|
 |
|
|
Sergen farkı
Ailton'a taktım kafayı... Ağzıyla kuş tutsa, goller de atsa benim için fark etmez! Adam hem şişman, hem kondisyonu sıfır, hem de sanırsınız ki el freni... Tekniği de bana göre zayıf, adam eksiltemiyor, hatalı paslar yapıyor, goller kaçırıyor, arkadaşlarını da oyundan düşürüyor. Hele hele top alış verişi hiç yok!
Neymiş efendim son vuruşlar iyiymiş.
Sevsinler onun son vuruşlarını!
İlk yarıda iki pozisyon, bırakın çerçeveyi görmeyi, biri auta, diğeri kalecinin üzerine gitti. İkisini de atsa maç kopacak, rakibin direnişi kırılacak.
Nerde....
İkinci yarıda bu kez kaleci ile karşı karşıya altı pastan yine kaçırdı.
Tigana'nın sabrına da pes doğrusu!
İbrahim Akın tek başına çırpınıyor, yardıma koşuyor, top kazanıyor, fırsat buldukça da kaleyi yokluyor.
Ailton'dan ne köy olur, ne kasaba!
Veysel'in günahı ne? Hiç olmazsa mücadele ediyor, rakip savunmayı yıpratıyor, Ailton gibi top beklemiyor. Ailton'un olduğu yerde Veysel sabaha kadar oynar!
Savunmaya pek lafımız yok... Bir de şu duran toplarda hata yapmaz ve gol yemezlerse onları baş tacı yapacağız. Ama her güzelin bir kusuru oluyor! Bunun temelinde adam paylaşımı ve konsantrasyon eksikliği yatıyor. Mustafa Doğan'ın bireysel hatasından yenen ikinci gol, Kartal'ın kolunu - kanadını kırarken, bir gol atarak arkadaşlarının gönlünü aldı.
Sovetov tipik bir Rus takımı... Disiplinden hiç kopmadılar, riske girmediler, çok adamla savunma yaptılar, tek pas ve çabuk oynadılar, iki gol buldular.
Sergen Yalçın... Yok göbekliymiş, yok yaşlıymış, bırakın bu lafları! İkinci yarıda oyuna girdi, bir asist, bir mükemmel şut ve ardından bir de alınteri ve de buram buram teknik kokan nefis bir gol.
Sergen Yalçın'ın farkı da burada yatıyor.
Onu seyretmeye de doyum olmuyor.
bmese@milliyet.com.tr
|
|
|

|