|
 |
|
|
Kış uykusu
Evimizin bahçesinde dört yıldır bizimle birlikte yaşayan iki kaplumbağa var. Oldukça iri, sağlıklı hayvanlar. Dişi olanı, sanırım dedemin babasıyla yaşıt olmalı. Üzerinde daha kolayca sayılabilir çizgisi olanı da ya benim abim, ya da babamın küçük kardeşi yaşında. Bu, birlikte geçireceğimiz beşinci kış olacak. Her bahar ortaya çıkıp bütün yazı bizimle geçirdikten sonra, kış gelmeden evin bahçesinde açtıkları bir yerlere girip, kış sonuna kadar çıkmıyorlar. Bütün aramalarıma karşın, nereye saklandıklarını bir türlü bulamıyorum. Kabartılmış ya da tümsek bir toprak görsem gerçekten kazıp bakacağım. Ama bir tek ipucu yok. Bul bulabilirsen...
* * *
Siz bir kaplumbağanın, en az kediler kadar evcilleştirilemeyeceğini düşünebilirsiniz. Ama elinize bir domates parçası alın ve bahçeye çıkın. Bir görün bakalım, o tank ağırlığındaki kemik zırhlarıyla size nasıl da koşarcasına geliyorlar. Filiz, Burcu domatesi keser kesmez, o kokuyu nasıl hissedip, bulundukları yerden size doğru yöneliyorlar. Eğer bahçede yürüyorsanız arkanızdan, görün sizi nasıl izliyorlar. Aynen kediler, köpekler gibi birbirlerinin ağzından kavun dilimlerini, karpuz kabuklarını bir kapışmaları var, inanamazsınız.
* * *
Pek çok hayvan gibi, sanırım kaplumbağalar da kış uykusuna yatıyorlar. Özellikle memeli hayvanlar, soğuk bölgelerde her yıl kış aylarını derin bir uykuda geçiriyorlar. Kışın havaların soğumasıyla yiyecek bulmaktaki güçlük, onların kışı toprak altında uyuyarak geçirmelerine neden oluyor. Özellikle böcekler, kirpiler, yeraltında yaşayan sincaplar, hatta çobanaldatan gibi bazı kuş türleri kış uykusuna yatıyorlar.
Karikatürlerde hep uyuyan bir ayı, karyolasının ayak ucunda ya da kapısında, "Lütfen 15 Mart'a kadar rahatsız etmeyiniz!" yazıları görürüz. Ayılar, kış uykusunun herkesçe bilinen bir sembolüdür. Ama ayıların dışında yarasalar, yılanlar, hükümdar kelebeği denilen bir kelebek türü hep kış uykusuna yatan canlılardır.
* * *
Kış uykusuna yatacak olan canlılar, sonbaharda bol bol yiyerek vücut yağlarını artırırlar. Böylece, uzun kış uykusunda bu yağlarla gerekli enerjiyi kendilerine sağlarlar. Bir de yazdan yuvalarını yiyecekle dolduran hayvanlar vardır. Bunlar kış uykusuna yattıkları zaman ara sıra uyansalar, gerinseler de havalar ısınıncaya kadar beklerler. Kış uykusundan uyandıklarında besin stokları tükenir ve iyice zayıflarlar. Hemen yiyecek bulmaları da oldukça güç olduğu için, yuvalarındaki besinleri yiyerek kendilerini toparlamaya çalışırlar. Eğer besin bulamazlarsa ölebilirler.
* * *
Kış uykusu tembelliğin değil, doğaya karşı yenik düşmek istemeyen canlıların sığındığı, içi erzak dolu kaloriferli bir evdir.
yural@milliyet.com.tr
|
|
|

|