpekçi neden öldürüldü? Ağca'nın arkasında kimler vardı?
Hâlâ bilinmiyor... Cinayetin hâlâ aydınlatılamaması tetiğin ardındaki derin oyuncuların bugün de hayli güçlü şekilde varlıklarını sürdürdüklerini gösteriyor. İpekçi cinayetinden çeyrek yüzyıl sonra Türkiye yine karanlıklar içinde yüzüyor. Biz ne yapıyoruz? Abdi İpekçi'nin kızı Nükhet İpekçi İzzet yazıyor:
"Biz ise kendimizi meydanlara, salonlara toplayıp, zaten birbirini bilen, birbirinin acısını paylasan kişiler olarak, birbirimize zaten bildiğimiz şeyleri anlatıp duruyoruz. Sözlerimiz, bilgilerimiz, duygularımız beklentilerimiz asıl ulaşması gereken yerlere ulaşmıyor.
Cinayet işleyen ve işleten güçlerin dahice canilikleri karşısında yetersiz kalan yasalarla gerçeği aydınlatma çabamız ne kadar hazin bir acizlik görüntüsüne bürünüyor. Ortada kalan tek somutluk ise katillerin zaferi oluyor!"

M. Ali Ağca'nın tahliye edilmesi ile ilgili hesap hatası yapıldığı iddia ediliyormuş!
-Aceleye gerek yok? Önce salalım kaçsın, ondan sonra hesap hatası var mı yok mu kontrol ederiz?
Arif Ayhan

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Katil kahraman olmasın'
ADALET Bakanı Cemil Çiçek'le dün sabah görüşt...
Çetin ALTAN
Sahanda sucuklu yumurta
Önce baharatı aşırı olmayan bir sucuktan, zar...
Melih AŞIK
Ayak oyunları!
'Ulusoy önce hakkında açılan 23 davadan aklan...
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit: Ağca kesinlikle yararlanamaz
Abdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca'nın ta...
Abbas GÜÇLÜ
12 Ocak, Utanç Günü olsun
Ağca, Papa'yı yaraladı 20 yıl yattı. İpekçi'y...
Hurşit GÜNEŞ
Boşananların sıkıntısı artıyor
Boşanma kararı hep duygusal ve sosyal bir olg...
Faik ÖZTRAK
Bir sunumun düşündürdükleri
Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı 6 Ocak tarih...
Hasan PULUR
Ha kuş gribi ha M. Ali Ağca...
ACABA o televizyon görüntüsünü hatırlayan var...
Derya SAZAK
Ağca bilmecesi
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kartal Cezaevi'nde...
Meral TAMER
Yücel Aşkın, politikaya atılır mı?
Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın'la aramızdaki il...
Ece TEMELKURAN
Taşlar bağlı, kurtlar serbest!
Bize gülüyorlardır diye düşünüyorum. Siyah ta...
Güngör URAS
Tavuk kümeslerine veda
Bu yaşıma kadar, küçük bir bahçe içinde, tek ...

© 2006 Milliyet