
|
|
|
 |
|
|
"Programda azmamak için çok çaba gösterdim"
"Benimle Dans Eder misin?"le ekranlara dönen Seyfi Dursunoğlu (Huysuz Virjin): "Daha önce Kanal D'yi üç kez kapattırdım. Teklif geldiğinde kanalın umum müdürüne bahsettim durumdan. O da 'Siz nerede, neyin söyleneceğini biliyorsunuz' dedi. Azmamak için ne kadar çaba gösterdiğimi bir bilseniz"
ELİF BERKÖZ - eberkoz@milliyet.com.tr
İlk defa bu kadar genç bir seyircinin önüne çıktım. Günay Restoran'daki göbekli heriflere alışmışım" diyor Seyfi Dursunoğlu (nam-ı diğer Huysuz Virjin) sunucusu olduğu "Benimle Dans Eder misin?"le ilgili olarak. Program teklifini kabul etmesinin nedenini de "Daha önce yaptıklarından daha farklı bir program" diyerek açıklıyor. "Yarışmacılar ve izleyiciler genç. Bu hoşuma gidiyor" diye ekliyor.
Dursunoğlu ile bayramın ikinci günü Çengelköy'deki evinde buluştuk. Evden dışarı çıkmaktan hoşlanmıyor. Bahçesiyle, kuşuyla, köpeğiyle ilgilenmeyi seviyor. Evi kendi yaptığı el işleriyle dolu. Duvarlarını yine kendi işlediği etaminler süslüyor. Bize yeni programını, pişmanlıklarını ve gelecekteki planlarını anlattı.
En son 2004'te Show TV'nin "Popstar" yarışmasında jüri üyeliği yapmıştınız. Şimdi yine bir yarışma programında, "Benimle Dans Eder misin?"de sunucusunuz. Teklifi nasıl aldınız?
Aslında önce Kanal D tarafından "Huysuz Şov"u ana haber öncesinde, canlı olarak yapmam teklif edildi. "Haftanın beş günü işe git, o makyajı yap, kostümleri giy. Bu yaştan sonra ne lüzumu var?" diyerek reddettim. Bunun üzerine dans yarışmasında sunucu olmam istendi. "Hem takdimcilik yaparım hem biraz içine huysuzluk katarım, laf da atarım" dedim ve kabul ettim teklifi. Çoğu meslek nankördür. Sanatçılık da öyle. Bunu bilen biri olarak tekrar ekrana döndüm. Korse, makyaj, kostümler ve topuklu ayakkabılardan kurtulmak için niyetim sahneye Huysuz Virjin olarak değil, Seyfi Dursunoğlu olarak çıkmaktı. Yönetmen ve yapımcı bunu kabul etmedi. "Huysuz olarak çıksın" dediler.
İlk programdaki performansınızdan memnun kaldınız mı?
Ben sahnede serbest hareket etmeye alışığım. Bu programın bir trafiği var. Ona alışmam lazım. İlk programda biraz bocaladım ama idare ettim durumu. Yarışmacılara mikrofon tutacak, bana espri kaynağı olacak birini bulacaklar. Ayrıca jüri biraz reaksiyonsuz bulundu. İzlenme oranını yükseltmek için bir şeyler yapmak lazım. Tan Sağtürk dünya efendisi. Uğurkan Erez'in, birinin kalbini kıracak diye ödü patlıyor. Asena sessiz bir kız. Sadece Yonca Evcimik konuşur cinsten. Ama o da yetmiyor. Her bölüme bir şey ilave etmem şart. Seyirciyi ısıtmak için bir stand-up yapmam lazım. Zaman zaman jüriyi yönlendireceğim. Benimle ters düşmelerini sağlayacağım ki bir elektriklenme olsun programda. Aile toplantısı yapar gibi jürilik yapılmaz.
"Bana biraz frapanlık lazım"
74 yaşındayken koskoca bir sahnede kostümlerle, topuklu ayakkabılarla oradan oraya koşabiliyorsunuz...
20 yaşındaki bir genç kadar canlı değildim. Program trafiğini düşünmesem iyice azacağım. Program üç saat sürdü. Ertesi gün yerimden kıpırdayamadım. Sahne de büyük, iyice yoruldum. Ama önemli olan neticeydi. Yaşamına dikkat edersen, yaşını hesaba katıp yaşamını ona göre kontrol edersen eforun daha fazla olabiliyor. Ben de yaşıma göre hareket ediyorum.
İlk programda kanto yapmadınız. Önümüzdeki programlarda yapacak mısınız?
Nefes nefese kalırım, konuşamam diye korktum. Uyduruk birkaç kanto yapacağım tabii. O paraya o kadar olur zaten.
Sahneye nasıl hazırlanıyorsunuz?
Kıyafetlerimi terzim dikiyor ama modellerini ben belirliyorum. Aksesuvarlarımı kendim seçiyorum. Emel Sayın elbisesi gibi bir elbise giyemem. Biraz frapanlık olmalı, bir yerinden tüy çıkmalı. Program başlamadan bir saat önce makyajım yapılıyor, giyiniyorum, peruğum hazırlanıyor, takılıyor ve sahneye çıkıyorum.
En çok kanal kapattıran sanatçı unvanı sizin. Program öncesinde "Dediklerine dikkat et" diye ricada bulunuluyor mu? Müstehcen olmamak için ekstra çaba sarf ediyor musunuz?
Üç kere Kanal D'yi kapattırdım. Teklif geldiğinde kanalın umum müdürüne bahsettim durumdan. O da "Diğer kanallarda neler yapılıyor. Mesuliyeti üzerime alıyorum. Zaten siz nerede neyin söyleneceğini biliyorsunuz" dedi. Nitekim hiç müstehcen değildim. Ama ekstra çaba gösterdim elbette. Azmamak için ne kadar çaba gösterdiğimi bir bilseniz...
Siz de yıllardır sahnede dans ediyorsunuz. Şimdiki gençleri nasıl buldunuz? Dansa yetenekleri var mı?
Hakikaten çok çalışıyorlar. Yapılması çok zor figürlerin üstesinden geliyorlar. Tek başına dans etmek daha kolaydır. Çift olmak çok zor. Bunlar hevesli insanlar. Yoksa küçüklükten beri dans dersi almış insanlar değiller. Bana kalırsa iyi beceriyorlar bu işi.
Geriye dönüp baktığınızda "Her şey tamamdır hayatımda" diyebiliyor musunuz?
Vallahi yavrum hayatımı çok iyi yaşadım diyemem. Memurken param azdı ama çok daha mutluydum. Çünkü hiç mesuliyetim yoktu. Sanatçı olduktan sonra her gün biraz daha ileriye nasıl giderim, nasıl para kazanırım diye düşünmekten kafam rahat etmedi.
İnsan yaşlanınca aileye daha çok ihtiyacı oluyor. Evlenmediniz, çoluk çocuğa karışmadınız diye pişman mısınız?
Bazen haberleri izliyorum. Anasını kesmiş, babasını doğramış... İyi ki çocuğum olmamış diyorum o zaman. Bazen de olsaydı da bazı şeylerim onlara kalsaydı diyorum.
"Her şeyimi vakfa bağışladım"
Malınızı, mülkünüzü bırakacağınız akrabalarınız var mı?
Gayrimenkullerimi, bankadaki paramı, her şeyimi bir vakfa bağışladım.
Bundan sonra neler yapmak istiyorsunuz?
Aynı ekranda Huysuz ve Seyfi'nin beraber olduğu bir şov yapmak istiyorum ama onun da çekimi zor. Bir sinema filminde oynamak hayalim. Tiyatro da yapmak isterim. Ama yapamam gibi geliyor. Çünkü ezber yeteneğim yok, doğaçlama yeteneğim var. "Avrupa Yakası"na konuk oyuncu olarak çağrıldım, rezil oldum. Çekim benim yüzümden üç saat uzadı.
"Huysuz Virjin müstehcen, tatmin olmamış bir kadın. Seyfi hazırcevap ama müstehcen değil"
Seyfi Dursunoğlu ve Huysuz Virjin'in benzer yanları neler? 37 yıldır nasıl bir denge içinde birlikte yaşıyorlar? Bazen günlük hayatta Huysuz Virjin gibi müstehcen espriler yaptığınız oluyor mu?
Günlük hayatımda müstehcen olmam için bir neden yok. Ama Huysuz Virjin müstehcen bir kadın. Hiç evlenmemiş, tatmin olmamış, azgın bir kadın. Huysuz Virjin kisvesine büründüğüm zaman müstehcen oluyorum. Seyfi Dursunoğlu da Huysuz Virjin gibi hazırcevap. Ama Huysuz müstehcen şekilde cevap veriyor. Ben öyle değilim.
74 yıl içinde pişmanlıklarınız oldu mu?
Pek çok dizi ve film teklifi aldım. Hepsini reddettim. Ama pişman değilim. Bir işi kabul ederken kılı kırk yararım. Ferhan Şensoy "Şans Kapıyı Kırınca"da bana rol vermek istedi. Yaşlı bir kadını oynayacaktım. İyi ki kabul etmemişim. Küba'da sürünmüşler. Beni de Küba'ya gidiyoruz diye kandırmaya kalktılar. "Ay'a gitseniz bile hayır" dedim. Çünkü rolüm devamlı gaz çıkaran bir kadındı. Biri yemek yerken konuşursa bakamam, iğrenirim. "Bundan iğrenen biriyken bu rolü nasıl oynarım?" dedim. "Siz gelirseniz bunu geğirmeye çeviririz" diye cevap verdiler. Onu da kabul etmedim. Yaşlı bir kadının rolü ille gaz çıkarma ve geğirme midir?
"Hepsini öldürmek istiyorum, niye destek vereyim?"
Önceki röportajlarınızda "Mehmet Ali Erbil beni taklit ediyor ama benden çok parası var" demişsiniz. Sizi taklit ettiğini düşündüğünüz başka isimler var mı?
Mesela Seda Sayan da tarz olarak benim tarzımı almıştır. Kendine adapte etmiştir. Ne Mehmet Ali'yi ne Seda'yı ayıplıyorum. Tarzdır bu, kendine adapte edersin ve oynarsın.
Huysuz Virjin'ken lafınızı kimseden esirgemiyorsunuz. Hiç "Şimdi ben ne yaptım, çok ayıp oldu" dediğiniz oluyor mu?
Tabii. Mesela bir akşam Günay'da sahne alırken en ön masada çok güzel bir kadının yanında şişman, saçsız bir adam oturuyor. "Armudun iyisini ayılar yer" dedim. Adam kibar olduğu için ses çıkarmadı. Ayının birine söyleseydim kıyamet kopardı. Sonra ne kadar üzüldüm anlatamam.
Hiç sizin işinizi devralabilecek genç bir sanatçıya destek vermeyi düşündünüz mü?
Hepsini öldürmek istiyorum. Niye destek vereyim? Bana kim destek verdi ki ben vereceğim? Gülben'e el verdik, bir müzikale aldık, çalıştık. Orada adı duyuldu. Şimdi ne arar ne sorar oldu. Esra Ceyhan'ın kaç kere programına gittim, çalıştım, uğraştım. Bayramda aramadı. Ayrıca şöyle bir şey var: Büyük şeyler verip büyük şeyler beklemeyin. Herkes kendi paçasını kendi kurtarır.
|
|
|

|
|