
|
|
|
 |
|
|
'Müzakere sürecinde oyunu biz kurmalıyız'
Türkiye'nin AB'deki yeni Daimi Temsilcisi Büyükelçi Bozkır, 'Müzakere sürecinde ilerleme sağlamak için başlıkların açılmasını beklersek oyunu başkaları yönetmiş olur' dedi
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Müzakere sürecinde Türkiye açısından kilit rollerden birini oynayacak olan Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Volkan Bozkır, Avusturya'dan endişe duyulmasının yersiz olduğunu belirtti ve müzakere sürecinde "oyunun" temposunu Türkiye'nin belirlemesi gerektiğini söyledi.
Milliyet'e değerlendirmelerde bulunan Büyükelçi Bozkır'a göre, Dönem Başkanı Avusturya da dahil her ülkenin alınmış kararları uygulama ve ülke politikalarıyla AB politkalarını bağdaştırma yükümlülükleri var. Bu noktadan hareketle Viyana'nın "sıkıntı yaratmayacağını" belirten Büyükelçi, "Avusturya, bir ülke olarak sorun çıkarma hakkına sahip ama Dönem Başkanı olarak aynı şekilde davranamaz. Daha önce de ülke bazında bizimle sıkıntısı olan dönem başkanlıkları yaşadık. Hepsi bu görevdeyken ülke politikalarını bir kenara bırakmayı becerebildiler" dedi. Aynı "kabiliyeti" Avusturya'dan da beklediğini söyleyen Büyükelçi Bozkır, "Bizim beklentimiz ve amacımız bilim-araştırma ve eğitim-kültür başlıklarının Avusturya döneminde hem açılması hem de kapanması" diye konuştu.
İlk başlığın açılmasının psikolojik ve sembolik olarak onu izleyecek diğer başlıkların açılmasından daha önemli olduğunu ifade eden Büyükelçi Bozkır, süreçte tempoyu Türkiye'nin belirlemesinden yana. Büyükelçi, "Kendi tempomuzu kendimiz ayarlayabiliriz. Oyunun temposunu ve süresini elimize geçirmeliyiz. Oyunu kuran biz olmalıyız. Biz ilerleme sağlamak için başlıkları beklersek oyunu başkası yönetmiş olur" şeklinde konuştu.
Sürecin "sürece bağlı olmayan unsurlar nedeniyle kesintiye uğramaması" mesajını güven mektubunu sunduğu AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'ya da ileten Büyükelçi Bozkır, "Özellikle Kıbrıs'ı kastediyorum. Kıbrıs'ın elindeki imkânları kullanması beklenebilir. Ama bunu ilgili bir çerçeve içinde denemesi gerekir. Süreç gereksiz yere kesintiye uğrarsa Türkiye de yeni değerlendirmeler yapar" dedi.
Kıbrıs'ın basit bir performans kriteri sayılacak bir konu olmadığını belirten Büyükelçi, "Herkesin vicdan azabı çekmesi gereken boyutları var. Uyum Protokolü'nün Komisyon'da onaylanmasında yaşananlar, tüzükler konusunda gelinen aşama, alınan kararların uygulanamaması herkesin hafızasında. Yaşananlarda Türkiye ya da KKTC'nin hatası yoktur" diye konuştu.
Büyükelçi, Orhan Pamuk davası gibi durumlarda savcılara ve yargıçlara düşen sorumluluğa ilişkin olarak da, "Seçilen tarihlere bakıldığında yaklaşımın hukuki olmaktan çok siyasi olduğu görülüyor. Savcı ve yargıçların insan hakları ve AB normları konusunda bilgilendirilmeleri sürüyor. Birçok mahkeme kararında bunun etkileri hissedilmeye başlandı" şeklinde konuştu.
|
|
|

|
|